Lübnan’da ekonomik kriz

Lübnan’da ekonomik kriz


Koronavirüsle mücadele adına pek çok ekonomik sektörün aktivitesinin durdurulması veya  büyük ölçüde yavaşlatılması tüm dünya ekonomisinin çok büyük bir darbe almasına neden oldu. Tabii bu darbe ekonomik yönden zayıf ülkeleri daha fazla etkiledi. 

Lübnan uzun yıllar yaşadığı iç savaştan sonra imzalanan Taif Anlaşması’nın ardından yeniden yapılanma dönemine girdiği süreçte büyük miktarda borç yükü altına girmiş bir ülkedir. Tabii bu borç yükü ülke ekonomisinin gelir kaynaklarının önemli bir kısmının da bloke edilmesi, borçların ve faizlerinin ödenmesi için ulusal gelirlerin azımsanamayacak bir kısmının ülkenin kendi ihtiyaçlarında kullanılmasının engellenmesi sonucunu doğurmuştu. Bu durum hükümetlerin ekonomik sorunları aşmalarını zorlaştırdı ve dolayısıyla geçim sıkıntısı çeken halkla karşı karşıya gelmelerine neden oldu. 

Ekonomik sorunlar uzun süren pazarlıklar sonucunda kurulan Hasan Diyab hükümetini ciddi şekilde zorlayan sorunlar arasında yer alıyor. Bu sorunlar yüzünden Lübnan Lirası dolar karşısında ciddi şekilde değer kaybetti. Dolayısıyla insanlar fiyatları büyük ölçüde dolara endekslenen, çünkü ithal yoluyla temin edilen ürünleri satın almakta zorlanmaya başladılar. 

Fakat sorun sadece zorunlu sayılmayacak ihtiyaç maddelerini kapsamıyor. Fırınların fiyatları yeterli bulmaması ve gelirlerinin maliyetlerini karşılamadığını iddia ederek bakkallara ve marketlere ekmek dağıtmayı durdurması fırınlar önünde uzun kuyruklar oluşmasına neden olmuştu. Bunun üzerine Ekonomi Bakanı Raul Ni’me Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada 900 gramlık ekmeğin fiyatının 1500 liradan 2000 liraya çıkarıldığını yani fiyatlara üçte bir oranında zam yapıldığını duyurdu. 

Ekonomi Bakanı daha önce yaptığı bir açıklamada da mültecilere bazı ürünlerle ilgili desteğin kaldırıldığını açıklamıştı ki bunların arasında ekmeğe sağlanan devlet desteği de vardı. Bu açıklama ve mültecilere yönelik olarak daha önce başlatılan birtakım ayrımcı politikalar, Filistinli mültecilerin tümünün “yabancı” olarak kabul edilmesi ve Lübnan’da çalışabilmeleri için özel izin almalarının şart koşulması, bu iznin de zorlaştırılması mültecilerin sıkıntılarını artırmıştı. 

Lübnan’daki ekonomik kriz sadece en temel ihtiyaç maddesi niteliğindeki ekmek ile sınırlı değil. Elektrik üreten ve dağıtan kurum ekonomik kriz yüzünden elektrik üretiminin durdurulabileceği uyarısında bulundu. Elektrik Kurumu, Enerji Bakanlığı’na bilgi vererek elektrik üretiminin ve abonelere dağıtımının gittikçe zorlaştığını ve üretimin durdurulması ihtimalinin bulunduğunu bildirdi. 

Hükümetin askeri birliklere verilen yemeklere et konulmasına son verilmesi kararı da başlı başına, ülkede yaşanan krizin ne boyutta olduğunu gösteren bir gelişme oldu. 

Daha önce paranın değerinin iyice düşmesi halkın sokaklara dökülmesine ve gösteriler yapmasına sebep olmuştu. Başbakan Hasan Diyab, ekonomik sorunları geçmiş dönemlerden devraldıklarını dile getirerek çözüm üretmeye çalıştıklarını belirtmiş ve halktan biraz daha sabretmelerini istemişti. 

Ancak onun bu açıklamasının üzerinden fazla zaman geçmeden ekmeğe büyük miktarda zam yapılması, hükümetin ekonomik krizin neden olduğu yükü ekmeğe devlet desteğini artırmak suretiyle telafi etme yolunu değil fiyatlara yansıtmak suretiyle tüketiciye yükleme yolunu tercih etmesi tepkilerin daha da artmasına neden oldu ve halk yeniden meydanlara döküldü. 

Başkent Beyrut’ta kalabalıklar meydanlara çıkarak hükümeti protesto etti ve  sorunların çözümü konusunda aktif bir politika ortaya koymasını istediler. 

Bundan önceki gösteriler karşısında hükümeti destekleyen ve ona fırsat verilmesini isteyen kesimler de muhaliflere karşı tepkilerde bulunmuşlar ve bu yüzden ülkede bir gerginlik yaşanmıştı. Şimdi bu gerginlik yeniden ortaya çıkabilir. Çünkü hükümetin halkı memnun etmek için ortaya koyabileceği bir şeyi ve ekonomik sorunları aşmak için kullanabileceği kaynakları yok. 

Google+ WhatsApp