Medyadan yalanlar, profesyonel sahtekarlıklar!

Medyadan yalanlar, profesyonel sahtekarlıklar!


Medyadan yalanlar, profesyonel sahtekarlıklar!

 

 

“Medya artık tek ses oldu” diyorlar ya..

“Tek adam yönetimine geçtik” diyorlar ya.

“Artık medyada farklı hiçbir şey söylenmeyecek, yazılmayacak..” diyorlar ya..

Biz de ibretlik olması açısından.

Sadece dünkü gazetelerden..

Utanmazca yazılan yalanlardan..

Ahlaksızca yapılmış sahtekarlıklardan bir demet örnek sunalım..

Bakalım, “tek adam” ile mi yönetiliyoruz?

“Tek ses” haline getirilmiş bir medya ile mi karşı karşıyayız, kararı siz verin.

Hürriyet’ten başlayalım..

Birinci sayfa haberi..

“SGK, Sayıştay denetiminden çıkarıldı” diyor başlıkta.. 

Aklıma hemen anayasal bir kurum olan Sayıştay’ın görevleri geliyor..

Hürriyet’te birinci sayfadan haber verildiği için, kendi bilgimden tereddüt ediyorum..

“Acaba açık bir kapı mı vardı?” diye anayasayı açıp bakıyorum..

Madde aynen şöyle:

“IV. Sayıştay

Madde 160 - Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.”

Anayasa, açıkça diyor ki, “Sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile..”

Bunu demese bile..

“Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri” diyor..

Eeee?..

Anayasa’da böyle bir madde durur iken..

Kim, nasıl, SGK üzerindeki Sayıştay denetimini ortadan kaldıracak?

Mümkün değil..

Haberin içinden okumaya başladım..

Hacer Boyacıoğlu isimli muhabir, hemen kıvırmaya başlamış zaten; “Başka bir düzenleme yapılmaması durumunda” diyerek..

Başlıkta verilen kesin yargı, yumuşatılmaya çalışılmış..

Bu vesile ile şunu söylemiş olalım..

Bütçe olarak en yüksek miktarda rakamlardan oluşan bir kurumun denetlenmesinin Sayıştay dışına alınması, Başkan Tayyip Erdoğan’ın aklının ucundan bile geçmemiştir. Geçmesi mümkün değildir..

Aksine haber yapanların..

“Çamur at.. İzi kalsın”dan başka bir amaçları olamaz..

Amaçları, “Düzenleme eksik kalmış” şeklinde bir uyarı yapmaktan ibaret olsaydı..

“Yeni düzenlemede unutulan ayrıntı” diyebilirlerdi..

Zaten onlarca düzenleme ardı ardına gelirken..

Yangına körükle gitmezlerdi..

Hürriyet, SGK’nın Sayıştay denetiminden çıkarıldığı palavrasını atarken..

Bundan rahatsızlığını ortaya koyarken..

Solak arkadaşlar da..

Cumhuriyet gazetesinden kafayı çıkartmış, “DDK’ye 12 Eylül yetkileri verildi”diyerek, denetimden şikayetçi olmuşlar.

Yine hafızamı yokladım..

Devlet Denetleme Kurulu’nun yoğun çalışma temposundan söz etmemiz pek mümkün değildi..

Ama..

Bu kurum da, anayasal bir organdı..

Anayasa’daki madde metnini tam olarak sizlere aktarmak için, Anayasa’yı açıp baktım..

İfade aynen şöyle:

“H. Devlet Denetleme Kurulu

Madde 108 - İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.”

Demek ki ne imiş?

Devlet Denetleme Kurulu, her türlü meslek kuruluşunda, işçi ve işveren kuruluşunda, zaten denetleme yapma yetkisine sahipmiş. Sahipliği bırakın, bu, kendisinin anayasal görevi imiş..

Sizin anlayacağınız..

Kararnamelerle..

Anayasa’da olmayan yetkiler, kafadan atma düzenlemelerle, hayata geçirilmiyormuş..

Ama her vatandaş, konunun Anayasa’da nasıl düzenlendiğini, nereden bilecek?

Cumhuriyet başlığı atınca, “DDK’ya 12 Eylül yetkileri verildi” denilince..

Vatandaş da sanıyor ki..

Düne kadar olmayan yetkiler..

Başkan seçiminden sonra..

Kararname ile hayata geçirildi..

Yalancı ne olsun?

Nasıl istiyorsanız, öyle olsun!

Kaldı ki..

Ana akım medyasında, SGK denetimden çıkarılıyor diye şikayet anlamında haber yapılırken..

Solak medya da..

Meslek kuruluşlarının denetlenmesinden şikayetçi olarak, nasıl bir algı operasyonuna imza attıklarını ispatlamış oluyorlar..

Bu noktada. Sormak isterim, solak medya mensuplarına:

“Denetlenecek kim?”

Sendika ve meslek örgütleri..

“Ne olur, denetlenirlerse?..”

Bunlar, kamudan para harcayacaklar.

Kamu yetkilerini kullanacaklar..

Bir kanun ile, milyonlarca liralık aidatları toplayacaklar..

Bu parayı, kanunda düzenlenen şekilde harcama mükellefiyetleri olacak..

Ama..

Devlet Denetleme Kurulu tarafından denetlenmelerine sıra gelince..

“Biz denetlenmek istemiyoruz” mu diyecekler..

Niye ki?

Denetlenmenin ne zararı olabilir ki?

Denetlenmekten, kim rahatsız olabilir ki?

İşçi sendikalarında.. Barolarda.. Tabipler Odası’nda.. Mühendisler Odası’nda..

Babalarının çiftliği gibi at oynatanlar..

Denetlenmekten korkarken..

Aslında.. Suçlarını da itiraf etmiş olmuyorlar mı?

Son örnek. Bizim mahalleden..

Milli Gazete’nin manşeti de, “Bütçe açığı ikiye katlandı” şeklinde..

Neye göre kıyaslıyorlar?

AK Parti’nin iktidarda olmadığı bir dönemle mi?

Hayır..

AK Parti’nin iktidarda olduğu geçtiğimiz yıl ile karşılaştırıyorlar..

Onlara sorsak..

Dün de AK Parti başarısız idi.. Bugün de..

Ama.. 

AK Parti dışındaki bir hükümet dönemi ile kıyasladıklarında, biliyorlar ki, bugün çok çok iyi durumdayız.

O zaman, şunu yapıyorlar; “AK Parti dönemi ile AK Parti dönemini kıyaslayalım.. Konjonktürel şartları da dikkate almayalım.”

Nedir o konjonktürel şartlar?

2018’de, milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimi olması..

Seçimler sebebi ile, iç ve dış operasyonlara açık bir ülke durumunda olmamız..

Dolayısı ile.. Seçim olan bir ay ile, genel bir sonuca gitmek, hangi sıhhatli aklın kararı olabilir?

CHP ile ittifak kuracak kadar kendini kaybetmiş bir siyasi harekete destek verenlerden başka?

 

yeni akit

Google+ WhatsApp