İşte karşınızda Sülün Osman! Kazığı attı, bir de seyire açıyor!

İşte karşınızda Sülün Osman! Kazığı attı, bir de seyire açıyor!


Yalakalığa bakın..

Yağdanlığın zirve yaptığı ifadelere bakın..

“İstanbul’u 1453’te fetheden Fatih Sultan Mehmet’in 1480 yılında İtalyan ressam Gentile Bellini’ye yaptırdığı orijinal tablo, Londra’daki dünyaca ünlü Christie’s salonunda gerçekleştirilen müzayede ile satışa çıkarıldı.”

Bu ifadeler neyin girizgahı?

İstanbul’u 25 yıl sonra, Milli Görüş çizgisindeki bir belediye başkanından devralan, “depreme hazır yapılaşma, trafik, dar gelirlilere aş, halka ekmek ve süt dağıtma” ve daha İstanbul’un bir çok sorununa çözüm bulma vaadi ile seçmeni kandıran Sülün Osman zihniyetli bir belediye başkanına yapılacak yıkama yağlamanın girizgahı..

Adam belediye başkanı koltuğuna oturalı bir yıl olmuş..

Trafikte de, sel baskınlarında da, dargelirlinin ekonomik ihtiyaçlarını karşılamada da, düne göre küçücük bir iyileşmeyi boşverin, daha kötü bir duruma düşmüşüz..

Beyefendi aristokrat ya..

Kendi cebinden parasına kıyıp da alamadığı bir tabloyu..

Dar gelirlilere tahsis edeceğini ilan ettiği belediye bütçesinden 10 milyon lirayı aşacak bir parayı çıkartarak satın alıyor..

Yağdanlıklar da, bu rezaleti, halka “orjinal tablo”“dünyaca ünlü” tanımlamaları ile güzelleme ile sunuyor.

Sanki ellerinde bir laboratuvar var, orada test etmişler, “orjinal tablo” olduğunu kesinleştirmişler.. 

Sanki, “dünyaca ünlü” olmanın, objektif bir kriteri varmış, nereler ünlü imiş, nelere ünsüz imiş, bunlar resmen ilanı ediliyormuş gibi..

Ekrem İmamoğlu’nun rezil  satın almasını güzellemek için yapılan yalakalık, haberin sonrasında hepten tüy diken ifadelerle dolu:

“İBB, Başkan Ekrem İmamoğlu’nun talimatı üzerine, müzayedeye katıldı.”

Sanırsınız ki, başkan İmamoğlu’nun talimatı, Esenyurt’taki sel felaketinin bir daha yaşanmaması için verilmiş..

Sanırsınız ki talimat, Kadıköy’de iki itfaiye erimizin şehit olduğu tatbikattaki rezaletin bir daha yaşanmaması için verilmiş.

Sanıyorsunuz ki, koronavirüslü günlerde bir otobüste 60 kişinin tıklım tıklım dolduğu görüntülerin bir daha yaşanmaması için verilmiş..

Beyefendinin talimatı ne imiş?

Londra’daki müzayedeye katılmak..

Bunun için, İstanbul’da seçime girmeye, halktan bin bir yalan ile oy alıp, başkanlık koltuğuna oturmanıza gerek yok ki..

Bir mirasyedi olsanız..

Başkasının parasını yiyor iseniz..

Oturduğunuz yerden, o müzeyedeye katılma talimatını verebilirsiniz..

Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı da bu..

Ama beyefendinin pisliğinde, mavi boncuk bulacaklar ya..

İstanbul’u selin alıp götürdüğü günlerde, Londra’daki müzayedeyi takip ediyor, beyefendi..

Halka bedava ekmek ve süt dağıtma sözü ile oturduğu koltukta, dar gelirli vatandaşlar ne sütü, ne ekmeği bedava alıyor ama..

Londra’daki müzayedeler, dikkatle takip edilip, oraya para aktarılıyor..

Hem de nasıl bir süreçte?

Koronavirüslü bir süreçte..

Devam ediyor yalakalık:

“250 bin sterlin değer biçilerek artırıma çıkarılan tarihi tabloyu, kıran kırana bir yarışın ardından, 770 bin sterlinlik bedelle İBB aldı.”

