İtham savaşı başladı

İtham savaşı başladı


İtham savaşı başladı

 

 

13 Haziran Perşembe günü Umman Körfezi’nde iki petrol tankerinde meydana gelen patlamanın saldırıdan kaynaklandığı konusunda güçlü bir kanaat oluşmuş durumda. Dünkü yazımızda da dikkat çektiğimiz üzere ABD saldırıdan dolayı İran’ı suçlamaya başladı. ABD aynı zamanda İran Devrim Muhafızları’nı Japonya’ya ait petrol tankerinden patlamamış mayınları temizlemeye çalışırken gösterdiğini ileri sürdüğü bir video da yayınladı. ABD bu videoyu olayın sabotajdan kaynaklandığına delil olarak gösterdiği gibi aynı zamanda buna dayanarak sabotajdan da İran’ı sorumlu tuttu. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo saldırıdan İran’ın sorumlu olduğunu iddia etti. İngiltere de olaydan dolayı İran’a yönelik suçlamada bulundu. ABD 12 Mayıs tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nin yine Umman Körfezi’ne bakan kıyısında yer alan Fuceyre limanına yakın bir noktada dört kargo gemisine yönelik saldırıdan da İran’ı sorumlu tutmuştu. 

Ancak İran, kendisine yöneltilen suçlamaları reddettiği gibi kendisinin Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinden sorumlu olduğunu, bu bölgede deniz nakliyatının tehlikeye girmesinden ise ABD ve İsrail’in sorumlu olduğunu iddia etti. 

İran parlamentosunun başkan yardımcısı Hüseyin Emir Abdüllahiyan, Körfez bölgesinde ve Umman Denizi’nde petrol nakliyatı güvenliğine yönelik tehditlerin artmasından ABD ve İsrail’in sorumlu olduğunu iddia etti. Abdüllahiyan bölgede deniz nakliyatı güvenliğiyle ilgili sorunun artmasında Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’in aptalca politikalarının önemli bir payının olduğu iddiasında bulundu. Abdüllahiyan twitter vasıtasıyla yaptığı açıklamada bölgedeki çıkarlarını ve istikrarı korumak için İran’ın bütün gücüyle çalışacağını ve ABD’yi politikalarından vazgeçmeye zorlayacağını ifade etti. 

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi de açıklamasında; “Biz boğazın (yani Hürmüz Boğazı’nın) güvenliğinden sorumluyuz. İki nakliye tankerinin mürettebatını mümkün olan en kısa zamanda kurtarmayı başardık. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun İran’a yönelik suçlamada bulunması üzüntü vericidir” dedi. Musevi, Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin İran’a ziyarette bulunduğu ve ülkenin en üst düzey yetkilileriyle görüşmeler yaptığı bir zamanda Japonya firmasına ait bir petrol tankerinin hedef alınmasının da alelade bir olay olmadığına dikkat çekti. 

Yorumcular olaydan dolayı İran ile ABD arasında bu itham savaşının bölgede gerginliğin daha da artmasına neden olacağına dikkat çekiyorlar. Fakat saldırıların arkasında kim olursa olsun Umman Denizi’nde, Hürmüz Boğazı’na yakın bölgelerde bir ay arayla iki önemli saldırının gerçekleştirilmiş olması bu bölgede petrol nakliyatının gerçekten riskli hale geldiğini ortaya koyan gelişmelerdir. 

Bir tarafta İran’ın bir yıl önce yaptığı, “bu bölgeden bizim petrolümüz çıkarılamazsa kimsenin petrolü çıkarılamaz” yönündeki tehditleri var ve ABD o tehditleri bugün İran’a yönelik ithamlarının dayanağı olarak kullanıyor. Bir yanda da İran’ı daha fazla köşeye sıkıştırmaya ve onu nükleer teknolojiyi kullanmaktan tamamen vazgeçmeye zorlayan, petrol fiyatlarının artışını da kendi hesabına değerlendiren ABD var. Umman Denizi’ndeki saldırıların arkasında kimin olduğunu kesin bir dille söylemeye yetecek deliller ise henüz mevcut değil. Bazılarına göre bu saldırılar İran’a karşı en azından güçlü bir psikolojik savaş ve medya savaşı yürütmek için gerekçeler oluşturmaya çalışan ABD’nin işi. Bazılarına göre de kendisine uygulanan ambargoyu zayıflatmaya çalışan ve “bizim petrolümüz çıkmazsa kimsenin petrolü çıkamaz” tehdidinde bulunan İran’ın işi. Ama şimdilik ortada bu işle ilgili hesabının olacağını düşünebileceğimiz üçüncü bir tarafı göremiyoruz. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp