Meral ablaya engelleme: Başkansız parti!

Meral ablaya engelleme: Başkansız parti!


Meral ablaya engelleme: Başkansız parti!

 

 

Düne kadar bas bas bağırıyorlardı.

“Halkın büyük teveccühünden korkuluyor. Yapacağımız toplantılar için, anlaşma yaptığımız salonlar son dakikada sözleşmeleri iptal ediyor..”diyorlardı.

“Miting alanlarımıza giden yollar kamyonlarla kapatılıyor.. Seçmenle buluşacağımız otellerin salonlarında elektrikler kesiliyor..” diyorlardı. 

“İktidara yürüdükleri için kasten engellendikleri”ni, iddia ediyorlardı..

“Biz beceriksizler partisiyiz. Bir toplantı için salon tutmayı bile beceremiyoruz. Nerde kaldı ülkeyi yönetmek.. Düzgün bir otelin, jeneratörü olan bir otelin konferans salonunu bulacağımıza, dandik otellerle anlaşma yapıyoruz. Sonra da.. Elektrikler kesildi deyip, toplantıyı iptal ediyoruz. Bizden adam olmaz”diyeceklerine..

Engellendiklerini iddia ediyorlardı..

Meral hanım, önce MHP’yi ele geçirmeye çalıştı..

Hazıra konacaktı..

Başaramadı..

Birilerine güveniyor olmalıydı ki.. “15 Temmuz’dan sonra güzel şeyler olacak”diye mesaj verdi..

“Başbakan olacağı”nı ilan etti.. 

15 Temmuz müjdesi verdiği irtibatlı kesim, başaramadı..

Meral hanım da Başbakan olamadı.

Hiç bozuntuya vermedi..

Birlikte hareket ettiği aynı ekiple..

24 Haziran’da da başkan olmayı hedefledi.

Yine olmadı.

Şimdi parti olarak Afyon’da istişare toplantısı düzenlerken..

İki küçük eleştiri geldiğinde..

Meral hanım küsüverdi.. “Partinin genel başkanlığından ayrılıyorum. Partiyi olağanüstü kongreye götürüyorum” dedi..

Yanlış anlamayın ülkenin başkanlığı değil, barajın altında kalan İP’in genel başkanlığından ayrılıyor, Meral hanım. 

Ülkeyi yönetmeye kalkışmış iken.. 

% 9.9 oy ancak alabilen partinin genel başkanlığı koltuğunda da daha fazla oturamayacağını söyleyip, başkanlıktan ayrılmayı kendisi için kurtuluş olarak görüyor..

Partideki ikinci isim Koray Aydın, hemen açıklama yapıyor: “Kurultay’da başka aday çıkacağını sanmıyorum!”

Eeee?

Ne olacak, o zaman? 

Elektrikler kesildi.. Toplantı yapamadınız. 

Caddeler kamyonlarla kapatıldı.. Miting yapamadınız.

Haydi bunları, siyasi iktidarın engellemeleri diye seçmeninize yutturdunuz.

Şimdi başkansız kalmayı ne ile izah edeceksiniz?

Bu da mı, siyasi iktidarın engellemesi..

Bu da mı, AK Parti’nin tuzakları..

Bu da mı, Tayyip Erdoğan’ın size kurduğu tuzakları?..

Hani bir söz var ya, onunla tamamlayalım: “Bu da mı gol değil!”

Biz de, olağanüstü kurultay kararı alan, başka ismin de genel başkanlık için aday olmayacağı ileri sürülen bu partinin içler acısı durumunu hatırlatıp, Meral hanıma soralım, “Bu da mı iktidarın engellemesi!”

**

Meral hanımın partisi adeta başkansız kalmaya aday da, 24 Haziran’ın diğer ikinci iddialı partisi CHP’de durumlar çok mu iyi?

Hiç de değil..

“Beni Cumhurbaşkanı adayı gösteren Kemal Kılıçdaroğlu’na ihanet etmem”diyen Muharrem İnce..

“Benim ağzımdan ‘kurultay’ lafı duyamazsınız” diyen Muharrem İnce..

Daha seçim sonuçları açıklanmasının üzerinden 1 ay bile geçmeden..

Olağanüstü kurultay için imza toplamaya başladı..

Yeterli sayının da toplandığı, ancak genel merkezin vaadleri neticesinde bazı delegelerin imzalarını geri çektiği idida ediliyor..

Hani böyle giderse.

CHP’de de, kayyım dönemi başlarsa, kimse şaşırmasın..

Yeterli imza toplandı.. Sonra bazı imzalar geri çekildi,. Tekrar eksik sayı kadar imza başkalarından alındı.. Tekrar genel merkez imzaları geri çektirdi..

Eeee.

Bu iş sürgit devam etmez ki..

Bir gün gelir..

“Noluyoruz arkadaşlar. Bu iş çocuk oyuncağı değil.. Ülkeyi yönetmeye talip bir partinin delegeleri, bir gün imza verip, ertesi günü geri çekiyorlarsa.. Ertesi günü başka delegeler imza verip. Sonraki gün başka delegeler imzalarını çekiyorlarsa.. burda bir sorun var demektir. Partiye kayyım atansın.. ne yapılacaksa, onun gözetiminde yapılsın” denilme noktasına gelinebilir..

**  

% 10 oyu bile alamayan Meral hanımın partisindekiler...

% 31 oy ile seçimden çıkan adaylar..

 % 52 oy alan Tayyip Erdoğan’a  laf söyleyip, “Ülke iyi yönetilmiyor” diye boylarından büyük laflar ediyorlar..

Beyler.. Bayanlar..

Siz kendi partilerinizi iyi yönetin..

Boşverin ülkenin yönetimini..

Siz partilerinizi yönetemiyorsunuz ki.. Bir de ülkeyi yönetesiniz. 

Allah korusun.. Sizler 17-25 Aralık gibi bir operasyon ile karşı karşı kalsanız..

İlk dakikada hemen o derin yapılara teslim olurdunuz.. 

Ya “İstifa ediyorum” derdiniz.. Meral hanımın şimdi “genel başkanlıktan istifa ediyorum” deyip, olağanüstü kurultaya gitmek istemesindeki gibi..

Ya da.. Zigzaglar çizerdiniz..

Muharrem İnce gibi.. Bir gün “Ben ihanet etmem” deyip, ertesi günü “imza toplama” gibi..

Hele hele bunlar 15 Temmuz gibi bir darbe ile karşılaşsalar..

Halimiz nice olurdu..

Meral hanım ilk uçağa atlar kaçardı.. 

Muharrem İnce ise, bir gün “darbenin karşısındayız”, ertesi günü “darbenin destekçisiyiz” zigzagları ile dans eder dururdu..

Ülke yönetimi, sabır ister. 

Dayanıklılık ister.

Öngörü ister..

Direnç ister..

Yok öyle, bir muhalif rüzgar esmesi ile  hemen pes etmek..

Yok öyle, bir gün önce söylediğini, ertesi günü inkar etmek..

Gerçekten idealist iseniz..

Gerçekten ülke için bir şeyler yapma iddiasında iseniz..

En başta, “güvenilir” olmanız lazım..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp