Kur’an Aklımızın da Kılavuzudur

Kur’an Aklımızın da Kılavuzudur


Mukaddes Tuva01 · KUR'AN AKLIMIZIN DA KILAVUZUDUR_

Biz yöntem olarak Yüce Allah’ın tertemiz kitabının tertemiz dininin “TEK KAYNAĞI” olduğuna imân ediyoruz. Kur’an dışındaki tüm bilgi kaynaklarının hepsini SPEKÜLATİF olan ve sahih olmayan bilgiler olarak konuşlandırmaktayız. Bizim bu yöntemimiz bize karşı olanların durdukları yere göre bize çeşitli yakıştırmalar yapmasına neden olmaktadır. Hadisleri ve rivayetleri dinin bilgi kaynağı olarak görüp dinde ikinci bir kaynak oluşturanlara göre mealci, tarihselcilere göre iki yüzlü, bilimselcilere göre gerici, demokratlara göre TEOKRATİK, tarihçilere göre akılcı, felsefecilere göre akıl düşmanı vs. yakıştırmaları bize uygun görülmektedir. 

 

Kur’an dışında bir kaynağını kabul etmememiz şöyle algılanmaktadır. Bu adamlar insanı disipline eden bilgi kaynaklarının tamamını reddederek sadece kendi akıllarını ölçü almaktadırlar. Çünkü bilgi kaynaklarının tamamını dışlayınca adamların elinde akıldan başka bir şey kalmamaktadır. O halde bunlar isteseler de istemeseler de aklı mutlaklaştırıp AKILCI olmaktadırlar. 

 

Bize yapılan bu yakıştırmaları “Kardeşim biz akılcı değiliz akıllıyız.” gibi süslü bir sözle geçiştirmek mümkündür ama bu kolaycılığa kaçmak olacaktır. 

 

Kaynağı ne olursa olsun bilgi akılla kavranır. Fakat akıl denen şey arızası olmayan ve devamlı doğru işleyen bir şey değildir. Bu yüzden kaynağı ne olursa olsun herhangi bir bilgiyi akla arz etmek aslında o bilgiyi aklın yol göstericisi olarak kabul etmek anlamına gelecektir. 

 

Bu noktada biz, akıl denen şeyin dosdoğru, yanıltmayan, şaşırtmayan, bilge, kuşatıcı bir kılavuzu olmaz ise doğru istikamette gitmesinin ve gelişmesinin mümkün olamayacağına imân etmekteyiz. Yani biz aklın, edindiği kılavuz ile değer kazanacağına inanmaktayız. Bizim AKILCI olmamızın imkânı yoktur. Çünkü biz aklın mutlak olmadığına, doğruyu bulmada ve anlamada tek başına işlevsiz kalacağına inanmaktayız. Hakiki bir kılavuzu olmayan akıl sahipleri herhangi bir hakikate ulaşsalar bile o ulaştıkları hakikatten sonuna kadar emin olamazlar. Kur’an aklı değil, hakiki kılavuzu olmayan aklı küçümsemektedir. Hakiki kılavuzun peşine takılan akla değer vermesi ise akıldan değil akla kılavuzluk eden kılavuzdan dolayıdır. 

 

Aslına bakılırsa bilim, felsefe, rivayet, hadis, ulema görüşleri vs. gibi şeyleri de bilgi kaynağı olarak kabul edenler de inandıkları şeyleri akıllarının kılavuzu olarak almış olmaktadırlar. Bizim söylemimiz bu noktada onlardan ayrılmaktadır. Biz Kur’an dışında akla kılavuzluk yapacak HAKİKİ BİR KILAVUZ olduğuna inanmamaktayız. Kendi aklımız da dâhil olmak kaydıyla ister bilim ister felsefe isterse hadis üzerinden inşa edilmiş akılların kesinlikle hakiki kılavuz olamayacağına inanmaktayız. Çünkü yaratılmış hiçbir varlıkta “mutlak akıl” yoktur. Hepsi de edinilmiş bilgilerden olan o bilgi kaynaklarının tamamı mutlak olmayan akılların ürünüdür ama Kur’an mutlak aklın ürünüdür. 

 

Bu yüzden biz asla AKILCI değiliz. Biz Aklın, hakiki bir kılavuzu olmadan beş para etmeyeceğine inanmaktayız. Elhamdülillah ki Kur’an bizim her şeyde kılavuzumuz olduğu gibi AKLIMIZIN DA KILAVUZUDUR ve bizim aklımız da o kılavuz olmadan beş para etmez.

 

Vesselâm. 

Google+ WhatsApp