“Meyhaneden çıkıp ahkam kesiyorlar” derken yanılmış mıyım?

“Meyhaneden çıkıp ahkam kesiyorlar” derken yanılmış mıyım?

Laikçilerin ne kadar yalancı olabildiklerini, ne kadar zalim olabildiklerini, 28 Şubat sürecinde bire bir yaşayarak görmüş isem de.. Gözümüzün içine baka baka, “Bunlar cumhuriyet düşmanı.. Onun için, başörtülülerin üniversiteye girmelerine

“Meyhaneden çıkıp ahkam kesiyorlar” derken yanılmış mıyım?

 

 

Doğrusunu söylemek gerekirse, CHP’yi, CHP’lileri çok iyi tanıdığımı zannetsem de..

Laikçilerin ne kadar yalancı olabildiklerini, ne kadar zalim olabildiklerini, 28 Şubat sürecinde bire bir yaşayarak görmüş isem de..

Gözümüzün içine baka baka, “Bunlar cumhuriyet düşmanı.. Onun için, başörtülülerin üniversiteye girmelerine izin verilemez” diyen “zebani surat”ları hiç silinmeyecek şekilde hafızama kazımış isem de..

Bu kadarını şahsen beklemiyordum..

Samimi söylüyorum beklemiyordum..

Okan Üniversitesi’nde Roma Hukuku Profesörü Pervin Somer’in sosyal medya hesabında gördüm. 

Gözü kapalı particilik..

Bir bilim insanına yakışmayan, militanca söylem..

Şöyle diyordu, Roma hukuku profesörü olup, anayasa hukuk profesörü gibi ahkam kesen Pervin Hanım:

“Sevgili hukuk öğrencileri:

31 Marttan itibaren yaşananlar ve 6 Mayısta #YSK kararı bir kurgu olsa ve Anayasa Hukuku sınavında sorulsaydı... ve siz #YSK nın yaptığı gibi bir cevap yazsaydınız hepiniz finallerden kalmıştınız.

Biliyorsunuz dimi?

Anlıyorsunuz dimi?

Işte budur tablo.”

Hani şu hanım önümüze gelse..

298 Sayılı Kanun’dan bir imtihana tabi tutsak..

10 sorudan 7’sini bilemeyeceğinin garantisini veririm..

O ancak, Roma hukukunda, “kölelerin hukuki statüsü”nü bilir..

Onu da hukukçu olmayan okuyucularıma aktarayım..

Roma hukukunda “köle”ler birer “şahıs” değil, “eşya”dır..

Gerisini düşünün artık..

Bazı insanları köleleştiren, onu da insan değil, “eşya” olarak gören bir hukuk sistemi..

Ve o hukuk sistemi; bugünkü 21. asırda, tüm hukuk fakültelerimizde vazgeçilmez ana derslerden birisi..

Neyse, onun sorumlusu Pervin Hanım değil..

YÖK..

Dolayısı ile, biz Pervin Hanım’ın gözü kapalı particiliğine dönelim..

Pervin Hanım bu paylaşımı yapmış ama..

Devamında gerekçelerini belirtmemişti..

Onun için, ertesi günü de, “belki bugün bir açıklama yapmıştır” diye Twitter hesabına baktım.

Hatta paylaşım yaptığı diğer hukukçuların da hesaplarını dikkatle inceledim..

YSK kararının doğru olduğuna inanıyorum da.. “Acaba YSK kararının yanlış olduğunu söyleyenler, özellikle hukukçular, hangi argümanla hareket ediyorlar” diye merak ederken, sonunda Pervin Hanım, kendisinin bilimsel kimliğini ortaya döken o delili bana verdi..

Eski Ankara Baro Başkanı, CHP kafasından Vedat Ahsen Coşar’ın paylaşımını aktarmış..

Paylaşım şöyle:

“YSK, 7 asıl, 4 yedek üyeden oluşur ve kararlar 7 asıl üyenin katıldığı toplantıda alınır. 7 asıl üyenin 4’û itirazın reddi yönünde oy kullandığına göre AKP’nin itirazı reddedilmiştir. YSK Başkanı bunu açıklamak zorundadır.”

Bu iddiayı, yıllarca Ankara Baro Başkanlığı yapmış biri ortaya atıyor.

Her biri 50 bin TL para ödeyip, özel üniversiteye gelen öğrencilere, sözüm ona hukuk öğreten Prof. Pervin Somer de, sosyal medya hesabından, binlerce insana, yüzlerce öğrencisine, akademik ünvanını da kullanarak yayıyor..

Hukukçu olmuş ama.. Hiçbir sorgulama yapmıyor.

Bilim insanı olmuş, profesör olmuş ama.. “Acaba doğru mu?” diye bir dakika araştırma yapmıyor..

CHP lehine bir açıklama mı?

AK Parti’ye zarar veren bir söz mü?

Doğruluğuna gerek yok.

Araştırmadan, hemen yayıyor..

Acaba, “asıl üye”ler kim.. “Yedek üye”ler kim?

“Acaba ‘Kabul’ diyenlerden kaçı asıl üye” diye sorgulamıyor..

Ben merak ettim.. Araştırdım..

CHP kafasından on binlerce hesaptan benzer paylaşım var..

İçlerinde hukukçular, profesörler, siyasetçiler, gazeteciler.. Genel yayın yönetmenleri.. Milletvekilleri..

Kimler var kimler..

Ama..

“Hangi üyelerin asıl, hangi üyelerin yedek” olduğu, hiçbirisinde yazılı değil..

Hüküm vermişler.. Ama gerekçeleri ortada yok. Üyelerin dağılımı ortada yok.

“Bu tilki laikçiler, bu ayrıntıyı vermiyorlarsa, mutlaka yalan söylüyorlardır” diye düşünerek, araştırma dürtüm daha da şiddetlendi..

Araştırmayı sürdürdüm.. (Bu noktada, resmi kurumlara da sitemimi ileteyim. Hiçbir resmi sitede, bu konuda bir bilgi, kolayca elde edilecek şekilde yoktu. Gerçeği yine sosyal medya hesaplarından buldum.)

YSK üyelerinden Muharrem Özkaya aktarmış..

Asıl üyeler şunlar: Sadi Güven (Ret verdi), Erhan Çiftçi (Kabul verdi), Zeki Yiğit (Kabul verdi), Nakiyüddün Buğday (Kabul verdi), Muharrem Akkaya (Kabul verdi), Cengiz Topaktaş (Ret verdi), Kürşat Hamurcu (Ret verdi). 

Yedek üyeler ise şunlar; İlhan Hanağası (Kabul verdi), Faruk Kaymak (Kabul verdi), Refik Eğri (Kabul verdi), Yunus Aykın (Ret verdi).

Görüldüğü gibi, sadece asılları dikkate aldığınızda, 4’e karşı 3 oyla iptal kararı çıkıyor..

Yani, CHP kafalıların dediği gibi, yedekler katıldığı için iptal kararı verilmiş değil..

Geçtiğimiz günlerde, “Meyhaneden çıkıp, seçimin iptalinin hukuksuz olduğuna ilişkin ahkam kesiyorlar” demiştim.

Dindar kardeşlerimiz bile, itiraz ettiler.

“Niye öyle söylüyorsun, niye insanlara saygısız ifadeler kullanıyorsun” dediler.

Buyrun söyleyin..

“Meyhaneden çıkıp ahkam kesiyorlar” derken, yanlış mı söylemişim?..

İşte somut örnek:

Bile bile yalan söylüyorlar... Yüz binlerce insanı, milyonlarca sosyal medya kullanıcısını aldatıyorlar. Tahrik ediyorlar.. Sokağa dökülmeye kışkırtıyorlar..

İnternet sitelerinde aynı paylaşımları haber yaptırıyor, insanları aldatıyorlar..

Gözleri o kadar kara ki..

Hukuk fakültesinin profesörleri bile, bu yalanları yayarak, kendi akademik kariyerlerini sıfırlamayı göze alıyorlar..

Pervin Hanım ile başladık..

Pervin Hanım ile bitirelim..

Bir paylaşımı da şöyle, Pervin Hanım’ın:

“Korkmayın #YSK lılar, bizden kimseye zarar gelmez. Ama torunlarımız hatta torunlarınız bile sizi 6 mayıs tarihi ile hatırlasın istiyoruz. 

Şahsınıza ilgimiz bu yüzden. 

Keyfinize bakın, sahura az kaldı. Gece namazı da kılmışsınızdır inşallah.”

Bizim gece namazımıza bile dil uzatan, ama “YSK’da kaç asıl üye kabul dedi, kaç yedek üye kabul dedi” bilmeden insanlara ahkam kesen bu küstahlara ne diyelim?

Bir şey dersek, önce Saadet Partili kardeşlerimiz karşı çıkacak. O zaman bir şey demeyelim..

YÖK’e soralım: “İsminin başına Prof. etiketini koyup, bu tür yalanları sosyal medyada yayanlar için bir işlem yapmayı düşünmüyor musunuz?”

Okan Üniversitesi’ne soralım: “Yalan bilgileri, öğrencilerinin de takip ettiği sosyal medya hesabında yayan bu öğretim üyesini göreve devam ettirecek misiniz?”

 

 

ali karahasanoğlu

yeni akit

Google+ WhatsApp