Kuşatma planı:  Türkiye’yi mutlaka durdur.

Kuşatma planı: Türkiye’yi mutlaka durdur.


Kuşatma planı: Suriye’den çıkar, Akdeniz’de boğ, içeriden vur, Türkiye’yi mutlaka durdur. * Bu rüzgar fırtınaya dönecek: * Suriye savaşı kesinlikle bitmeli. Fırat’ın Doğu’su temizlenmeli “İç işgalciler”in alanı daralmalı..

 

 

Biz, 31 Mart seçimlerine ve “çokuluslu müdahale boyutu” artık açıkça ortaya çıkmış olan “organize seçim müdahalesi”ne yoğunlaşmışken, Türkiye’nin çevresinde inanılmaz gelişmeler oluyor.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Balkanlar’dan Suriye’nin kuzeyinde, Ege’den Akdeniz’e, Girit adasındanSudan’a, Libya’dan ve Basra Körfezi’ne kadar yaygın, son derece etkili, hemen hepsi Türkiye’nin alanını daraltmaya dönük kapsamlı bir plan uygulanıyor.

Hemen söylemiş olayım; içerideki hareketlilik, siyasi alandaki yeni girişimler hatta medya alnındaki yeni çıkışlar tamamen bu yeni dalga ile, kapsamlı planlama ile birebir örtüşüyor.

TÜRKİYE’Yİ DURDUR! MEZHEP ÇATIŞMASININ ÇOK DAHA ÖTESİ GELİYOR

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) içinde bulunduğu, iz bıraktığı her organizasyonun, her girişimin, her müdahalenin, her ortaklığın, her düşmanlığın iki ana gerekçesi var.Türkiye’yi durdurmak ve ABD ile İsrail adına bütün coğrafyada yeni bir vesayet döneminin önünü açmak.

Bu ülkeler, Muhammed Bin Zaid (BAE) ve Muhammed Bin Selman üzerinden yürütülen bu girişimlerin, Yemen’den Libya’ya, Fırat’ın Doğu’sundan Sudan’a, Somali’den Katar’a, her alanda etkisini gösteren müdahalelerde, ellerini uzattıkları her yerde İsrail ve ABD adına taşeronluk yapıyor.

Bu durum asla Arap milletinin çıkarına değil. Onların geleceği ipotek altına alınıyor, yeni bir sömürge dönemi oluşturuluyor ve çok daha kötüsü, “İslam iç savaşı”nın temelleri atılıyor. BAE ve Suudiler üzerinden Müslüman dünya “Arap ve Arap olmayan Müslümanlar” olarak iki ana kampa ayrılıyor. Bu, mezhep çatışmalarının çok daha ötesi yıkımlar getirecek, yeni bir süreçtir.

YENİ MÜDAHALE FORMATI: SURİYE’DEN ÇIKAR, AKDENİZ’DE BOĞ, İÇERİDEN VUR..

15 Temmuz’u FETÖ ile yapanlar bugün Suud ve BAE üzerinden yeni bir şey deniyorlar. Türkiye’nin etki alanını, nüfuz alanını daraltmak, ulaşabildiği yer her yerde elini kesmek, önce çevresinde yalnızlaştırıp dar bir alana sıkıştırmak, sonra da içeriden ikinci müdahale ile dize getirmek istiyorlar.

Bizi Suriye’nin kuzeyinden çıkarmak, Balkanlar’dan uzaklaştırmak, Kızıldeniz çevresinden kovmak, Ege’de sıkıştırmak, Akdeniz’de boğmak istiyorlar.

Bizi, 15 Temmuz’daki açık saldırıdan beter bir kuşatma, çevreleme ile bunaltmak istiyorlar. Yeni tarih yükselişini başlamadan bitirmek, bin yıldır bu coğrafyada tarih ve coğrafya biçimlendiren iradeyi, siyasi genetiği tam kendine gelecekken yüz yıl daha kontrol altına almakistiyorlar. Coğrafya ile bütün bağlarımızı koparmak istiyorlar.

BEŞİR’İ GÖSTERİP SUDAN’I VURMAK: “TÜRKİYE’DEN UZAK DUR.” YOKSA?

Fotoğrafın sadece güncel bir kesitine bakalım:

BAE, S. Arabistan ve Mısır ekseni, tabi ABD ve İsrail himayesinde, Sudan’da darbeye giriyor. Yönetimi devirip Sudan’ı ABD-İsrail “eksen”ine çekmeye çalışıyor. Ömer el Beşir’i gösterip Sudan’ı vuruyor. Tıpkı Saddam’ı gösterip Irak’ı vurdukları gibi. Tıpkı Taliban’ı gösterip Afganistan’ı vurdukları gibi. Tıpkı Kaddafi’yi gösterip Libya’yı mahvettikleri gibi.

Hartum yönetimine “Türkiye ile ilişkisin kes, milyar dolarlar verelim”diyor. “Sevakin Adrası’nda Türkiye varlığını sona erdir” diyor. Kabul edilmeyince düğmeye basılıyor. Darbe yapılıyor, ordu yönetime el koyuyor ama Sudan tamamen kontrol altına girmek istemiyor.

Başarırlarsa Sudan’ı ikinci kez bölecekler. BAE-Suud müdahalesi başarılı olursa bu ülke büyük bir felaket yaşayacak. Ve şimdi Hartum’da “BAE, S. Arabistan, Mısır desteğini istemiyoruz” sesleri yükseliyor.

EGE’DE VE AKDENİZ’E İSRAİL, SUUD, BAE TACİZLERİ BAŞLADI

Doğu Akdeniz’e Türkiye karşıtı bir tatbikat yapılıyor. Yunanistan’ın Mora yarımadasında yapılan Iniohos2019 tatbikatına BAE ve İsrail de katılıyor. F-35’ler kullanılıyor.

ABD Hava Kuvvetleri, F35 uçaklarını yine BAE’deki El Dafra hava üssünde toplamaya başlıyor. Bu arada İngilizler Kıbrıs’taki askeri üslerine ağır hava filoları yığınağı yapıyor. Bu arada BAE-İsrail-S. Arabistan arasında inanılmaz bir diplomatik ve askeri trafik dikkat çekiyor.

Tam bunlar olurken, aynı zamanda Libya yeniden hareketleniyor. YineSuudiler ve BAE, General Hafter’e askeri ve mali destek vererek Trablus’a saldırtıyor. Libya’nın tam kontrolünü ele geçirmeye çalışıyor. BAE ve Suud hem Sudan’ı hem de Libya’yı vesayet altına almaya çalışıyor. Kim adına? ABD ve İsrail!

S-400 ŞANTAJI VE TÜRKİYE’Yİ KÖR ETMEK: BU TAM BİR KUŞATMADIR.

Yine bunlar olurken ABD hem Girit adasına hem Romanya’ya THAAD füzeleri yerleştiriyor. Yunanistan’ın askeri üslerini yenileme anlaşması yapıyor. İsrail ve ABD Yunan hava sahasını neredeyse denetim altına alıyor.

Tüm bunlar olurken “Suriye’den çekileceğiz” açıklaması yapan ABD, ülkenin kuzeyine daha da yerleşiyor. Türkiye’nin Fırat’ın Doğu’suna müdahalesi, içeriden ve dışarıdan engelleniyor. Yine Suud ve BAE, PKK’ya silah ve yüz milyonlarca dolar aktarıyor. Hedef burada da Türkiye!

Liste böyle uzayıp gidiyor. ABD ve İsrail, Suud, BAE ve Mısır üzerinden bütün coğrafyayı Türkiye’ye kapatmaya, S-400 şantajlarıyla Türkiye’nin gözünü kör edip bu gerçekleri dikkatlerden uzak tutmaya çalışıyor.

RÜZGAR FIRTINAYA DÖNER: MERKEZDE TÜRKİYE VAR. ÇOK CEPHELİ SAVUNMA!

Şu an rüzgar ekiliyor, yakında fırtınalar biçilecek. Irak işgalinden, Arap Baharı’ndan sonraki yeni dalganın, belki de en güçlü fırtınanın hazırlıkları yapılıyor.

Öyle büyük bir bölgesel gerilim hazırlanıyor ki, hepsinin merkezinde Türkiye var. Türkiye, çok cepheli bir mücadele hazırlıklarını olağanüstü bir tempoda yürütmek zorunda. Olağanüstü savunma hazırlığına girmek zorunda. ABD’den Avrupa’ya, İsrail’den Suud-BAE eksenine her çevre “Türkiye’yi durdurma”yı birinci öncelik haline getirmiş durumda.

SURİYE SAVAŞI MUTLAKA BİTMELİ. FIRAT’IN DOĞU’SUNA MÜDAHALE. “İÇ İŞGALCİLER”E DİKKAT EDİLMELİ.

Ankara, Suriye savaşının bir an önce sonuçlanması için acil ve radikal adımlar atmalı. Suriye’nin kuzeyinde terör örgütleri üzerinden yürütülen ve ülkemizi hedef alan bir cephe inşasına dönüşen harita planını boşa çıkarmak için, bedeli ne olursa olsun, ne gerekiyorsa yapmalı.

Türkiye, bütün bu olanların içerideki uzantılarına dikkat etmeli.

“İç işgalciler”in hareket alanını daraltmanın yollarını bulmalı.

Çünkü Türkiye çok büyük bir küresel projenin ana hedefidir. Bu anlamda içeride hiçbir hareket masum değildir, bu küresel proje içerideki ayağı olmadan hiçbir başarıya ulaşamaz. Bunu biz biliyorsak onlar da biliyor.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp