Mansur’u kazandırmak için matematiği iflas ettirdiler!

Mansur’u kazandırmak için matematiği iflas ettirdiler!


Mansur’u kazandırmak için matematiği iflas ettirdiler!

 

 

Soner’i yine kızdırdılar..

Hani imkanımız olsa..

Attığı mailleri görebiliyor olsak..

Yine eski yıllarda attığı şu mailin benzerini bugün de attığından eminim..

“Arkadaşlar” diye başlayıp..

“Olmuyor.. Olmuyor” diye devam edip..

“Benim kızdığım, kızgınlığım; zekamızın durup, bir iki aptal sitenin bizi mahçup etmesidir. Ben bunu kabul edemiyorum” diye yazdığından eminim..

Tabii ki, Soner’in kendinden başka her siteyi aptal bulduğu varsayımını kendisine iade ediyorum..

Soner’den birebir alıntıya devam ediyorum:

“Hayatım boyunca da bu böyle oldu; zeka meselesi benim kusurumdur.

Ötesinin bize yakışmadığını düşünüyorum. Sonuçta, bu iş hiç iyi olmadı, inanın bana.

Strateji olarak tam çuvalladık.”

Soner Yalçın’ın bu tespitleri başka bir konu ile ilgili..

Ama aynı yaklaşımı..

“Zekamız durmuş” tespiti ile..

“Mahçup olma” tespiti ile..

“Çuvallama” tespiti ile..

Bire bir aynı, başka bir örneği bugünden vereyim..

Karanlık oda olarak.. Ankara’da Mansur Yavaş’a seçim kazandırmak için..

“Biz ne yapabiliriz” diye yola düşmüşler.

Bir röportaj yayınlamışlar..

“Puan farkını açıkladı” ara başlığıyla, Mansur Yavaş ile yapılan röportajı şöyle bitirmişler..

Soru: “Önceki açıklamalarınızda ‘Tarihi bir fark yiyecekler’ dediniz. Rakam verebilir misiniz?”

Mansur Yavaş’ın cevabı:

“Yüzde 56’nın üzerinde oy alacağımı düşünüyorum.”

Soru: “Aradaki fark ne kadar olur sizce?”

Mansur Yavaş’ın cevabı şöyle:

“10 puandan aşağıya hiçbir zaman düşmeyecek.”

Son soru:

“AKP’den yüzde kaç oy alacağınızı düşünüyorsunuz?”

35 yıllık hukukçunun, bir düzenbaz karşısında bir dava dosyasında 30 tane suç işleyerek, kendisini rezil etmesini günlerdir takip ediyoruz..

Şimdi o rezaletin bir başka örneğini de, seçim sonuçları ve oy dağılımındaki tahminlerinde görüyoruz..

Matematikte sıfır aldığını..

Muhakemede sıfır noktasında olduğunu..

Siyasette sıfır noktasında olduğunu..

Buyrun, Mansur Yavaş’ın ağzından birlikte okuyup, görelim:

“Yüzde 13 civarında oy alacağımı düşünüyorum.”

Be mübarek..

Sen değil misin.. 2014 mahalli seçimlerinde, AK Parti adayı Melih Gökçek ile başa baş oy alan..

Küsuratta kaybeden.

% 44 ile başa baş seçimi bitiren.

O seçimi baz alarak diyorsan, “AK Parti’den % 13 oy bana kayacak” diye..

Ne olur sonuç?

AK Parti’nin % 44 olan oy oranı, iner % 31’e..

Sen de çıkarsın, % 57’ye..

Aradaki fark ne olur?

% 26..

Peki biraz önce, sen ne demiştin?

“Aradaki fark, % 10 olur” dememiş miydin?

Haydi buyur, hesabı yap..

Alttan gir, üstten çık..

Olmadı, üstten gir, alttan çık..

Doldur, boşat.. Boşalt, tekrar doldur..

