Kısa vadeli hedefler

Kısa vadeli hedefler


Kısa vadeli hedefler

 

 

Kişisel gelişimci bir beyefendi üniversite öğrencilerine tavsiyelerde bulunuyor ve genç bireyleri hedef belirlemeye teşvik ediyor. Öğrenciler beyefendinin onayını alabilmek için hedeflerini bir bir sıralıyor ve kendilerini göstermeye çalışıyorlar. Konuşmacı ise bir elma alıp da bunu bin elmaya çıkaran kişilerin hayatlarından örnekler vererek çocuklara maddiyat odaklı bir bakış açısı pompalıyor…

Hedefi olmayan kişi rüzgârın önünde savrulan yaprak gibidir, elbette hedeflerimiz olmalıdır, olmak zorundadır. Ancak ölüm, ahiret, mahkeme-i kübra, cennet ve cehennemin varlığına inanan Müslüman nasıl olur da hedeflerini tek bir boyuta indirgeyebilir? Müslüman evlatları nasıl olur da bütün hedeflerini dünya üzerine kurar ve ahreti yok sayar? Anlamak mümkün değil.

Eğer inandığınızı iddia ediyorsanız hedeflerinizi tek bir boyuta indirgeyemezsiniz. Okul, arkadaş seçimi, boş vaktin değerlendirilmesi, iş hayatınızla ilgili hayalleriniz olabilir ama hiçbir eyleminiz Allah’ın iradesinden bağımsız değildir, her eyleminizde O’na tabisiniz. O yüzden hedeflerinizi oluştururken haram-helal çizgisine riayet etmek zorundasınız. Hedeflerinizi sadece para üzerine kurmayın, korkmayın aç kalmazsınız, Allah’ın arzı ihtiyaçlarınıza kâfidir. O yüzden mahrum kalma endişesi ile sebepleri kutsamaya kalkmayın. Her şey O’nun yetkisi ve etkisi dâhilinde.

Üniversite öğrencileri için hazırlanan kişisel gelişim seminerinde genç bireylerin geleceğe dair hedeflerini dinledim:

Okulumu bitirip başarılı bir mühendis olmak istiyorum.

Kardeşimle avukatlık bürosu açmak istiyorum.

Yurt dışına çıkmak ve eğitimimi orada tamamlamak istiyorum.

Peki, bu çocuklar evlenip yuva kurmayacaklar mı? Varoluşsal hedeflerine yönelik çaba göstermeyecekler mi? Aile efradı ile ilişkiler kurmayacaklar mı? Hayır hasenat çalışmalarında bulunmayacaklar mı? İlmi çalışmalara dâhil olmayacaklar mı? Genç bireylerin bütün hayalleri para ve kariyerden mi ibaret olacak? Bu çocukların İslam coğrafyasında yaşanan işgallerin, katliamların ve hakları ellerinden alınan masum insanların sorunlarını çözmeye yönelik hiçbir hayalleri olmayacak mı? Erdem, iyilikseverlik, dürüstlük, hakkaniyet, cihat ve ilmi değerler noktasında yol kat etmek gibi bir niyetleri yok mu geç bireylerin? Peki, bizler istikbali bu kimlik karmaşasına düşen, maddeperest ve şuursuz gençlere mi bırakacağız? Ne kadar vahim bir durum değil mi?

 

milli gazete

Google+ WhatsApp