Kimin onursuz olduğunu, 24 Haziran’da seçmen gösterecek!

Kimin onursuz olduğunu, 24 Haziran’da seçmen gösterecek!


Kimin onursuz olduğunu, 24 Haziran’da seçmen gösterecek!

 

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendi tabanındaki laikçileri teskin etmek için mi..

Yoksa, partisindeki yasakçıları susturmak için mi bilmiyorum..

Bir başörtülü hakime, günlerdir hakaret ediyor..

“İstifa et” diyor..

“Onursuz” diyor..

“İstifa etmezsen, ‘Onursuz’ demeye devam edeceğim” diyor..

Şımarıklığa bakar mısınız..

Küstahlığa bakar mısınız..

Ahlaksızlığa bakar mısınız..

5 yıl öncesine kadar...

Bu ülkenin üniversitelerinde.. Kamu kurumlarında.. 

Hatta ilahiyat fakültelerinde.. İmam hatip liselerinde..

Başörtü yasaktı..

CHP zihniyeti..

Muharrem İnce zihniyeti..

Kemal Kılıçdaroğlu zihniyeti..

Başörtülüleri hem kamu binalarına aldırtmıyorlar, hem de hakaret ediyorlardı..

“Cumhuriyet düşmanı” diyorlardı..

“Mürteci” diyorlardı..

“Gerici” diyorlardı..

“Örümcek kafalı” diyorlardı..

“Bölücü” diyorlardı..

Ne zaman ki..

Kıyafet tercihinin temel hak ve özgürlüklerden biri olduğu, CHP’lilerin itirazına rağmen hükümet tarafından kabul edildi..

Başörtülü hanımlar da, üniversitelerde okuma hakkını elde ettiler. 

Memuriyet hakkını elde ettiler. 

Avukatlık hakkını elde ettiler. 

Hakimlik hakkını elde ettiler..

CHP’liler kimi zaman Danıştay’a.. 

Kimi zaman Anayasa Mahkemesi’ne gidip, “Başörtülü kadın cumhuriyet düşmanıdır. Kamuda başörtülüye izin verilemez. Yapılan düzenleme iptal edilsin. Başörtülüler üniversiteye alınmasın. Memuriyet yapamasınlar” dediler..

Bu talepler, bu dilekçeler, bu isteklere karşı verilen kararlar önümüzde duruyor.

Mahkeme arşivlerinde duruyor.

Resmi Gazete o skandal kararların metinleri duruyor..

Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesinde, CHP’li 110 milletvekilinin imzası ile açılan iptal davasında verilen karar duruyor.. O karardaki “Başörtü yasak olmaktan çıkarılamaz” ifadesi duruyor..

Danıştay’ın internet sitesindeki başörtünün üniversitelerde, liselerde yasak olması gerektiğine dair kararlar duruyor.

CHP’li Mahmut Tanal’ların, kamu kurumlarında başörtü serbest bırakıldığında.. Çok değil.. 4.5 yıl önce Danıştay’da dava açtığına ve yürütmenin acilen durdurulması gerektiği, başörtünün kamuda kesinlikle yasak olması gerektiğine ilişkin dilekçesi orda duruyor..

O Mahmut Tanal’lar, öbürsü gün gideceğimiz seçimde, yine CHP listesinden milletvekili adayı gösteriliyor.. 

Tüm bu gerçeklere rağmen..

Kemal Kılıçdaroğlu çıkıyor..

Dün hem hakkını gaspedip, hem de hakaret ettikleri başörtülü kadınlara..

Şimdi hakkını gaspedecek güçleri kalmadığı için..

“Onursuz” diyerek, hakaret ediyor..

Başörtülü hakime “Onursuz” diyerek, tüm dindar insanları tahkir etme niyetiniortaya koyuyor..

Bir gün söylüyor..

İkinci gün söylüyor..

Üçüncü gün tekrar söylüyor..

Kimse de çıkıp, “Yetti gayri.. Onursuz kim, gel de gösterelim sana” diyerek..

Anayasa Mahkemesi’ne, 2008 yılında CHP’li 110 milletvekilinin imzasını taşıyan dilekçe ile açılan iptal davasının dilekçesini, o dilekçedeki “başörtü yasak olmalıdır” ifadesini göstermiyor..

CHP milletvekili Mahmut Tanal’ın, Danıştay’a verdiği dilekçedeki “Başörtü cumhuriyet karşıtlığıdır. İzin verilemez” ifadelerini göstermiyor.

“Onursuz kim” biliyor musun, Kemal efendi..

Ben sana anlatayım..

Başörtüyü bıraktık.. 

Peruk takan üniversiteli öğrenciyi bile fakülte kapısından geri çeviren, senin partinden milletvekili olan ahlaksızlar var ya..

Daha düne kadar milletvekili yaptığın başörtü karşıtları var ya.. Nur Serter’ler, Necla Arat’lar var ya..

İşte onlardır..

Bu ülkede, başörtülü insanları, memuriyetten attırmak isteyen.. Bunun için Danıştay’da dava açan Mahmut Tanal var ya..

O ve onun kafasındakilerdir..

Anayasa’da değişiklik yapılıp..

“Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğretim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” diye madde eklendiğinde..

“Bu ifadeden kasıt, üniversitelerde başörtü serbestliği getirmektir.. Böyle bir serbestliğe izin veremeyiz” diyenlerdir..

Tıp fakültesinin 6. sınıfına gelmiş başörtülü öğrenciyi, sınav salonundan çıkartanlardır..

Liseleri bir kenara bıraktık..

Açık lise öğrencilerinin bile başındaki örtüye karışanlardır..

İş hayatına atılmış, yaşını başını almış kadınların, bir yandan da açık öğretime devam etmek istediklerinde, onları imtihan salonuna almayanlardır..

Belediye meclislerine iki tane başörtülü bayan seçildiğinde..

Cumhuriyet krizi çıkartıp, onları zorla istifa ettirenlerdir..

Üniversiteyi, kamu kurumlarını bir kenara bıraktık.. Hastaneye tedavi için gelen 70 yaşındaki kadının başındaki örtüye karışanlar, o çıkartılmadan hastaneye alınmayacağını söyleyenler ve onlara bu ahlaksızlığı yapması için zemin hazırlayanlardır..

“Onursuz”muş..

Onursuzların kim olduğunu, bu millet biliyor..

24 Haziran’da da, sandıkta kullanacağı oy ile, bunu bir defa daha gösterecek..

Danıştay’ın, Anayasa Mahkemesinin..

Bugün dahi hâlâ bu yüksek mahkemelerin üyesi olarak görev yapan..

Düne kadar attıkları imzalarla, “Başörtü serbest bırakılamaz” diye oy kullananlar hiçbir soruşturma geçirmeden mesailerini sürdürür iken..

“Affedersiniz.. Sizler, bu ülkede kadınların temel hak ve özgürlüklerini kısıtlamak için yıllarca zalimce kararlara imza attınız.. Buyrun, ya emekli olun ya da açılacak soruşturmalara katlanın” denilmesi gerekenlere, eyvallah edilir iken..

Bir tane başörtülü hakime, durup durup “Onursuz” diyenler..

Kimin onursuz olduğunu, seçmenin 24 Haziran kararı ile görecekler..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp