Kalp

Kalp


Kalp

 

 

Kurşundan sözler yağar üzerimize… Böyle durumlarda acıyla tanışır ve acıyla yüzleşmeye çalışırız. Sağnak sağnak yağan kurşunlardan kurtulma imkânı bulamaz ve kendimize bir sığınak hazırlayıp buraya taşınırız. Sözler bedenimize değil kalbimize çarpmakta ve kalbimizi ağrıtmaktadır. Kalp ağrısı ise beden ağrısı ile kıyaslanamayacak kadar ağırdır.

Biliyorsunuz kalbin iletişimi madde ile değil mana iledir. Bu yönüyle kalp bir kg et parçasından oluşan nesne değildir. O tahayyül edemeyeceğimiz kadar büyük bir değerdir. Kalp dağlara taşlara sığmayan sevgiyi bağrında taşımakta ve bütün insanlığa üleştirmektedir.

Kalp şefkatin evidir

Kalp vicdanın evidir

Kalp umudun evidir

Kalp erdem ve iyilikseverliğin evidir

Kalple aklın ilişkisi öteden beri tartışılan bir konudur. Fakat kalbin kendine has bir aklı vardır ki, bu somut akıldan çok daha hassas ve duyarlıdır. Bir şeye karar verirken somut aklınızla hareket eder ve olayı enine boyun tartışırsınız. Bildiklerinizi ve bilmediklerinizi ortaya koyar, doğru olan ne ise ona tabi olmak istersiniz. Fakat kalbin aklı böyle bir şeye gereksinim duymaz, o kararını hemen verir evet ya da hayır der ve bazen somut aklın kabul edemeyeceği şeyleri de onaylar. Onun karar verebilmesi için bir kıpırtı bir ses bir hareket yeterlidir. Çünkü kalp vicdanla işbirliği halinde çalışır ve kararlarını bu doğrultuda verir.

Kalbin maddiyatla işi yoktur, onun baktığı pencere maddeye değil manaya açıktır. Sever, sevildiğini hisseder, hüzünlenir, şefkat duyar ve kararlarını kendi seçimine göre yapar. Kalp bir yerde duyguların aklıdır.

Tutum ve davranışlarımızın seyrini duygularımıza göre belirleriz. Duygularımız ise ilk sinyali kalpten alır. O yüzden duygularımızı dolayısıyla davranışlarımızı sergilerken aktif olan hep kalptir.

Bir davranışı ortaya koyarken aklımızla hareket ettiğimiz düşünürüz. Oysa davranışlarımızı yönlendiren şey kalptir. Aslında kalbimizde görür, kalbimizle duyar ve kalbimizle konuşuruz. O yüzden terapistler bir davranışı değiştirmeye karar verdiklerinde işe duygulardan başlar ve kişinin farkındalığını arttırmaya çalışırlar. Yani düşünceden önce duygulara vurgu yapar ve duygular üzerinden hareket ederler.

 

 

milli gazete

Google+ WhatsApp