Kızma birader, “mal mal bakma”yı test ediyoruz!

Kızma birader, “mal mal bakma”yı test ediyoruz!


Kızma birader, “mal mal bakma”yı test ediyoruz!

 

 

Amerika’yı arkanda sanıp.

“Nasıl olsa, ABD’ye karşı, Türkiye bir operasyona girişemez” diye düşünüp.

Türkiye içindeki olaylar tartışılırken, sürekli “Hak, özgürlük” edebiyatı yapıp..

Sınır ötesinde ise..

O bölgede yaşayan Araplara, Türkmenlere ve diğer etkin kökenden insanlara karşı zulüm yapıp, ardından da “Hah ha ha.. Kusura bakmayın.. Güç kimde ise, kalem de ondadır. Ne yapalım, yalancı dünya bu işte” diyerek, kafa bulmaya çalışan.

Ve en uç örnek olarak da..

ABD ile işbirliği yapmanın sarhoşluğu içinde, “YPG Fırat’ı geçecek siz de mal mal bakacaksınız” der misiniz?

Dersiniz..

Der iseniz, Türkiye de, bu dediğinizi test etmek zorunda kalır.

“Bakalım, kim mal mal bakıyor, bir görelim” der..

Şimdi sınır ötesine yapılan operasyonun başlangıcı budur..

Siz söylediniz..

“Mal mal bakacaksınız” dediniz..

Biz de, kim “mal mal bakıyor” görelim istedik..

Bu söylem, sadece Selahattin Demirtaş’a özgü değil..

“Mal mal bakma” Demirtaş’a ait..

Ama HDP’de bulunan hemen tüm isimler, aynı söylemde..

Sırtlarını ABD’ye dayamışlar..

Posta koyup dolaşıyorlar.

Dün, operasyonun başladığı saatlerde.. HDP adına konuşma yapan Dirayet Taşdemir de benzer bir söylem ile karşımıza çıktı.

Sözleri aynen şöyle:

“Uluslararası güçlere gıkı çıkmayanlar, bir twit ile dize gelenler, Saray politikalarını bunların attığı twitlere göre dizayn edenler, mazlum halklar söz konusu olunca böbürleniyorlar ve bu halklara karşı zalimleşiyorlar.”

“Bir twit ile dize gelenler” ha..

Çok güzel..

Haydi bakalım görelim..

ABD de, sizin arkanızda..

Aylardır oyalayıp durdu..

Şimdi “pes” dedi..

Kenara çekildi..

Haydi görelim bakalım, kim “bir twit ile dize geliyor” test edelim..

Türkiye mi?

Yoksa sırtını ABD’ye dayayan PKK mı?

Boylarından büyük laf etmekten de geri durmuyorlar..

“Uluslararası güçlere gıkı çıkmayanlar” imiş..

Bre sahtekarlar. Bre hokkabazlar. Bre ahlaksızlar..

BM Genel Kurulu’nda bile, uluslararası güçlerin hepsine posta koyan Türkiye değil miydi?

“Dünya 5’ten büyüktür” diyen, Tayyip Erdoğan değil miydi?

Uluslararası güçlere sırtınızı dayayın..

Ekmeğini yediğiniz devletin askerine kurşun sıkılmasını destekleyin..

“Hah hah ha.. Ne yapalım, bizi dinlemezseniz, askerleriniz de vurulur böyle” diye alay etmeye kalkışın..

Türkiye balyoz gibi yumruğunu vurmaya kalkışınca da..

Hemen başka bir söyleme evrilip, “mazlum halklar sözkonusu olunca böbürleniyorsunuz” deyin..

“Ahlaksız” mı diyeyim, “namussuz” mu diyeyim, ne diyeyim size?

“Mazlum halk” dedikleriniz (Asla Kürtleri kasdetmiyorum.. Onlar halk deseler de, aslında kasdettikleri PKK’dır. Ben de PKK’lılara yönelik olarak sözümü söylüyorum) Türk askerine kurşun sıkarken mazlum değil..

Polise bombalı tuzak kurarken, “mazlum” değil..

Ama devlet karar verip, PKK’lıların tepesine inmeye başlayınca..

Sizin PKK’lılar, bir anda “mazlum halk” mı oluyor?

Hani böbürleniyordunuz, “Türkiye’ye rahat yok” diye..

Böbürleniyordunuz, “mal mal bakacaksınız” diye..

Böbürleniyordunuz, ABD’yi arkanıza aldığınızı zannederek, “Bir twit ile dize geliyorsunuz” diyordunuz..

Haydi bakalım, söyleyin patronlarınıza, bir twit daha atsınlar, Türkiye’yi dize getirsinler..

“PKK’ya dokunmayacaksın” desinler..

Niye ağlaşıyorsunuz ki..

Niye, kendinizi acındırıyorsunuz ki?

Yolun altına bombayı yerleştirip, polis aracı geçerken patlatırken, kendinizi “çok güçlü” hissediyordunuz..

Sınıra yakın askeri karakolu basıp, askerlerimizi şehid ederken, kendinizi dev aynasında görüyordunuz..

Vurup kaçmak kolaydır..

Vurup kaçtınız. 

Vurup kaçtınız.

Şimdi hesap vermeye sıra geldi..

Yerleştiğiniz bölgeden de, ya kaçacaksınız..

Ya da kaçmaktan beter olacaksınız..

Bir de, TSK’nın operasyonunu, “işgal” diye tanımlamıyorlar mı..

İnsanın kahkahalarla gülesi geliyor..

Daha 10 yıl önce, o operasyon yapılan topraklarda senin bugün savundukların yönetici miydi?

Değildi..

Suriye’deki karışıklığı fırsat bilip, o toprakları kendine mal edinmeye kalkıştın mı?

Kalkıştın..

Şimdi de..

Yıllardır kurşun sıktığın Türk askeri, “ben buna izin vermiyorum” dediğinde..

Sen terk et orayı, TSK da girmesin..

Sen terk etmiyorsan, işgaline devam ediyorsan..

Senin işgaline son vermek için yapılan operasyonu, niye “işgal” olarak nitelendiriyorsun ki?

Bir işgalci var ise, o da PKK.. PYD.. YPG..

10 yıl önce, o bölgede yönetici olmayan, şimdi “burası benimdir” diyen kim var ise, onlardır işgalci..

Bu HDP’liler... 

Destek verdikleri PKK’yı bir kenara itip.

Bir de, her sıkıştıklarında, “IŞİD.. IŞİD” demiyorlar mı..

“Dinsizin hakkından, imansız gelir” sözünü hatırlatıyorlar bana..

HDP’nin, dünkü açıklamasına bakınız:

“İşgal girişimi; 2014’ten bu yana, halkların IŞİD’e karşı savaşta büyük bedellerle elde ettiği kazanımlarını sıfırlayacak, Suriye ve Ortadoğu’da var olan belirsizlikleri ciddi anlamda artıracak, yeni yeni normalleşmeye başlayan süreci sil başa alacak bir darbe girişimi olacaktır.”

Affedersiniz, ne “normalleşmesi”?

Ne “kazanımı”?

Ne “belirsizliği”?

Bugün dahi, ülkemiz içinde, PKK’lı teröristler askerimize, polisimize kurşun sıkmıyor mu?

Hâlâ bombalar patlatmıyor musunuz?

IŞİD imiş.

O da terörist, sen de teröristsin..

Ama koyun rakamları önümüze..

PKK bu ülkede 50 bin insanın ölümüne sebebiyet vermiş.

IŞİD’in Türkiye’de öldürdüğü insan sayısı, 300’ü, 400’ü geçmez..

Terörist ise..

İkiniz de teröristsiniz..

“Kim daha fazla zarar verdi” tartışmasında ise..

PKK’nın verdiği zararın büyüklüğü ortada..

O zaman, “IŞİD” diyerek, gözleri “PKK”dan uzaklaştırmanın ne manası var?

Ha PKK.. Ha IŞİD..

IŞİD’i bitireceğiz diye, PKK’ya eyvallah mı edeceğiz?

“Mal mal bakacaksınız” diyenlere, seyirci mi olacağız?

 

yeni akit

Google+ WhatsApp