Mavi kelebeklerin ülkesi

Mavi kelebeklerin ülkesi


Mavi kelebeklerin ülkesi

 

 

Srebranitsa Katliamı’nın ruhumda açtığı yara kanadıkça Aliya’nın, “Ne yaparsanız yapın fakat soykırımı unutmayın, unutulan soykırım tekrarlanır” ifadelerini düşünürüm. Katliamın ardından 24 yıl geçti ama masum insanların çığlıkları hâlâ kulaklarımızda yankılanır. İz bırakmamak için topluca gömülen cesetlerin üzerindeki mavi kelebekler ise insanın insana yaptığının, insanın insana vurduğu yumruğun resmidir. Mavi kelebekler sessiz çığlıkların ve tarifi mümkün olmayan acıların tanıklarıdır adeta.

Hatırlayacağınız üzere Yugoslavya’nın çöküşü ile birlikte Balkanlar’da çatışma baş göstermiş, Sırplar Bosna’da onlarca sivil Müslüman’ı katledip, buradan ilerleyerek Srebrenitsa’yı ele geçirmişlerdi. Fakat Boşnaklar büyük bir direnç gösterip topraklarını geri aldılar. Bu olayın ardından Srebrenitsa ve Zepa düşman birlikleri tarafından hedef haline gelmişti. Srebrenitsa BM tarafından sözde güvenli bölge ilan edilmişti fakat bu vaadi verenler her zaman olduğu gibi arka tarafta farklı senaryolar yazmaktaydılar. Srebrenitsa kuşatılınca BM Barış Gücü bölgeye asker sevkiyatı yapmıştı fakat ne ilginçtir ki Sırp kuşatması hızla devam etmekteydi. Boşnaklar BM Barış Gücü’nün kendilerini koruyacağına inanmaktaydılar fakat bu mümkün olabilir miydi? 11 Temmuz 1995 tarihinde Hollandalı askerler yan çizip şehri boşalttılar ihanete uğrayan halk Sırpların saldırısına maruz kaldı. Beş gün süren saldırıda 8372 kişi katledildi, üç bin kişinin cesedine hâlâ ulaşılamadı.

Lahey Adalet Divanı bu vahşeti, bu katliamı bir soykırım olarak kabul etti ve olayın faili Ratko Mladiç müebbet hapse mahkûm edildi. Fakat bütün bunlar katledilen onlarca halkı geri getirebilir miydi? Geride kalanların acılarını dindirebilir miydi ya da? Hayır…

Srebrenitsa’da katledilen sivil halk kandırılmış ve tuzağa düşürülmüştü. Zira yaşadıkları belde önce güvenli bölge ilan edilmiş ve halk bu ifadelere itibar edip kendilerini güvende hissetmişlerdi. Birlemiş Milletler gücüne bağlı Hollandalı askerler gelen talimat üzerine yön değiştirmiş ve Bosnalı Müslümanların silahlarını alarak onları Sırplara teslim etmişlerdi. Ve bu vahim olay ne acıdır ki, kulaklarımıza hoş gelen BM Barış Gücü, güvenli bölge ifadelerinin geçtiği bir ortamda gerçekleşmişti.

Srebranitsa Katliamı 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yapılan en büyük toplu katliam olarak tarihe geçmiş karanlık bir olaydır. Bölgede yaşayan Müslümanlara bu vahşi saldırı ile gözdağı verilmek istense de, olay zalimlerin aleyhine dönmüş ve tarih onları kötüler listesine almıştır. Şu saatten sonra bizlere düşen ise Aliya’nın dediği gibi soykırımı akıllarda tutmak ve karşı taraftan gelebilecek darbelere karşı önlemler almak olmalıdır.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp