İstişarede hayır vardır

İstişarede hayır vardır


İstişarede hayır vardır

 

 

Bir iş yapmaya karar verildiğinde ehil olan kişilerin görüşlerini almaya istişare denir. İstişare Resululah’ın sünnetidir. Hz. Peygamber işlerini sahabesi ile istişare eder ve ehil olan kişilerin düşüncelerine önem verirdi. İstişare bu anlamda bir bilgi ve tecrübe alışverişidir. Büyüklerimiz akıl akıldan üstündür sözü ile yapılacak işlerde ehil kişilerin görüşlerinin önemine işaret etmiştir. Unutmayalım, tecrübî bilgiler faydalı bir eser kadar değerlidir.

İslam kültüründe aile içi sorunlardan toplumsal meselelere kadar her konuda istişareye önem verilir. Bakın Rabbimiz bu konuda ne diyor: “Ve onlar Rablerine icabet ederler ve namazı kılarlar ve işlerini aralarında toplanıp istişare ederler ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler. (Şûra 38) Yüce Allah istişareyi müminlerin asli sorumlulukları arasında zikretmiştir. Buna göre iman müminin en büyük servetidir, namaz bu serveti ayakta tutan bir dinamiktir. İstişare ve içtimai ise ferdin kendisiyle ve toplumla uyumunu sağlayacak önemli bir değerdir. İman ve namaz müminleri manevi bir kulvarda birleştirir, istişare ve ortak akıl ise doğru kararlar almalarını sağlar.

İslam şu dört esasa büyük önem vermiştir; tevhit, adalet, istişare ve şûra… İstişare sadece siyasi, sosyal ve iktisadi konularda yapılmaz, kadim kültürümüzde asli meselelerden tutun da en küçük hadiselere kadar her konuda istişareye önem verilmiştir.

Medine’de nazil olan Ali İmran Sûresi 159 ayetinde Rabbimiz Hz. Peygamber’e hitaben Uhud Savaşı’nın ardından oldukça kritik bir vakitte ashabı ile istişare etmelerini kesin bir ifade ile emretmektedir.

“Allah’tan gelen rahmet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı yürekli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Bir hususta karar vereceğin zaman onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah’a tevekkül et. Kuşkusuz Allah kendisine tevekkül edenleri sever.”

Rabbimiz ebeveynlerinin istişare etmeleri durumunda anne sütü alan bebeğin sütten kesilebileceğini bildirir. “Eğer ana-baba aralarında istişare ederek ve anlaşarak sütten kesmek isterlerse kendilerine günah yoktur.” Ayet-i kerimede ailenin en önemli ferdi olan anne-babanın alacakları kararları istişare ederek almaları tavsiye ediliyor.

İslam kültüründe baskı ve dayatma zulüm kapsamında değerlendirilmiş, istişare ise önemli bir sorumluluk olarak görülmüştür. Fakat bugün modern kültürün çarkında öğütülen Müslümanlar istişareyi bir zayıflık olarak görüyor ve her şeyi ben bilirim, her konuda mahir bilgilere sahibim ve tek başına karar verebilirim anlayışı ile hareket ediyorlar. Oysa istişare aile kurumundan devlet müesseselerine kadar her alanda fayda getirecek ve doğru kararlar almamıza yardımcı olacak bir değerdir. O nedenle çocuklarımıza daha erken yaşlarda işlerini ehil olan kişilerle istişare ederek yapmalarını tavsiye etmeliyiz…

 

milli gazete

Google+ WhatsApp