Karanlık iş: 1987 oldu 1981, Elazığ oldu Malatya!

Karanlık iş: 1987 oldu 1981, Elazığ oldu Malatya!


Karanlık iş: 1987 oldu 1981, Elazığ oldu Malatya!

 

 

“Siz önce aynaya bakın” diye yazdığında..

“Erdoğan’a soruyorum Ramazan Toprak kim?” diye başlayıp..

Sonra Ramazan Toprak’ın AK Parti milletvekili olduğunu hatırlatıp, 

“12 Eylül 1980 askeri darbe döneminde…

Genelkurmay Başkanlığı’nda askeri savcı olarak görev yaptı.

Malatya 2. Ordu Komutanlığı Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nde görev yaptı..” diye yazdığında..

Ramazan Toprak hemen aynı gün Akit’e konuşup, açıkladı: “Ben 12 Eylül’de hukuk fakültesi öğrencisiydim”.

Hukukta öğrenci olan bir kişiye bakın karanlık odanın başındaki Soner Yalçın isimli zat, o yazısında hangi iftirayı atıyordu:

“12 Eylül’ün savcısı Ramazan Toprak’ın görev yaptığı Malatya’dan tek örnek vereyim:

Malatya Doğanşehir’de MHP’li Cengiz Baktemur tetiği çektiğinde aslında 17 yaşındaydı.”

İlk gün, atılan iftirayı yazmak vardı ama..

“Ramazan Toprak gerçekleri anlatmış, karanlık oda ve sahibi Fransa’ya kaçan Sözcü’nün yazarı bir özür diler, olay kapanır” diye düşündüm, üzerine gitmedim..

“Siz CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer’in babasının işkenceciliğini ifşa ederseniz, biz de sizin milletvekilinizin 12 Eylül darbesindeki askeri hakimliğini yazarız” heyecanı ile, vahim bir hata yapmışlar, düzeltirler, kamuoyu da gerçeği öğrenir dedik, es geçtik..

Ama görmemek ne mümkün?

Ramazan Toprak’ın Akit’teki açıklamasına rağmen, televizyonlarda aynı palavralar. Gazete köşelerinde aynı yalanlar..

Ve en nihayet, yazının sahibi de, “özür” dileyeceğine..

Dün bir daha, utanmazca yalanları sürdürünce..

Artık konuya girmek şart oldu.

Ramazan Toprak 12 Eylül döneminde kendisinin Hukuk’ta öğrenci olduğunu açıkladı ama..

Ben bir daha test edeyim dedim..

Resmi gazeteyi açtım..

25 Temmuz 1987’de 2. Ordu komutanlığına (Malatya) atanmış Ramazan Toprak.

İfade de şöyle:

“M.S.B.As.Ad.Işl.Bşk.lığı  emrinden  (Staj),  Hak.Tğm.,  Ramazan TOPRAK, NİĞDE,  986-Yd-2,   1986, 2 nci Or.K.lığı   As.Mah.Hak.Yrd.lığına”

Yani, Ramazan Toprak askeri mahkeme hakim yardımcılığı yapmış, yapmış ama..

Malatya’ya gelmiş, gelmiş ama..

1987 yılında gelmiş..

Peki, eski Mao’cu, MHP düşmanı, ülkücü düşmanı Soner Yalçın’ın yazısında bahse geçen ve yaş değişikliği yapılarak idam edilen MHP’li Cengiz Baktemur ne zaman yargılanmış?

1980 darbesinin hemen ardından.

Ne zaman ceza verilmiş? 1981 yılında. 

Ne zaman idam edilmiş? 1982 yılında..

Eee?

1982 yılında hukuk fakültesi üçüncü sınıfta olan, Malatya’ya da 1987’de atanan Ramazan Toprak, 1981 yılında verilen bu idam kararının neresinde olabilir?

Hiçbir yerinde..

Daha ötesini söyleyeyim..

Solcuların, işkenceci oğlu Tunç Soyer’i savunalım derken, düştükleri acziyeti aktarayım..

“Ramazan Toprak Malatya’da askeri mahkemede görev yapmış” diye bir bilgi gelince.

Hemen arama tuşuna basıp, Malatya’da idam edilen MHP’li genci bulanlar.

Sonra da.. 

“MHP’li gence atfedilen suç Malatya’da.. Ramazan Toprak da askeri mahkeme olarak Malatya’da görev yapmış. O zaman, o idam kararında Ramazan Toprak’ın imzası vardır” diye diye akıl yürütmüşler.

Pardon, akılsızlığa imza atmışlar..

1981’deki kararı, 1987’de Malatya’ya gelen bir hakime verdirmişler..

Zaman mefhumunu gözardı etmişler.

Ama daha vahimi, MHP’li gence isnat edilen olay, Malatya’da yaşanmış ise de..

Yargılamayı Elazığ Sıkıyönetim Mahkemesi yapmış..

Elazığ Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 11.5.1981 tarih ve Sayı 980/ 7863, Esas 980/436, Karar 981/179 sayılı hükmü ile ceza verilmiş..

 Karanlık odanın Soner’i, her askeri mahkemeyi, Sıkıyönetim mahkemesi zannettiği için, bakmış Ramazan Toprak Askeri mahkemeye atanmış.. Atlamış üstüne.. “Malatya’daki idamı da, olsa olsa Malatya askeri mahkemesi vermiştir” diye..

“İdam kararını Ramazan Toprak verdi” demiş, işi bitirmiş..

İlk gün yazdığını bir hata olarak geçiştirsek bile..

Bir de dün, “Bu da kapak olsun” deyince..

Artık karanlık iş, hepten tescillenmiş oldu..

“Neymiş ki, kapak olacak?” dedim, okudum..

Şu imiş:

“TBMM Genel Kurulunda gündem dışı söz alan MHP milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, ‘Siz önce aynaya bakın’ yazımda adı geçen AKP kurucusu ve eski milletvekili Ramazan Toprak ile ilgili konuştu. Beni yalan yazmakla itham etti! Yazık.”

Dikkatle okuyoruz, acaba bildiklerimizin, küçük bir araştırma ile, herkesin ulaşabileceği bilgilerin neresi yalan diye..

Uzun uzun hikaye anlatıyor..

“Toprak yalancıdır.. AK Parti’yi kandırmıştır.”

“Boşver kandırdı-kandırmadı muhabbetini. Sen Cengiz Baktemur’un idam kararında Ramazan Toprak’ın dahlini yaz” diyorum, devam ediyorum okumaya..

“Haydi kararda imzası olmasın. Aynı tarihte o mahkemede görev yaptığını yaz”diyorum, devam ediyorum okumaya..

Yok.

Ya ne var?

TBMM’de Milli Savunma Komisyonuna nasıl seçildiği, sonra nasıl istifa ettiği vesair uzun hikayeler..

Tartışmamız bu mu?

Değil.

Tartışma ne?

Tunç Soyer’in babası askeri savcı, işkenceci..

Karanlıkçılar da diyorlar ki, “Tunç’un babası ile sınırlı değil, AK Parti’de milletvekili de var.”

“Buyur söyle” diyoruz.

“Ramazan Toprak” diyor. “Cengiz Baktemur’un idamında imzası var” diyor.

Sonra dönüyor, 1980’deki olayı anlatacağına, 2005’teki olaylardan bahsediyor..

Ve nihayet sadede geliyor:

“Meğer yazımda bilgileri çarpıtmışım! Ramazan Toprak’ın 01.01.1960 doğumlu olduğunu bilmiyormuşum! Çocuk musunuz siz? Bu bilgiye bu çağda ulaşmak çok mu zor? Bu kadar mı kolay kandırılıyorsunuz?

12 Eylül hukuku deyince salt 12 Eylül 1980 günü görev yapanları mı anlıyorsunuz? 12 Eylül yargılamaları yıllarca sürdü. Ramazan Toprak, 12 Eylül dönemi savcısıdır; eli kanlıdır…”

“İlk gün hata etti” dedik es geçtik..

Ama Mao eskisinin geldiği hale bakın..

12 Eylül, öyle bir anda olup bitmemiş..

Eeee? 

Ne olmuş peki?

Yıllarca sürmüş..

İyi de, be adam, verdiğin somut isim var.

O isim, 1981’de idama mahkum olmuş. 1982’de de idam edilmiş. O kararda, Ramazan Toprak’ın imzasını göstersene.

Haydi imzadan geçelim, 1981 veya 1982’de, idam kararı veren mahkemede Ramazan Toprak’ın hakimlik yaptığını göstersene.

Yok..

Bir defa daha tescilleniyor, “Solcular, köşeye sıkıştılar mı.. Etrafa çamur atar, kaçarlar!”

 

yeni akit

Google+ WhatsApp