“Köroğlu” olmak için yola çıkıp “Bolu Beyi” olanlar!

“Köroğlu” olmak için yola çıkıp “Bolu Beyi” olanlar!


“Köroğlu” olmak için yola çıkıp “Bolu Beyi” olanlar!

 

 

Makyaj dökülüyor..

Boyalar çıkıyor..

Gerçek surat, karşımıza dikiliyor..

Köroğlu olarak yola çıkanlar..

Daha mazbatayı aldıkları hafta, “Bolu Beyi” oluyorlar..

“Köroğlu-Bolu Beyi” karşılaştırmasının patenti bana ait değil.

Saadet Partisi’nden CHP’ye transfer olan Mehmet Bekaroğlu’na ait..

Ben yazımı bitirme noktasına geldiğimde..

“CHP içinde hiç mi vicdanı olan birisi yok” diye nokta koymaya hazırlanırken..

Mehmet Bekaroğlu ses verdi..

Noktayı koymadan, “Ben varım” dedi..

Bolu Belediye Başkanı seçilen CHP milletvekili Tanju Özcan’ın, “Kuran’ı Kerim’e el basarak, onu öperek başladığı görevinde, Suriyeli muhacirlere belediye yardımlarını kestiğine yönelik açıklaması”na itiraz etti..

“Benim tanıdığım Tanju Özcan; Köroğlu’dur, Belediye Başkanı seçildi diye Bolu Beyi olmaz; mazlumun, yolda kalmışın, garibanın ekmeği ile uğraşmaz, aksine muhtaç olan herkesin yardımıma koşar!” dedi.

Dediği ile kaldı..

CHP’li başkan, tercihini çoktan yapmış..

Bolu Beyi olmaya çoktan karar vermiş..

Hatta, “Ben seçim öncesinde de bu vaadimi seçmene yapmıştım” diyor..

Özür dileriz, görmemişiz..

Özür dileriz, seçmene gösterememişiz..

Ki..

Bu “Bolu Beyi” kafası ile..

Despotlukla..

Ezilen insan düşmanlığı ile..

Bolu’da başkan seçilmişsin..

Biz seni yeterince gösterememişiz ki..

Senin bir kopyan, İstanbul’a başkan olmaya hazırlanıyor..

Seni yeterince sorgulayamamışız ki..

Gerçeklere ışık tutamamışız ki..

Sabah akşam, AK Harti yönetimini, ezilen insanlara bu kadar kucak açtığı halde “zalimlik”le suçlayan HDP yönetimi, bu “Bolu beyleri” ile dolu olan CHP adaylarına oy verme çağrıları yapmış..

HDP’nin önceki seçimlerde aldığı oylara baktığınızda.

Nerede ise bir eksiksiz, oylarının tamamı, “Bolu beyleri”ne gitmiş..

Sormak istiyorum..

Dar gelirli insanlara yardımlar, hakkıyla ancak yapılabildiği için..

Henüz diğer canlılar için yeterince imkanlar seferber edilemediğinden istifade ederek..

Hayvanların bitkin hallerini gösterip..

“Devlet nerede, AK Parti iktidarı, bu canlılara niye sahip çıkmıyor” diye sorgulama yapanlar..

Bolu Beyi’nin Suriyeli muhacirler için yaptığı açıklamalara ne diyorlar?

Bize, “Siz nasıl Müslümansınız? Sizde vicdan yok mu?” diye sorgulama yapmaya kalkan başörtülü Hüda Kaya’lar..

Soruyorum size:

“Siz nasıl Müslümansınız? Batı’da çalışıp, seçim kazandırdığınız CHP’li başkanlardan birisi, Suriyeli insanlar için insanlık dışı sözler sarfederken, siz CHP ile ittifakınızı sürdürdüğünüzü gösterebilmek uğruna.. İstanbul seçimleri üzerine CHP’ye destek açıklamaları yaparken.. Bolu Beyi’nin tavrını nasıl gözardı edebiliyorsunuz?”

Diyarbakır eski müftüsü, HDP milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, ne dersin bu işe?.. Oy verdirdiğiniz Bolu beyleri, Suriyelilere, “Çalışma ruhsatı bile vermem”derken, vicdanınız hiç sızlamıyor mu?

“Batsın bu dünya” dediniz mi içinizden?

Mahallemizin abisi Ahmet Taşgetiren..

Laf yetiştirmeye çalıştığınız AK Partililerden, sıra ne zaman Bolu Beyi’ne gelecek?

Dün, “Sorun İstanbul’dan daha büyük” diye yazan Ahmet Abi..

Gerçekten de, dediğin doğru..

Sorun, İstanbul’dan çok daha büyük..

Sorun, insanlık meselesi..

Yetimin elinden tutma meselesi..

İnsana saygı meselesi..

Yaratılmışa sevgi meselesi..

Yaratılmışa merhamet etmeyenleri gizleyip, iki tane kusurunu bulduğu din kardeşlerini yerden yere vurarak, tatmin olma meselesi..

Her gün sabah namazına kalkanları ezip, cumadan cumaya namaza gelenlere şirinlik yapma meselesi..

“Gaylere, lezbiyenlere tüm imkanlarımı seferber edeceğim” diyenlere toz kondurtmayıp, “Başörtü yasağı kalktı da ne oldu, altı kot, başı örtülü Müslümanlık mı olur?” sorgulaması ile, “AK Parti’ye nasıl çaktığı”nı anlatanların, vicdanlarını rahatlatma meselesi..

“Aylan bebekler ölsün.

Onlara yemek vermem..

Muhacirlere sırtımı çeviririm..

Ben ezilenlerden yana olmam..

Ben Bolu Beyi’yim.. Bolu Beyi..” diyenlere çıtı çıkmayanlar..

“CHP bizim muhatabımız değil, biz AK Parti’yi yerden yere vurmakla görevliyiz” diyenler..

Korkarım ki..

O Bolu beyleri gerçek yüzlerini gösterdiklerinde..

Artık geri dönüşünüz olmayacak..

Hatası ile, yanlışı ile.. Şarkıcı türkücülere dağıttıkları paralar ile.. 

AK Partili belediyeler.. 

Suriyeli mazlumlara da sahip çıkmış iseler..

Gönlüm arzu ederdi ki, baldırı çıplak şarkıcılara da, AK Partili belediyeler, kasalarından para vermeseydiler, ama..

AK Partili belediyelerin, bu kadar "kibirliler" suçlamalarına rağmen.. "Mazlumlara sessiz kalıyorlar" eleştirilerine rağmen, ellerinden tuttukları Suriyeli muhacirleri..

Bolu beyliğine soyunan CHP’li başkanlar..

Seçildikleri gün kapının önüne koyuyorlarsa..

Sokaktaki köpeklere kapıların açılmasına ses çıkartmayıp.. Hayvan barınaklarındaki harcamalardan hiçbir tasarrufu düşünmedikleri halde..

Suriyeli mazlumlarla işe başlayıp, “Onları Bolu’da istemiyoruz” diyorlarsa..

Aylan bebeklere..

“Ölün, daha beter olun” diyorlarsa..

“Kılımı bile kıpırdatmam, benim burda kendi vatandaşım var” deyip, algı oluşturuyorlarsa.

Sanki, “Ayşe bebeklere bakmayın, Aylan bebekler daha önemli” diyen varmış gibi..

Ayşe bebeğe de, Aylan bebeğe de, canımızdan parça gibi el uzatmamız gerekirken..

Ayşe bebekleri öne sürüp, Aylan bebekleri ölüme terkediyorlarsa..

Bunun vebali hepimizin üzerinedir..

Düne kadar muhacirlere yardım eden AK Partilileri yerden yere vurup, onların yerine CHP’lileri getirenlerin üzerinedir.

Hâlâ, İstanbul seçimlerini bir koltuk kavgası gibi gören, gösteren, mahallemizdeki abilerdir..

El insaf..

El vicdan..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp