İzin verin geçsinler

İzin verin geçsinler


Çocukların kiminle evleneceğine, hangi mesleği seçeceğine, nerede ne yapacağına onlar adına karar veren anne-babalar farkında olmadan genç bireylerin kanatlarını kırıyor ve uçmalarına izin vermiyorlar. Çocuklar elbette anne-baba ile istişare yapmalı ve onların tecrübelerinden faydalanmalı ancak iradi özgürlüklerini kullanarak kendi seçimlerini de yapabilmelidirler. Fakat ne yazık ki toplumumuzda ebeveynler çocukların hata yapabileceklerini düşünüp iradelerini geliştirmelerine ve ayaklarının üzerinde durmalarına izin vermezler ve onların büyüdüklerini hiçbir şekilde kabul edemezler. Peki, bu durumda çocuk kendini nasıl geliştirecek? Neyin doğru neyin yanlış olduğuna nasıl karar verecek? Ebeveynler eğer geçit vermezlerse çocuklar hayatları ile ilgili konularda karar verme becerisi geliştiremez ve her zaman birine bağımlı olarak yaşarlar.

 

Bilindiği üzere yakın bir tarihte gençlerimiz üniversite sınavına girdiler ve gelecekle ilgili kararlarını yeniden gözden geçirdiler. Ancak ne yazık ki genç bireyler bu kritik süreçte kendi tercihleri ile anne-babanın talepleri arasında sıkışıp kaldılar. Bilirsiniz, anne-babanın hayalindeki çocuk her konuda “en” olmalı, iyi puanlar almalı, başarıdan başarıya koşmalı ve yüksek mevkilere gelebilmelidir. Baktığınızda son derece masum görünen bu yaklaşım anne-babanın kendi özlemleri, kendi beklentileri ve kendi rüyaları değil midir sizce? Anne-babalar çocuğun elde edeceği başarı üzerinden kendi takdir, onay gereksinimlerini karşılamaya çalışmıyorlar mı? Elbette çocukların başarılarında ebeveyninin büyük katkıları vardır olmalıdır da. Ancak çocuklar anne-babanın ulaşılamamış hayallerine kurban edilemez. Çocukların ebeveynleri ile güçlü bağları vardır fakat onlar aynı zamanda kendilerine özgü bireylerdir ve iradelerini kullanarak kendi seçimlerini yapmalıdırlar.

 

Üniversiteye hazırlanma sürecinde gençler anne-baba ve eğitimciler tarafından ağır baskıya maruz kalıyorlar. Kimse gence tercihini, geleceğe dair hedeflerinin ne olduğunu sormuyor, pragmatist bir yaklaşımla hareket edip onu belirledikleri hedefe adeta zorluyorlar. Anne-babalar genç bireylere yol açar ve kanatlarını çırparak ilerlemelerine imkân tanırlarsa, onlar kendi imkânları ile yola revan olacaklardır bundan emin olabilirsiniz. Aksi durumda ise her zaman birinin yönlendirmesine ihtiyaç duyacak ve bağımlı, güvensiz, yalnız ve edilgen fertler olarak hayatlarına devam etmek zorunda kalacaklar.

Google+ WhatsApp