Korona virüsünün gölgesinde gündem -2

Korona virüsünün gölgesinde gündem -2


Bütün dünyanın korona ile savaştığı bu dönemde Suudi Arabistan ile Rusya arasında da bir petrol fiyatı savaşı var. Suudi Arabistan petrol üretiminde önemli bir konuma sahip ve dünya petrol piyasalarını dengelemede de etkili. Dünyada korona virüsünden  kaynaklanan piyasa dalgalanmalarından dolayı petrol satışlarında düşme görülüyordu. Bunun üzerine Suudi Arabistan, Rusya’ya petrol üretimini azaltma ve böylece fiyatları koruma teklifinde bulundu. Ancak Rusya, onun bu teklifini kabul etmedi ve petrol üretiminde azaltma yoluna gitmedi. Bunun üzerine Suudi Arabistan fiyatı düşürerek ve üretim kapasitesini artırarak Rusya’yla rekabete girdi. Bu fiyat savaşı petrolün varil fiyatının 30 doların altına düşmesine neden oldu. Bu da petrol fiyatlarının 1996’dan bu yana en düşük rakama inmesi anlamına geliyordu. Şimdilik Rusya bu fiyat savaşında Suudi Arabistan karşısında yenik düşmüş görünüyor. Çünkü, Rusya ne kadar indirim yapsa Suudi Arabistan daha aşağı çekerek piyasaya petrol sürüyor. Fiyatı daha fazla indirmenin Rusya’nın ekonomisini ciddi şekilde vuracağı düşünülüyor. Ancak Suudi Arabistan aynı derecede etkilenmiyor. 

Petrol piyasasındaki bu fiyat savaşının ABD’nin hoşuna gittiği, Trump’ın sergilediği tavırdan anlaşılıyor. Şimdilik bu rekabete müdahale etmeye gerek görmediğini söylüyor. Petrol fiyatlarındaki düşme aslında dünya piyasalarını genel olarak etkiledi. Ancak dünya kamuoyunun gündeminde korona ile savaş olduğundan petrol piyasasındaki bu fiyat savaşı çok fazla öne çıkmadı. 

Yemen’de çatışmalar yeniden ateşlendi ve Husi örgütüne bağlı militanlar Suudi Arabistan hedeflerine yönelik çok sayıda roket attıklarını açıkladılar. Yemen içindeki çatışmalar da kızıştı. Bir yandan Husiler ile Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon arasında çatışmalar olurken bir yandan da Birleşik Arap Emirlikleri’nin yönlendirdiği ve desteklediği ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı militanlar Aden hükümetine bağlı hedeflere yönelik saldırılar düzenliyorlar. Son günlerde bu ayrılıkçı örgütler yine Sokotra limanını hedef alan saldırılar düzenlediler. Yemen’de çatışmaların alevlenmesi tabii ki ülkenin bir istikrar ve huzura kavuşmasını engelliyor. 

ABD ile Taliban arasında yapılan anlaşma Kabil’deki hükümet ile Taliban arasında karşılıklı esir takasını da içeriyordu. Ancak Kabil’deki hükümet anlaşmanın kendileriyle yapılmamış olmasını gerekçe göstererek bu konudaki ittifakın kendileri için bağlayıcı olmayacağını söylemişti. Bununla birlikte Kabil hükümetinin yine de bir yakınlaşmanın sağlanması amacıyla ve aynı zamanda ABD’nin güdümünde olmasından dolayı bu konudaki şarta uyacağı bekleniyordu. Ancak bu konuda henüz bir ilerleme kaydedilemedi. Taliban da ABD’nin bu konudaki taahhüdünü yerine getiremediğini belirtti. ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad esirlerin serbest bırakılması için Kabil hükümetine çağrı yaptı. Bu arada Taliban tarafından da zaman zaman Kabil hükümetine ait hedeflere yönelik saldırılar olması bu iki taraf arasında gerginliğin sürmesine neden oluyor. Esir takasının gerçekleşmesi muhtemelen gerginliğin azalması ve bir yakınlaşmanın sağlanması için etkili olacaktır. Halilzad da yaptığı açıklamada esir takasının Taliban’la Kabil hükümeti arasında yakınlaşmaya vesile olacağını söylemişti. 

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, yeni hükümeti kurma görevini eski Necef Valisi Adnan Ez-Zurfi’ye verdi. Hükümeti kurma görevi daha önce eski İletişim Bakanı Muhammed Tevfik Allavi’ye verilmiş, ancak Meclis’te güvenoyu toplantılarının gerçekleşmemesi sebebiyle o, görevi iade etmişti. Şimdi Ez-Zurfi’nin hükümeti kurma konusunda başarılı olup olamayacağı merak ediliyor. Bazıları onun da Allavi’nin durumuna düşebileceğini söylüyorlar. 

Google+ WhatsApp