Kategori : Kavramlar ve Tefsir

KUR’ÂN’DA SADAKA VE FAİZ

KUR’ÂN’DA SADAKA VE FAİZ

Sadaka, ihtiyaçlılara yapılan karşılıksız yardımdır. Faiz ise ihtiyaçlılara verilen borçtan elde edilen gelirdir. İhtiyacı olmayan, faizli borç almaz. Sadaka, ihtiyaçlıları ve sosyal yapıyı rahatlatır. Faiz ise ihtiyaçlıları daha kötü duruma sokar ve

Allah’ın ipine yapışmak

Allah’ın ipine yapışmak

“Ve topluca yapışın Allah’ın ipine, parçalanmayın! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın!” (Âli İmran, 103) Ayetteki “habl” kelimesinin Türkçedeki karşılığı “halat” ya da Anadolu’da “urgan” denilen kalın ve örgü ip.

Akılsızlık Haramdır

Akılsızlık Haramdır

İbadetler kendilerinin amacı değil, bilakis daha yüksek bir amaca hizmet eden araçlardır. Bu, şunu gösterir: İbadetleri tek başına kendilerinin amacı ilan ettiğimizde, onları öldürürüz. Mesela Kur’an’a göre namazın amacı, insanı kötülükten alıkoymasıdır. Orucun amacı ise insanı “takva”ya, yani

MUSTAFA İSLAMOĞLU HOCAYA İTİBAR SUİKASTI

MUSTAFA İSLAMOĞLU HOCAYA İTİBAR SUİKASTI

Değer üretemeyenler ya değerleri tüketirler yâda değersizliğe değer atfedip kanmanın yolunu seçerler. Mecburiyet, boyunlarındaki yük, borçluluk hissi, ne oldum belası, benim de bir sözüm olmalı ve dinin sahibi olarak kendilerini görmeleri

Akılsızlık Haramdır

Akılsızlık Haramdır

Mesela Kur’an’a göre namazın amacı, insanı kötülükten alıkoymasıdır. Orucun amacı ise insanı “takva”ya, yani “sorumluluk bilincine” ulaştırmasıdır. Dolayısıyla eğer ibadetler bizi daha merhametli, daha akıllı, daha iradeli, daha şefkatli, daha iyi, daha insan, daha

Peygamberimizi sevmek (3)

Peygamberimizi sevmek (3)

Mekke’nin tescilli müşrikleri de kendilerinden önce helak oluncaya kadar inkarda direnen kafir kavimler gibi “Bize bir melek gönderilmeli değil miydi?” diyen sınıfa dahil oldular. Kur’an’ın haber verdiğine göre, Rasulullah’ı kastederek “Bu nasıl peygamber!” diyorlardı, “yiyip-içiyor ve çarşılarda geziyor”

Peygamberimizi sevmek (2)

Peygamberimizi sevmek (2)

Medine civarındaki kabilelerden biri, içlerinden yeni Müslüman olanlar için İslam’ı öğretecek bir muallim kadrosu istemektedir. Allah Rasûlü, öz elleriyle yetiştirdiği seçkin öğretmen kadrosu arasından 6 kişilik bir ekibi gönderir. Kafile bir subaşında mola verince haince bir saldırıya uğrar. Saldıran

Peygamberimizi Sevmek (1)

Peygamberimizi Sevmek (1)

Onlar “Peygamber, müminlere kendi öz canlarından daha önceliklidir” ayetinin ilk muhatabıydılar. Onlar, “De ki: Sizden bu çabam karşılığında bir ücret istemiyorum; istediğim tek şey içinde yakınlık olan bir sevgidir” ayetinin ilk muhatabıydılar. Ayetin anahtarı,

‘Kul’

‘Kul’

Kul olmak, kulun Rabbine karşı daima tezellül içinde olmasını gerektirir. İnsan Rabbine karşı edepli olmalı, haddini aşmamalı, O’nu daima yüceltmeli, O’nu sena etmeli ve O’na kulluk yapmalıdır. KUL ‘Abd’ kelimesi kul demektir ve Kur’an’ın anahtar kelimelerinden biridir. Zira ‘kul’ kavramı, zorunlu olarak

Hayat Hicret’tir

Hayat Hicret’tir

Yokluk, hicretin sıfır noktasıydı. Her şey hicretle başladı. Varoluş bir hicret oldu. Yokluktan varlığa, “adem”den “bu dem”e hicret. Hicret, ilahi rububiyyetin kaçınılmaz sonucuydu. Zira terbiye, kalıp olarak basitten mürekkebe, ilkellikten olgunluğa, noksanlıktan

Türk-İslam sentezi nedir?

Türk-İslam sentezi nedir?

İslâm Allah’ın bütün kullarını kapsayan dünya görüşü (akidesi) ve hayat tarzının adıdır. İnsanlar arasında tedavül edegelen bütün güzel, iyi bilinen örfü sahiplenmektedir. ‘Emr-i Bi’l Ma’ruf’ ifadesinin anlamı budur. Bu itibarla İslâm herhangi bir kavmin olmadığı gibi, Arab kavminin de

Para Dîni

Para Dîni

“(Mal, mülk ve servette) çoklukla övünmek, sizi tutkuyla oyalayıp kendinizden geçirdi. Öyle ki (bu), mezarı ziyâretinize (kabre gidişinize) kadar sürdü” (Tekâsür 1-2). Para, dünyeviliğin simgesidir ve târih boyunca insanlar, “para” ile ifâdesini bulan “mal çoğaltma

Sünnetullah ya da İlahi Tutarlılık

Sünnetullah ya da İlahi Tutarlılık

Rabbimizin Sırat-I Müstakim Üzere Olduğundan Ve Takva İle Yani Sorumluluk Bilinciyle Davrandığından Kaç Müslümanın Haberi Var? Allah tasavvurumuzu Kur’an’a arz etmek Yüceler yücesi Rabbimiz, vahyi ile bizi sırat-ı müstakime, yani “dosdoğru yol”a çağırır, değil mi?! Peki, kâinatın tek efendisi olan