Çıkamazsın bu işin içinden.

Aynen, 600 bin dolarlık senedi, ne için aldığını izah edemediğin gibi..

Üç cirantalı senedi iade edip, üç borçludan sadece bir tanesinin imzasını taşıyan senedi, hangi hukuk mantığı ile aldığını anlatamadığın gibi..

Yanında imzalanmayan senet yüzünden, durduk yerde.. Karşındaki adamdan 600 bin dolar alacağın var iken.. O adama, bir de fazladan 500 bin lira tazminat ödemeye nasıl mahkum olduğunu anlatamadığın gibi..

Alacaklı iken, borçlu çıkmanın nasıl bir beceriksizlik olduğunu anlatamadığın gibi..

Bunu da anlatamazsın..

Diyebilir ki..

“Ben 24 Haziran seçimlerini baz aldım..

Ona da bir bakalım..

AK Parti % 40 oy almış.

CHP ise % 26.

MHP’nin oy oranı %13.

İP’in oyu %12.

HDP’ninki de %6.

AK Parti’den % 13 çıkartalım..

% 27 kalır..

Bununla MHP’yi toplayalım: % 40 eder..

CHP+İP+HDP+ AK Parti’den gelecek % 13’ü bulalım: % 57.

Hani kendisinin alacağı oy oranını doğru tahmin etmiş gibi görünüyor ama..

AK Parti’ye verdiği oy oranı, % 27..

Aradaki fark da, bu sefer % 30 ediyor..

Hani Nasreddin Hoca’nın kedi ciğer fıkrasındaki gibi..

Hoca ciğeri getirip, hanımına emanet etmiş. Akşam geldiğinde, sofrada ciğeri göremeyince, sormuş hanımına..

“Ne oldu ciğer?”

Cevap hazır.. 

“Kedi yedi..”

Hoca bakmış kediye..

Kedi dünkü kedi.. Kilosunda değişiklik yok..

Mecbur kalmış sormuş: 

“Bu gördüğümüz kedi ise, ciğer nerede. Bu ciğer ise, kedi nerede?”

Değinmeden geçemeyeceğim..

Aynı matematik iflasını, kendisini teknik adam olarak gösteren, Sanayi Bakanlığı yapmış Temel Karamollaoğlu da yapıyor..

Anlatıyor, Temel Abi:

“Geçen seçimlere giderken bazı anketlerde AK Parti’nin kemikleşmiş oyu başlangıçta yüzde 24 görünüyordu, yüzde 8 oy daha elde ederek yüzde 32’ye ulaştı.”

Bakıyoruz seçim sonuçlarına..

AK Parti % 32 değil, % 42 almış..

Daha onu bilmiyor, temel abi..

Sonra da bu seçimlerde, AK Parti’nin oyunu tahmin ediyor:

“O zamanlar seçime doğru bu rakam ‘Yüzde 24’ten yüzde 22,5’e buçuğa düştü’ demişlerdi. Benim öyle bir kanaatim var ki bu şimdi yüzde 20’nin altına indi. Bu seçimlerde AK Parti bir şokla karşılaşacağı endişesini taşıyor.”

Önceki seçimde AK Parti’nin kemik oyu % 24 imiş. % 8 de ilaveten oy almış.. % 32 oy alabildiğini sanıyor.

Ona kıyasla da..

10 gün sonraki seçimde, % 22,5+%8 ile, % 30 oy alacağını idida ediyor..

Yani?

Yanisi var mı? Temel Abi’nin, % 32 dediğinde, % 42 oy çıktığına göre..

Temel abi % 30 dediğinde de, AK parti % 40 oy alacak demektir..

Asgarisinden, % 10 da, MHP’ye verirseniz..

Yine etti mi, Cumhur ittifakı % 50..

Eeee?

Nerde AK Parti’nin yaşayacağı şok?

Söyle de bilelim, Temel Abi..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp