Kontrastlar...

Kontrastlar...


Kontrastlar...

 

 

Bu satırlar, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, «Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü hazırlığı yaptı, her türlü hazırlığı tamamdır» açıklamasını ‘son dakika’ ikazları ile geçen ajans flaşları altında yazılıyor...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


“TSK kendisine düşen görevleri tamamladı” diye de eklemiş eski Genelkurmay Başkanı!

Büyük Ortadoğu’nun tamamını etkileyecek sonuçlar üretecek müstakbel harekat. Bu yüzden başka haberler de dikkatimizi çekmeli...

***

İsrail’in eski Hava Kuvvetleri Komutanı, «İsrail’in askeri yetenekleri İran’ı Suriye’den çıkarmaya yetmez. Bunu ancak Rusya yapabilir” dedi Pazartesi günü. İlginç... (28/01, Haaretz.)

Putin’in Suriye özel temsilcisi İsrail’e gidiyor. Belli ki Tel Aviv bir süredir Moskova ile yaşanan gerilimi düşürmek kadar İran meselesinin nasıl aşılacağı konusunda da bu ziyareti fırsat görüyor...

Belki bir başka asker, eski Genelkurmay Başkanı’nın Netanyahu’ya karşı adaylığını eklemek de gerekir!

Aynı kaynaklarda daha ilginç yorumlar, haberler var... Başlık şu: “Jared Kushner Amerika için tehlikeli mi?..” (28/01, Haaretz.)

Makale şu paragrafla sona eriyor: “Ortadoğu’nun ufkunda bir başka savaş görünüyor ve dünyadaki en güçlü jeopolitik aktörün (ABD) temsilcisi (Kushner) kendi istihbarat topluluğu tarafından güvenilmez kabul ediliyor. Gerek duyduğu güvenlik/istihbarat belgelerine erişim hakkı kaldırılıyor, soruşturuluyor”...

Metin Kushner’in beceriksizliklerini hatta “ezikliklerini” kabul ediyor ama nihayetinde başlıkla içerik aynı: «ABD için tehlike mi bilmiyoruz ama İsrail için değil»...

ROMA‘NIN CÜZZAMLILARI KİM?..

İtalya ile Fransa arasında bir ‘gerginlik’ var ve ‘nereden çıktı şimdi’ denilen bu Avrupa krizi; Almanya-Fransa arasında kısa süre önce imzalanan, yeniden kucaklaşma anlaşmasına reaksiyon olarak, NATO ile ‘yaşlı kıta’ arasındaki rekabet olarak tarif ediliyor...

Paris lideri Macron, «İtalyanlar tarihlerine yakışır liderler hak ediyor” deyince birden çok İtalyan bakan tepki gösterdi; “Kimi lider yapacağına İtalyan halkı karar verir. Fransa önce yıllardır ağırladığı teröristleri iade etsin”...

‘Sarı Yelekler’e destek verip, Fransa’yı Afrika’da sömürgecilik yapmakla suçlayan Roma, Macron’un, “cüzzamlılar” hakaretine maruz kalmıştı.

***

S-400 meselesinde de yeni haberler var...

Farklı bir ‘demir perde’den bahsediliyor. Amerikalılar, Rus füze savunma sisteminin ABD hava gücünü ‘kesecek’ bir hat oluşturduğunu söylüyor.

Onlara bakarsanız sorun S-400’ün performanslarından çok «yaygınlığı».. Bugüne kadar tartışmasız kabul edilen ABD hava hakimiyetini tehdit ediyor.

Rusya, Suriye’den kuzeye, Doğu Avrupa sınırları boyunca uzanan ve Kuzey Kutup dairesine bağlanan bir hava savunma cephesi kurmuş durumda. Bu büyük mevzide yerleşik S-400 noktalarını gösteren haritalar durumun vahametini gözler önüne seriyor. Bu da ABD hava kuvvetlerinin hareket kabiliyetini sınırlıyor. (‘Russian missile defense challenges US air power’, 23/01, WSJ.)

Kritik nokta şu; Amerikalılar bu sistemin, ABD’nin stratejik noktalardaki müttefiklerini “Suriye’den başlayarak” değiştirdiğini söylüyor.

Rusya Hava Savunma Kuvvetleri Komutanı Orgeneral’in basına söylediklerini doğru kabul ederseniz, Suriye’de ABD ve İsrail dahil tüm savaş uçakları S-400 radarları tarafından saniye saniye takip edilebiliyor. İlginçtir, kimi ABD ordu komutanlarının, “bazı ayarlamalar yapmak zorunda kaldık” diyerek durumu teyit etmeleri...

‘AMERİKAN YAPIMI’: YALAN BİR ÖYKÜDEN ESİNLENİLMİŞTİR...

Cüneyt Özdemir’in Venezuela lideri Nicolas Maduro ile yaptığı söyleşinin en içe oturan yeri ülkesinin ilaç ihtiyaçları için ABD’de tuttuğu 1,5 milyon dolara el konulmasıydı. Birçok açıdan insanı öfkelendiren bir yaptırım bu.

Petrol ve altın zengini bir ülke bu kadarcık paraya nasıl muhtaç edildi ki? Bu parayı dondurduğunuzda nasıl bir sonuç hedeflersiniz ki? Yeraltı kaynakları açısından fakir sayılan Türkiye’nin bir yıllık ilaç tüketimiyle kıyaslandığında ne ifade eder ki? Ekonomiye saldırmanın anlamı burada saklı.

Ama bu olay Başkan Maduro tarafından özellikle vurgulandı çünkü canlarını yakmıştı. Çocukları için ilaç bulamayanlar ABD’nin suçunu görmeden faturayı hükümete çıkaracaktı.

Hesap bu kadar basit Washington için. Bunun adı adiliktir. Diyebilirsiniz ki, ‘Amerika’nın Venezuela’ya yönelik her adımı zaten rezilliğin daniskası, hepsi uluslararası hukuka aykırı. 1,5 milyon ne ki?’

ABD’nin ne olduğunu biliyoruz. Ruhlarını tarif etmeye çalışıyoruz; petrol için gözleri önünde 3 kuruşluk ilaç yüzünden ölen bebeğin annesini provoke etmek nasıl bir şeytan kumaşıdır!..

Bu kumaşı, yerleşik, ABD tarafından biçilmiş dünya düzeninin yaptırım güçleri yırtabilir mi?

Yırtamazsa kim, nasıl yırtacak?..

***

Venezuela krizini, Karakas’tan ayırarak ayrı bir kulvardan da izleyebiliriz...

Uyuşturucu! Meksika, Kolombiya ve Venezuela’da ‘devlet hacminde’ karteller var. Brezilya’da da ürünü tüketen büyük bir pazar! Amerikan istihbarat camiası bu pastadan pay istiyor. Hatta pastayı istiyor.(2017’de ülkemizde de yayınlanan ‘American Made’ filmini kaçırdıysanız, tam zamanıdır.)

Pasta?..

Latin Amerika’da 1,5 trilyon dolar!

Bununla baş etmek mümkün gözükmüyor!

Çünkü her yere bulaşmış durumda.

Kontrast o zaten: 1,5 milyonluk ilaç nere 1,5 trilyonluk uyuşturucu nere...

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp