Kalbin İmanla Buluşması

Kalbin İmanla Buluşması


Kalbin İmanla Buluşması

 

 

Peygamberimiz (s.a.v.) kalbini göstererek üç defa, “Takva buradadır!” buyurmuştur. Zira kalp insanı cennete ulaştıracak bütün değerlerin evidir. İman burada konaklar, şefkat ve merhamet burada üretilir, sevgi buradan çağıldar. O nedenle kültürümüzde kalp bir değer olarak görülmüş ve kalp kıranlar yerilmiştir. Unutmayın kırdığınız, örseleyip attığınız varlık Allah’ın sevgisini taşıyan bir değerdir.

Kalp insan için iki önemli işleve sahiptir. 1-Vücuda kanı pompalayarak insanı ayakta tutuyor. 2-Vicdanla işbirliği yaparak kişinin doğru kararlar vermesini sağlıyor. Fakat bunun için kalbin önce iman etmesi gerekir. İman eden bir kalp erdemlerin geliştiği ve hayat bulduğu bir kaptır aynı zamanda.

Resulullah şöyle buyurur: “İnsan bedeninde bir parça et vardır, o iyi olursa tüm azalar iyi olur, o bozuk olursa tüm azalar bozuk olur. Dikkat edin o kalptir” (Buhari, İman, 39.). Kalp insanın yaşamsal fonksiyonu, maddi ve manevi dinamiğidir. O nedenle kişinin ilk evvela kalbini imanla tanıştırıp arındırması gerekir.

Evrende hiçbir mekâna sığmayan muhabbetullah kalpte kendine yer buluyor. O yüzden dünya malına kıymet vermeyen salihler kalbe, “Beytullah, Allah’ın evi” demiş ve kalp kırmamaya özen göstermişlerdir. Onlar yolunda gitmeyen bir şey olduğunda tedaviye kalpten başlamış ve kalbi kötülüklerden arındırarak sukuta ulaşmışlardır.

Kalp yaşamsal bir değerdir. İnsanoğlunun peşinde koştuğu huzur ve mutluluk burada yani kalpte üretilir ve buradan yayılır. Kalp imanla buluşur ve tatmin olursa sahibini kemalata taşır ve onu insanlaştırır. Kemalat derecesine yükselen insan için yeis ve ümitsizliğe yer yoktur. Artık o zihnini meşgul edecek bütün vesveselerden arınmış ve Yaratıcısına teslimiyet göstermiştir. 

Kalp yüzünü Allah’a dönerek gelişir ve olgunlaşır. Bu nedenle kitabımız Kur’an’da, “Kalpler ancak Allah’ın zikriyle tatmin olur” (Rad Suresi, 28) buyrulmuştur. Kalp iman ve muhabbetullahla bulaşamadığında ise bunun yerini dünyevi hevesler, nefsanî dürtüler ve karanlık niyetler alır ki, bu durum mutsuzluk, umutsuzluğa ve ruhsal rahatsızlıklara davetiye çıkarır. Bir lahza mutluluk için çalmadık kapı bırakmayan kişiler her şeyin kalpte bittiğinin farkına varabilirlerse mutluluğa ulaşmakla kalmaz aynı zamanda bunu paylaşmayı da öğrenirler.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp