Kaçak göçmenler ve Batı sömürgeciliği

Kaçak göçmenler ve Batı sömürgeciliği


Kaçak göçmenler ve Batı sömürgeciliği

 

 

Müslümanlara yakışan, ötekilerde vicdan ve utanma duygusu varsa onları utandırması gereken bir haber:

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


“Florida’nın batı kıyısı üzerinden Meksika Körfezi’ne bağlantılı olan Tampa Körfezi bölgesinde yaşayan Müslüman halkın gözetim altında kamplarda tutulan göçmen çocuklara ev sahipliği yapmaya hazır olduğu ifade edildi. Tampa Körfez bölgesi İslam toplumu adına konuşan Ahmed Bedler, “Dini inancımız gençleri ve çocukları koruyup kollamaya çağrı yapar ve ailenin bir arada tutulmasının önemini vurgular” diyerek konuşmasında son Peygamber Hz. Muhammed’in hadislerinden örnekler verdi. Bedler, körfez bölgesinde yaşayan Müslümanların halen gözaltında tutulan 2300 çocuğa ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirtti. Çocuklar aileleriyle veya yakınlarıyla yeniden biraraya gelene kadar yüzlerce Müslüman ailenin onları evlerinde ağırlamak istediği aktarıldı. Bedler, hükümetten bu konuda herhangi bir mali destek beklemediklerini de beyan etti.”

ABD ve Avrupa yoksul bıraktıkları ve kendilerine uşaklık eden zalimleri başlarına diktikleri ülkelerden kendilerine göçmek isteyen açlara ve mazlumlara kapılarını sıkıca kapatıyorlar, bir şekilde sınırı geçmiş olanlara da köpeklerine ve balıklarına yapmadıkları muameleleri yapıyorlar.

Dünyaya, kendilerine ait olandan ibaret sandıkları medeniyeti getireceklerini iddia eden “tek dişi kalmış canavarlar”, kendilerinden özür dilemeleri gereken ve haklarının azıcığını da olsa geri vererek sefaletten kurtarabilecekleri insanlara zulmediyorlar.

Bakın bunlar neler yaptılar ve yapıyorlar:

Sömürgeci Avrupa ülkeleri Hindistan, Afrika ve Orta Asya ülkelerini silah zoruyla işgal ettiler (Rusya’ya da ayrı bir bahis açmak gerekiyor), bir yandan halkı dinlerinden döndürmek ve kültürlerinden uzaklaştırmak için çalışmalar yaparken diğer yandan asıl hedefleri olan sömürüyü gerçekleştirdiler. Kenya’nın kurucu devlet başkanı Jomo Kenyata, Batı ülkelerinin Afrika’da yaptıklarını şu veciz ifadesiyle dile getirmişti:

“Misyonerler Afrika’ya geldiğinde bizim topraklarımız onların İncilleri vardı. Dua edelim dediler. Gözlerimizi kapattık. Açtığımızda, bizim İncilimiz, onların toprakları vardı”.

Tarih boyunca kendisine ait olmayan coğrafyalar üzerinde sayısız savaş ve çatışmanın mimarı olan ABD’nin kanlı bir tarihi vardır. Kristof Kolomb’un 1492 tarihindeki keşfinden hemen sonra başlayan Kızılderili katliamı, yerli halkın tabi tutulduğu soykırımın adıdır. O tarihten 1886 yılına kadar süren katliamda, 70 milyon Kızılderili ortadan kaldırıldı. ABD’nin resmi devlet politikası olan Kızılderili soykırımında resmi makamları Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödemişti. Devlete ait binaların bodrumları, Kızılderili kafataslarıyla dolmuş taşmıştı. İlk biyolojik silah, Kızılderililer üzerinde uygulanmıştı. Sürgüne gönderilen Kızılderililere yardım olarak dağıtılan battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırılarak çok sayıda insanın öldürülmesi sağlanmıştı. Kızılderililerin açlıktan ölmesi için başlıca yiyecekleri olan bizonların toptan ölmesi de, soykırım yöntemlerinden biri olmuştu…

Avustralya ve Aborjinler ile devam edelim.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp