Kürtçü HDP, Türkçü mü oldu?

Kürtçü HDP, Türkçü mü oldu?


Kürtçü HDP, Türkçü mü oldu?

 

 

Ziya Gökalp, Kürt’tür..

Ama Türk milliyetçiliğinin babası diye bilinir..

İşi ırkçılığa kadar götürmüştür..

Haydi Ziya Gökalp’i mazur görelim.. Zik-zak çizmeden, bir Türkçü, bir Kürtçü olmadan.. Düz bir profil vererek, Türk milliyetçiliği yapmış..

Peki..

Sabahtan akşama kadar Kürt ırkçılığı yapıp..

Doğru-yalan demeden..

“Kürtler, sırf farklı etnik yapıdan oldukları için zulüm görüyorlar” söylemini geliştiren HDP’liler..

AK Parti’nin büyük bir risk alarak başlattığı “çözüm süreci”ni istismar ederek, güvenlik güçlerine ileride saldırmak için PKK’lıların yığınak yapmalarına ellerindeki belediyelerle lojistik destek sağlayan HDP’liler..

“Türkiye’de resmi söylem böyle.. Kemalist rejime muhalif gözüken herkesi ezmeye çalışıyorlar.. Sadece Kürtler değil, muhalif oldukları için dindarlar da bu ülkede yıllarca zulme maruz kaldılar.. Kemalist bürokrasinin esas hedefi, etnik yapı olarak Kürtler değil.. Muhalifler.. Onun için, kimi zaman Kürtler.. Kimi zaman dindarlar.. Kimi zaman Türk de olsa, diğer muhalifler zulme tabi tutulmuşlardır” itirazımıza karşı çıkan ve “Vicdanınız yok mu sizin? 20 bin faili meçhul cinayet var.. Her dağa yazılan ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sloganları var.. Niye Kürtlere sahip çıkmıyorsunuz” diyen HDP’liler..

İlkokullarda okutulan, “Ne mutlu Türküm diyene” ile biten.. 2013’te kaldırılıp, Danıştay 8. Dairesi kararı ile tekrar okutulması gerektiğine karar verilen Öğrenci Andı ile ilgili olarak, üzerinden 8 gün geçmiş olmasına rağmen..

Tek bir açıklama yapmadılar desem, yanlış olmaz..

Kısacık bir istisnası var..

“Çocuklar Ant yerine süt içsinler” şeklinde..

Onun dışında, ciddi hiçbir itirazları yok..

O zaman sormak hakkımız:

Kürt Ziya Gökalp’in Türk ırkçısı olması gibi..

Hatta daha ötesi bir örnek olarak..

Kürt ırkçılığı yaparak saf Kürt vatandaşlarımızın oylarını toplayan HDP, acaba Türkçü mü oldu?

Türkçü mü oldular ki..

“Ne mutlu Türküm diyene” ile biten Ant için, iki satırlık bir açıklama yapmıyorlar?

¥

“Açıklama yapmadıkları”nı söylerken..

Soyut bir değerlendirme yaptığım sanılmasın..

HDP Genel Merkezi’nden, her gün, bazen günde iki, üç olmak üzere, gazetemizin mail kutusuna basın duyuruları gelir.. 

Onları bir bir taradım..

Bakın neler gelmiş.. Neler gelmiş de, “Ne mutlu Türküm diyene” andı ile ilgili tek kelimelik bir açıklama gelmemiş!

18 Ekim’den başlıyoruz..

Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Bekir Kaya’nın tutuklu yargılandığı davayla ilgili açıklama..

19 Ekim ile devam ediyoruz:

Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, Semra Güzel ve Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklu bulunan DTK Eş Başkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e vekaleten 17-18 Ekim 2018 tarihlerinde Hakkari merkez ile ilçe ve köylerinde özgün kadın buluşmaları ile halk buluşmaları kapsamında aile ve esnaf ziyaretlerinde bulunmuşlar..

Bulunsunlar..

İtirazımız yok da..

Türkiye, Öğrenci Andı ile çalkalanıyor..

Yok mu acep, iki satır bir açıklamanız?

Yok..

Aynı gün bir basın açıklaması daha..

HDP SözcüsüSaruhan Oluç’un Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Moldova seyahatine yönelik eleştirileri..

Aynı gün, bir basın açıklaması daha..

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin konuşmasından aktarımlar..

Merak ediyoruz, acaba Ant ile ilgili bir gönderme var mı diye..

Havamızı alıyoruz..

Maildeki ilgili cümleler, şöyle:

“Bu topraklar kararlı direnişin toprakları, faşizme zulme karşı direnenlerin toprakları, kararlı bir şekilde bu zulme direnenlerin toprakları. Burada bir zulüm vardır, adaletsizlik vardır. Bunlardan kurtulmak, barış ve demokrasi mücadelesini yükseltmek için yan yana, omuz omuzayız.”

Güneydoğu’da zulüm olduğunu iddia ediyor..

 Direndiklerini söylüyor..

Ama Ant kararı açıklanalı iki gün olmuş..

Tek kelime edemiyorlar..

Niye ki acaba?

Geçiyoruz 20 Ekim 2018 tarihli duyurulara..

HDP’nin ‘Yerel Seçim Çalıştayı’ Diyarbakır HDP il binasında başlamış.. HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli konuşmuş.. Ama yine Ant ile ilgili bir söz yok..

Aynı gün soyadı Türk olan Kürtçü HDP’linin konuşması yollanmış..

Ahmet Türk demiş ki: “Bu mücadele 40 yıllıktır; 2014’te başlamadı.”

İyi, ne güzel işte..

2014’te başlamadığına göre..

“2013’e kadar kıyameti koparttığınız, sonunda kaldırılan Öğrenci Andı, tekrar yürürlüğe konulmak isteniyor.. İki çift laf etmiş mi acaba, bununla ilgili?” diye düşünsek de..

Yine Ant yok, palavra çok..

21 Ekim’de tatil yapmışlar..

22 Ekim’de Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen ve Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, Şüpheli Ölümler ve Mağdurları Derneği yöneticileri ile Meclis’te bir araya geldiklerine dair haberi geçmişler..

23 Ekim’de, tutuklu milletvekilleri ile ilgili bir açıklama..

24 Ekim’de, 3. Havalimanı inşaatında bir iş kazası ile ilgili açıklama..

25 Ekim’de ise, “ülkenin demokratikleştirilmesi ve özgürlüklerin genişletilmesi amacıyla biri mevcut kanunlarda değişiklikler yapılmasını öngören 3 adet kanun teklifi”nin TBMM’ye sunulması ile ilgili bilgi..

Yine aynı gün, bir zamanlar MazlumDer yöneticiliği yapan, şimdinin HDP milletvekili Ayhan Bilgen’in kıldan tüyden açıklaması..

Sonra da, yoldaşları Nadiye Gürbüz’ün serbest bırakılmasını isteyen basın duyuruları..

Dün itibari ile de..

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıkladığı eğitim ile ilgili yeniliklere yönelik eleştiriler, bu arada tam da din karşıtlarının sürekli tekrarladıkları imam hatip düşmanlığı içeren ifadeleri aktaran bir basın açıklaması..

Eeee.

Nerde sizin “Ne mutlu Türküm diyene” cümlesi ile biten Ant hakkındaki görüşünüz?

Ne karşılığında sattınız, Kürtçülüğünüzü?

CHP’ye mi sattınız?

Meral ablaya mı?

Ve kaça sattınız?

Kaç ilde belediye başkanlığı teklif edildi size?.

Ki..

Kürt ırkçılığından Türk ırkçılığına evrildiniz?.

Sessiz kalarak, Danıştay’ın skandal kararına destek verdiniz?..

Söyleyin de bilelim, “Kürtçü iken, ne uğruna, Türkçü oluverdiniz?”

 

yeni akit

Google+ WhatsApp