Kumanda kimin elinde?

Kumanda kimin elinde?


Kumanda kimin elinde?

 

İki aydır bütün dünya İstanbul Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürüldüğü iddia edilen gazeteci Cemal Kaşıkçı olayını tartışıyor. Siyasi, politik, sivil hemen her kesimden sesler yükseliyor. Ve olayla ilgili yorumlar yapılıyor. Türk kökenli gazeteci neden ve kimler tarafından öldürüldü? Ceset nerede? Prens Selman gazeteciyi cezalandırmış olabilir mi? Olayın failleri neden cezalandırılmadı? Bir grup infaz timi Türkiye’ye hangi gerekçe ve hangi cesaretle gelebildi vb. En ilginç tepki ise her zaman olduğu gibi ABD Başkanı zevattan geliyor. Söz konusu şahıs, mensubu olduğu zihniyeti temsilen sesini yükseltiyor, olayın kabul edilemez olduğunu ifade ediyor, gerekirse ekip göndeririz diyor, işgal ve katliamlar üzerinden elde edilen maddi gücünü kullanarak büyük bir özgüvenle gözdağı veriyor, adeta aba altından sopa gösteriyor.

 

Olayın siyasi boyutu, kayıp gazetecinin muhalif duruşu, etnik kökeni, Suudi Arabistan hanedanının çevirdiği dolaplar hakkında bilgi sahibi olması ve yazılarında buna değinmesi, Yemen’de yapılan katliamların arka planını afişe etmesi ve daha ortaya koyulabilecek birçok nedeni bir yana bırakıp iki noktaya odaklanmak istiyorum. Olayın zamanlaması ve uluslararası bir sorun haline getirilmesinin arkasında acaba ABD ve yandaşlarının hangi hesapları var? Bu olayla birey ve toplumların zihinlerini bulandıran zümreler arka tarafta Suudi hanedanı ile hangi anlaşmaların ve hangi katliamların senaryolarını yazıyorlar. Olay Türkiye’de gerçekleşmiş olmasına rağmen ne oluyor da en yüksek ses ABD’den yükseliyor? Bu olay ABD Başkanı’nı bu kadar neden ilgilendiriyor? Şahıs ABD vatandaşı değilken ve olay ABD toprakları üzerinde gerçekleşmemişken ne oluyor da ABD müdahil olup senaryoyu yönetmeye kalkıyor? Yoksa bu onların bir tezgahımıydı!? Şuna inanıyorum ki, bütün bu sorular hiçbir zaman cevabına ulaşamayan sorular olarak kalacak. Ülkemizde yaşanan bu vahim olay medyaya odaklı yaşayan kitlelerin zihinlerinde bir belirsizliğe, güvensizliğe ve karamsarlığa sebebiyet verecek. İnsanlar kim, ne, nerede soruları ile meşgul olurken Yemen’de onlarca çocuk açlıktan hayata veda edecek, şehirler bombalanacak, insanlar öbek öbek katledilecek… Peki, sonra ne olacak? Koskoca bir hiç! Çünkü İslam toplumları ümmet bilinci ile hareket edip bir araya gelecekleri yerde etnik ve mezhepsel farklılıklar üzerinden birbirlerini düşman ilan etmeye ve zorbaların ekmeğine yağ sürmeye devam ediyorlar… Çok yazık!

 

milli gazete

Google+ WhatsApp