Alkış.. Büyük alkış..

“Tarihi tablo” imiş..

“Kıran kırana bir yarış” imiş..

Sevsinler sizin yalakalığınızı..

Sevsinler sizin, paraları yarım metrekarelik çizimlere harcama israfınızı..

Hani bu rezaletin üstünü örteceklerine..

Bir de böyle yalakalık ile, savunmaları yok mu..

Gerçekten insana, “Pes” dedirtiyorlar..

Hani, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Halk Ekmek’in üretim kapasitesini artıran yeni makineleri, gidip satın alır..

Trafikte geçirdiğimiz vakti azaltacak yeni bir toplu ulaşım aracı ile ilgili bir bağlantı yapar..

Metro konusunda bir hizmete imza atar..

“Tarihi alım” dersiniz..

“Kıran kırana mücadele” dersiniz..

“Halkın sorunlarını çözmede büyük gayret” dersiniz..

Ulan hokkabazlar, belediyenin parasını, gidip Londra’da dünya emperyallerinin kasasına aktarmanın “kıran kırana”sı mı olur?

“250 bin sterlin” ile başlayan açık artırmada, 770 bin sterline alınan yarım metrekarelik boyalı bez için “kıran kırana yarış” mı olur?

Rezaletin yalakalığını yaparken, daha sonra “Bakın biz nasıl sizi savunmuştuk” diyebilmeleri için, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Başkan Danışmanı Murat Ongun’un ismini de habere yerleştirmişler..

O ne demiş?

“Tabloyu ilk etapta, tüm İstanbulluların görebilmesi için, Saraçhane’deki başkanlık binasında halka açacağız.”

Yaşa varol Sülün Osman..

Bu millete, bu kazığı da attın ya..

Yaşa varol..

Attığın kazığı bir de İstanbullulara seyir ettireceksin ya..

Gerçekten sen büyük adamsın..

“Bakın attığım kazığa.. Bu tabloya 10 milyon TL ödedim. Bakın bakın, karnınız doysun.. Yolunu yapmadığım hastanelere ulaşamadan ölenler olursa.. Baksınlar bu tabloya, şifa bulsunlar.. Çocuğuna süt alamayan İstanbullu varsa, baksın bu tabloya, çocuğunun ağzı süt dolsun..” dercesine..

Adam resmen, İstanbullu ile alay ediyor..

Fatih’in yazılı vasiyeti elimizde..

“Bu camiyi amacı dışında kullananlara Allah lanet etsin” diyor.

Fatih’in o vasiyetini ayağının altında çiğneyen, “Ayasofya’nın ibadete açılmasına ihtiyaç yok” diyen Belediye Başkanı..

Şimdi kalkmış, “Mutluyuz. Bellini’nin gerçekten önemli bir tablosunun, Fatih Sultan Mehmet’e ait bir tablonun yakıştığı yer, elbet İstanbul’dur. Yakışan; İstanbul halkının, hatta bütün dünyanın gelip, o muhteşem komutanı, padişahı görmek isteyeceği bir alanda ziyaret etmesidir” diyor..

İstanbullunun trafikte canı çıkıyor..

İstanbullu Avrupa’da olmayan teknik cihazlarla dolu Şehir Hastanesi’ne gidecek metroyu bekliyor..

İstanbullu, Halk Ekmek’teki üretilen hiçbir şeyin fiyatının, bir sene öncekinden % 40 fazla olmasını istemiyor..

İstanbullu, temizlenmeyen atık su borularının tıkanması sonucu yaşanan sel baskınlarında can vermek istemiyor.. 

Ama kime anlatacaksınız?

Ekrem, Londra’da kıran kırana artırmaya giriyor.. Halkın parasını, “tam bir mirasyedi savurgan” tiplemesinin yapacağı şekilde, harcıyor.. 

Bir de utanmadan..

İstanbulluya attığı kazığı, İstanbulluya seyrettirmenin hazırlığını yapıyor..

Hayırlı olsun, İstanbullular.. 

Hayırlı olsun Türkiye..

Size de hayırlı olsun, israfı güzellemeye kalkan Ekrem yalakaları..

Google+ WhatsApp