Karambol...

Karambol...


Karambol...

 

Beyaz Saray’ın iki tombul paragrafla Suriye’de Türkiye’nin önünden çekildiğini açıklamasının ardından iki cin fikir tezahür etti...

Bir, “Kasım ayındaki görüşmeye bakmak lazım. Asıl o görüşmede her şey belli olacak” diyenler.. Ankara hükümetine puan yazmasın için topu Kasım’a kadar açıp, ABD ve NATO’dan, hatta onların içinde belli mahfillerden ‘medet ummaya devam edin’ mesajı verenler...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

S-400’ler bu konuda örnek vakadır, aynısını yapmışlardı. Her aşamasında, “Ama şuna da bakmak lazım, bu olunca ne olacak, başka ülkelere göndereceğiz, yaptırımlar geliyor, mahvolacağız” diyerek yüzlerini Amerika’ya döndüler. Şimdi Amerika onlardan yüzünü çeviriyor. Umutlarını kaybetmiyorlar, ekmekleri odur...

***

İki, “Amerika bu açıklamayı yaptı ama bakın DAEŞ’i Türkiye’ye yıktı”cılar. Yaşanan vakayı bu kadar uzun atlamak bize özel bir durum. ABD sınırınızdaydı. Devlet kuruyordu. Karşısına ordunuzu diktiniz. Ve geri bastı! Çekiliyor. Ve bunu bölgenin, Batı’nın çok nâmüsait şartları altında başardınız. Yendiniz! Ne DAEŞ’i artık?!

Yengisinden kaçan bir bunlardır.

Ağır travmalarda beyin olay anına ilişkin hatıraları kapatır. “Koskoca” Amerika sizin karşınızdan çekiliyor bunu görmeyi reddediyorsanız, travmanız Amerika kaybettiği içindir...

Mamafih, şu notu düşenleri kayıralım; Suriye krizinin başından bu yana Türkiye’ye bölgedeki radikal grupları desteklediği iftirasını attılar. İçerideki urlarla da işbirliği yaptılar. Şimdi Türkiye’nin DAEŞ ile mücadelesinde en ufak ve masum aksamada aynı çamuru hemen atacaklardır. Bunu söylemek ayrıdır ABD-PKK/YPG yenilgisine körleşmek, İsrail’in paniğini ıskalamak farklıdır!

Türkiye’nin oturduğu adresin doğası bu; tuzaklarla yürüyeceğiz. Daha Erdoğan-Trump görüşmesinin gerçekleşeceği zaman Büyükelçilik hesabından FETÖ beğenenler çıkıyorsa, önümüzdeki günlerde ABD-İsrail destekli pislikler çok çıkacaktır.

***

Yine de işin sadedi burası değil...

Şudur; Dört ülkeyi bölerek bir terör koridoru kurmaya, hormonlu bir ‘devletsi’ kurmaya yönelik en az 50 yıllık ABD-İsrail planı en ağır yaralarından birini almış oldu...

Harekât hedeflerine tam ulaştığında, Ankara’nın Ortadoğu ve bağlı coğrafyalarında kurmak istediği ‘stratejik öbekler’ hem kendi içlerinde hem diğerleriyle tutunduğunda bu iki ülkenin onlarca yıllık kazanımları sıfıra inecektir...

Örneğin Beyaz Saray açıklamasından sonra ve ordumuzun süngü bilediği anlarda Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın İsrail medyası tarafından dünyaya duyurulan, “ABD’nin Suriye’den çekilmesi Yahudi devleti için kâbustur” sözlerini anlıyoruz. Mesele budur, yavrularını koruyorlar.

İsrail ve Amerika’daki uzantıları, çekilmenin İran’ın buradaki etkinliğini artıracağına inanıyorlar. Üstelik medet umacakları tek kapı Türkiye artık duvar! Bizdeki muhalefetin İsrail’le Mısır’la ‘eski güzel günlere’ dönün çığırtkanlığı ta oralardan harlanıyor...

***

Stratejik peyzajın çok özeti;

Harekât, bölge devletlerinin ihtilaflarını kendi inisiyatifleriyle çözmek konusundaki tereddütlerine baskı yapacaktır.

Körfez çözülecektir. S. Arabistan ve BAE siyaseten teslim olacaktır. İran’ın gücü artacaktır. Mısır’daki dalgalanmalar Kahire’yi zorlayacak yüksekliğe erişebilir. ABD’nin çekilmesi İsrail’i Rusya’ya yanaştırabilir. Putin önce Bağdat’a ardından Riyad’a gidiyor. Önemlidir.

Çekilme büyük boşluk yaratacak. Bu, aynı zamanda vakumdur. Buna direnebilecek, hayır, yönetebilecek tek güç Türkiye’dir. Ankara-Moskova ilişkileri için de yeni sınavdır. ABD-Türkiye gerilimi Rusya’yı hareketsiz kalmaya teşvik ediyordu. Şimdi ABD havlu attı. Erdoğan ve Putin’in ‘sonrasını’ düşündükleri hissediliyor. Ama tahkim edilmelidir.

***

Peki, Başkan Trump’ın Güvenli Bölge ve Türkiye’nin harekâtını kabullenen resmi açıklamasından sonra, “Türkiye sınırı aştığını düşündüğüm bir şey yaparsa, ekonomisini yerle bir ederim” yükselmesi ne?

Hiç boşa öfkelenip, yorulmayın...

Trump bunları söylemek zorunda. İki yere konuşuyor; birincisi içeriye. Amerikan devletinin nasıl lime lime olduğunu, her kafadan ayrı ses çıktığını, dağıldıklarını gördük. Seçim arifesinde bu gazı almaya mecbur. Çünkü -çoğu lobi destekli- medya üzerinden kamuoyuna yansıyor ve yetmezmiş gibi azil süreci de kör testere gibi çalışıyor.

İkincisi, İsrail’e, PKK/YPG/PYD’ye konuşuyor! “Öldünüz ama paranızı verdik” veya “zaten saçma bir savaştı” sözleri, bu örgütleri kudurtmuş durumda. Böylece “hâlâ birlikteyiz” mesajı veriyor. Bu terör örgütleri tarihlerindeki en ağır yenilgi ve aşağılama ile yüz yüzeler. Bunu zaten hak ediyorlar ama beteri de gelmek üzere!

***

Devletin zaman mefhumu ve üslubu kendine özeldir. Bu tecrübede iyi gördük; sinir bozucu bir soğukkanlılıkla bölgeyi ve küresel ilgilileri -kendi kamuoyunun sabırsızlıklarına ve eleştirilerine rağmen- istediği kıvama getirip bağladı.

Suriye krizinde taraf/adı geçen ne kadar ülke var ise sinmiş durumda. Sızlanan çok ama kimse kıpırdayamıyor.

Tam karambol.

Vurun.

Gol olsun.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp