KKTC seçimleri

KKTC seçimleri


KKTC’de 23 Ocak Pazar günü, 50 sandalyeli parlamentonun yeni üyelerinin belirlenmesi için erken genel seçim gerçekleştirildi. Ancak görüldüğü kadarıyla Türkiye’nin birçok şehrinin üstünü beyaz bir örtüye bürüyen ve özellikle İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinin büyük ölçüde aksaması sebebiyle trafikte ciddi tıkanmalara, insanların mahsur kalmasına sebep olan kar yağışı KKTC’deki genel seçimlerin de üstünü örttü. Kar yağışıyla beraber oluşan gündem söz konusu seçimlerin tamamen arka planda kalmasına ve medyada pek fazla gündem oluşturmamasına neden oldu. 

 

Yapılan tespitlere göre genel seçimlerde oy kullanım oranı %58 civarında kaldı ki bu, ilginin beklenenin altında gerçekleştiğini ortaya koyuyordu. Bunda birinci derecede koronavirüsle ilgili çekingenliğin rol oynadığı düşünülüyor ki bu da toplumda oluşturulan paniğin hâlâ büyük ölçüde etkisini gösterdiğini ortaya koyuyor. Ancak bunun yanı sıra bazı kesimlerin mevcut siyasi partilere karşı tavır koymasının ve seçimleri boykot etmesinin de önemli etkisi olduğu tahmin ediliyor. 

 

Bundan önceki seçimlerde birinci olan ve iktidarı elinde bulunduran, genel başkanlığını Başbakan Faiz Sucuoğlu’nun yaptığı Ulusal Birlik Partisi (UBP) bu seçimlerden de birinci çıktı. Oyların %40’a yakın bir kısmını alan UBP bir önceki seçime nispetle sandalye sayısını 3 adet artırarak 24 sandalye kazandı. Ancak yine tek başına hükümet kurması için yeterli çoğunluğu elde edemedi. Dolayısıyla düşünce olarak kendisine yakın duran küçük partilerden en az bir tanesini yanına alarak koalisyon hükümeti kurması gerekiyor. Partinin genel başkanı Sucuoğlu, seçim sonrası yaptığı açıklamada koalisyon hükümeti kurmak için çalışmalara başlayacaklarını dile getirdi. 

 

UBP, Kıbrıs’taki siyaset sahnesinde laik, demokratik sağ kanadın başını çeken siyasi parti olarak biliniyor. Kıbrıs’taki Türk toplumun karizmatik lideri olarak tarihe geçen Rauf Denktaş tarafından kurulmuştu. Bugünkü lider kadrosu da Türkiye’yle ilişkilere büyük önem veriyor. Şimdiye kadar birçok kez iktidara geldi. Ancak bazı dönemlerde de muhalefette kaldı. 

 

UBP’nin Türkiye’ye yakın ve desteğini önemseyen bir siyaset izlemesinden dolayı seçimlerden onun birinci çıkması Türkiye siyaseti açısından da kazanım sayılabilir. 

 

UBP’nin seçimlerden birinci çıkması şu anki cumhurbaşkanı Ersin Tatar açısından da kazanım sayılır. Çünkü Tatar, siyasi köken itibariyle bu partiden geldiği ve bu partinin eski genel başkanı olduğu gibi gerek iç siyaset ve gerekse Türkiye’yle ilişkiler konusunda partinin şu anki yönetimiyle de aynı görüşleri paylaşmaktadır. 

 

Meclis’te ikinci sırada ise Kıbrıs siyasetinde sol cenahın başını çeken Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) yer aldı. Bu parti %32 civarında oy alarak Meclis’te 18 sandalye elde etti. Ancak diğer sol partilerin hiçbiri seçim barajını aşamadığı için bu parti de Meclis’te temsil edilen tek sol parti haline geldi. 

 

Seçim sonrasında kurulacak koalisyon hükümetine gireceği konusunda gayet iddialı olan ve Meclis’te daha güçlü bir şekilde temsil edilmeyi uman, genel başkanlığını Kudret Özersay’ın yaptığı Halkın Partisi ise büyük bir oy kaybına uğradığı için sandalye sayısı 9’dan 3’e düştü. 

 

Zaman zaman Türkiye’yi rahatsız eden açıklamalarıyla öne çıkan eski cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın desteklediği Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) ise son seçimlerde büyük bir kayıp yaşadı. Genel Başkanlığını Cemal Özyiğit’in yaptığı TDP, %5 seçim barajını aşamadığı için Meclis’e giremedi. 

 

Seçim sonrasında ortaya çıkan manzara yeni dönemde, Türkiye’yle ilişkilere önem veren ve mevcut cumhurbaşkanıyla da aynı siyasi çizgide yer alan UBP’nin hükümeti kuracağını gösteriyor. Ancak onun da Meclis’ten güvenoyu alabilmesi için en azından bir partiyle anlaşması ve koalisyon hükümeti kurması gerekecek. Belki UBP, iktidarın Meclis’teki taraftar sayısının çok olması ve siyasi düzenlemeler konusunda konumunu daha güçlü kılmak için iki partiyle anlaşarak üçlü koalisyon hükümeti kurmayı da tercih edebilir. 

Google+ WhatsApp