Kalpler birbirinden ne zaman uzaklaşır?

Kalpler birbirinden ne zaman uzaklaşır?


Kalpler birbirinden ne zaman uzaklaşır?

 

 

Rivayete göre âlimlerden biri talebeleriyle Basra kıyısında gezerken kavga eden bir aileye rastlamış. Talebelerine dönmüş ve insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırır diye sormuş. Talebelerden biri sükûnetimizi kaybettiğimiz için olabilir mi diye sormuş. Âlim zat talebesinin yüzüne bakmış ve tebessüm etmiş… Sonra peki öfkelendiğimiz kişi yakınımızda iken neden bağırmaya ihtiyaç duyarız, bu kişiye yumuşak bir ses tonu ile seslendiğimizde bizi duyabilecekken neden bağırarak konuşuruz deyince talebeleri âlim zatın yüzüne bakmış ve bunu siz daha iyi açıklayabilirsiniz efendim demişler. Âlim kişi talebelerine dönmüş ve konuya şöyle açıklık getirmiş: İki kişi öfkelendiklerinde kalpleri birbirlerinden o kadar uzaklaşır ki, aradaki mesafe onların birbirlerini görmelerine engel olur. Uzak mesafeden seslerini birbirlerine duyurabilmek için bağırırlar. Öfkeleri arttıkça kalpleri uzaklaşır ve seslerini daha fazla yükseltmek zorunda hissederler. Eğer fertler birbirlerini severlerse kalpleri yakınlaşır ve sakin şekilde konuşarak seslerini duyurabilirler. Birbirlerini çok seven kişilerin ise fısıltı halinde konuşmaları dahi yeterlidir. Bu kişilerin kalpleri birbirlerine o kadar yakınlaşır ki, bazen beden dilleriyle de anlaşabilecek hale gelirler. Gündelik hayatta bunun yansımaları ile sık sık karşılaşırız. Sevdiğimiz insanlarla konuşurken söz kalbin bütün güzelliklerini yansıtır ve yumuşak, sevecen, sıcak bir ifade ile yaklaşırız. Kalpler birbirine yakınlaştıkça fertler arasında kurulan bağ kuvvetlenir ve bu kişiler birbirlerinden güç almaya başlarlar. İslam kardeşliğinde ise onlarca kalp tek bir hedef ekseninde birleşir ve sevgi okyanusuna doğru akmaya başlar. Artık dil susmuş, ayak yürümez, göz görmez hale gelmiştir. Konuşan, hareket eden ve sevgiyi dillendiren sadece kalptir. Kontrolden çıkmış öfke hedefini bilmeyen bir silah gibidir. Bu silahın hedefinde olan değerler ise yavaş yavaş zayıflayarak yerini kin ve nefrete bırakır. Ne acı değil mi?

 

 

 

milli gazete

Google+ WhatsApp