Laik kesimin başörtü saplantısı

Laik kesimin başörtü saplantısı


Laik kesimin başörtü saplantısı

 

 

Başörtüsü son otuz yıldır muhafazakâr, dindar, ateist, Kemalist hemen her kesimin diline pelesenk yaptığı bir araç haline geldi. İslam kadınının kimliği ile bütünleşen başörtüsü kimi zaman siyasete alet edilmiş, kimi zaman belli çevrelerin çıkarlarına feda edilmiş, kimi zaman modaya kurban edilmiş bir değerdir. Fakat başörtüsünün nasıl oldu da rehberlik eğitimi ile çeliştirilmeye çalışıldığını bir türlü anlamadım. Geçtiğimiz günlerde bir programda rehber öğretmenin başörtülü olamayacağını açılayan Prof. Dr. Üstün Dökmen’in bu açıklamaları açıkçası beni hayli düşündürdü. Laik/seküler algı ile büyüyen bir neslin trajikomik hikâyeleri canlandı zihnimde. Hatırlarsınız o dönem kulaklarımıza çarparcasına dillendirilen “laiklik” kavramı Kemalistlerin silah olarak kullandıkları kavramlardan biriydi. Düşünün sizi yoktan var eden ve yaşamınızı belli bir düzene tabi tutan Allah hiçbir işinize karışmayacak, sizi kendi halinize bırakacak bütün insanlığın kurtuluşu için gönderdiği ilahi ilkeler ise sadece ölülere okunacak… Bu mümkün olabilir mi? Bu bağnaz zihniyete teslimiyet gösteren sözde bilim insanları, eğitimci, politikacı, yazar çizer kesimin içinde düştüğü durumu düşünüyor ve ellerimi duvara vurmak istiyorum. Ömürlerini kitaplarla geçiren bu kimseler, saplanıp kaldıkları dogmatik düşüncelerin dışına çıkıp neredeyim diye sormayı hiç mi akıl edemediler?  Nasıl oldu da şurada şöyle bir sıkıntı görünüyor diyemediler? Bilmiyorum…

 

Aynı toprak parçası üzerinde doğup büyüdüğümüz bu insanların saplantılarını anlamak mümkün değil. Yahu kardeşim neden başörtüsünü yapılacak bütün işlerin önüne çekilmiş bir engel gibi görüyorsunuz? Siz bilimsel keşifler üretmek istediniz, eğitimde çığır açmaya kalktınız, sosyal sorunları ortadan kaldıracak formüller ürettiniz de başörtüsü ya da başörtülü kadınlar mı buna engel oldular? Keşke bir asra yakındır enerjinizi bu toplumun inancıyla, kültürüyle, başörtüsüyle, ezanıyla savaşmak için harcamasaydınız belki daha faydalı işler başarabilirdiniz.

Bilmelisiniz ki, başörtüsü İslam kadınının başında onurla taşıdığı bir değerdir. Bu değere sahip olan bir eğitimci, genç bireylerin kalplerine şefkat ekebilir, onlara adalet bilinci kazandırabilir, onların bilincini uyandırabilirlerse bu toplum için bir kazanımdır. Peki, bu durum sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Sanırım köhnemiş düşünceleriniz olaylara daha geniş pencereden bakmanıza fırsat vermiyor.

Başörtü sizin yolunuza serpiştirilmiş diken tarlası değildir, buyurun nereye gitmek istiyorsanız gidin!

Başörtü sizin yapmak istediğiniz şeylerin önünde bir engel değildir. Lütfen kendi işinizi yapın, kendi bağnaz düşüncelerinizle cedelleşin, kendi mesnetsiz hayallerinizin peşinde koşun ama asla İslam kadınının başörtüsü üzerinden ahkâm kesmeye kalkmayın. Bunun size hiçbir faydası olmaz.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp