İstanbul’da ‘Kudüs’ ve ‘İkhwan’ üzerine iki toplantıdan..

İstanbul’da ‘Kudüs’ ve ‘İkhwan’ üzerine iki toplantıdan..


İstanbul’da ‘Kudüs’ ve ‘İkhwan’ üzerine iki toplantıdan..

 

 

31 Mart Cumartesi günü İstanbul-Esenler’de,  ‘Kudüs İçin Türkiye Âlimler Buluşması’konulu bir toplantı vardı. O toplantıdan bir gün önce, Gazze’de, topraklarının işgalci-sionist İsrail rejimi tarafından gasbedilmesi dolayısıyle  Gazze’li onbinlerce sivil-silahsız protestocuların üzerine, ‘yahudi devleti’ güçlerince  açılan ateş sonucu 17 kurban daha vermiştik ve 1700’den fazla yaralı.. Toplantı, ister istemez o katliâmın hüznünü de yansıtıyordu.

Emperyalist güçlerin tahakküm ettiği coğrafyalarda bir terör eylemi sonunda, 8-10 kişi hayattan çekilince, o saldırıya, haftalar- aylar boyu, bütün dünya kamuoyu ağlatılır.. Ama, Filistin’de sionist İsrail rejimi katliâm yapınca.. Dünyadan ses-soluk çıkmaz. Medenî -barbar dünyanın gerçeği, bu!.

Bu toplantıya gittiğimde Mehmed Görmez Hoca’nın da orada olduğunu gördüm. Proğram başlayıncaya kadar uzuunca bir sohbet imkânı oldu. Bu arada, Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan 3 bin kadar âlim’den ve onların içinde çok değerli şahsiyetlerin bulunduğundan söz etti ve onlarla lâyıkı şekilde ilgilenilemediğinden yakındı, haklı olarak..

***

Kur’an okunarak başlayan proğramda önce, teşrifat / protokol konuşmaları vardı.  Kudüs, Ürdün ve Filistin’den davetli ‘ulemâ’  ve sonra ve AK Parti m.vekillerinden -aynı zamanda Meclis’te Türkiye-Filistin Dostluk Grubu başkanı olan- Hasan Turan ve sonra da İstanbul Müftü Yard. Caner Akdemir konuştular. Caner Hoca, ‘Kudüs’e gittiğinde, o mekânlara sahib çıkmak açısından Yahudilerin bizden daha ciddî çalıştıklarını gördüğünü’  belirterek bir özeleştiri yaptı.

Filistin, Ürdün, Suriye ve Mısır gibi ‘bilâd-ı arab’dan, arab diyarlarından gelen bazı şahsiyetler ise, daha çok, ateşli ve güzel konuşmalarıyla dikkati çektiler yine.. Ama, bu konuşmaların, en azından ulemâ seviyesinde, sözden eyleme geçmekte genelde bir problemle karşılaştığı gözleniyor.

***

Toplantının ilk bölümünün son konuşmacısı Mehmed Görmez Hoca’ydı ve düşündürücü bir konuşma yaptı.. Görmez Hoca’nın konuşmasını özetlemeye elim varmasa da özetlemek gerekiyor:

‘İnsanın en büyük isyanının, ‘nisyan’dan /unutmak’tan geldiğini,  Allah’ı unuttuğumuz için, bizi kuşatan tehlikeleri unuttuğumuzu, bu gibi toplantıların bize unuttuklarımızı hatırlattığını, ve amma, zikreder ve hatırlar gibi yapmak şeklindeki unutkanlığın da en tehlikeli unutmak şekli ve de toplantılar yaparak, paneller düzenleyerek unutmadığımızı zannettiğimizin asıl büyük nisyan olduğunu’ belirten Görmez Hoca, Diyanet İşl. Başkanı’yken Kudüs’e gittiğinde, oradan da Gazze’ye gitmek istediğinde, önce izin verilmediğini; ısrar edince, sabah 08.00 ile öğleden sonra 14.00 arası izin verileceğinin bildirildiğini;  ‘Biz orada bir gece kalacağız..’ denildiğinde, ‘güvenliğinin sağlanmasındaki zorluk  gerekçesiyle izin verilmediği’nin söylenmesi üzerine, ‘Gazze’deki 2 milyon ne ise, ben de oyum..’ diye ısrar etmesinden sonra geçmesine izin verildiğini; ‘meselenin sadece Filistinlilerin yurtlarına dönüşü değil, bütün Ümmet’in dönüşü olarak düşünülmesigereğini’ hatırlattı.

Mehmed Görmez Hoca, daha sonra, ‘âlimlerin boğulan insanlar için can simidi mesâbesinde olduklarına, ama, kimseyi kurtaramadıklarına ve dahası, kendilerinin de boğuldukları’na değinerek, ‘asıl görülmesi gerekenin,acz-ul’ulemâ /ulemânın âcizliği olduğu’na işaretle  bunun yeni de olmadığına, Müslüman dünyasındaki hercümercin bu yüzden de meydana geldiğine temasla, ‘Hicrî 5. Asırda, aynı anda, Bağdad’da Abbasî Halifesi’nin, Mısır’da Fâtımî Halifesi’nin, Endülüs’de Emevî Halifesi’nin olmasının bu dağınıklığı en çarpıcı şekilde yansıttığını, ayrıcaBağdad’da Hanbelî Ulemâsıyla Eş’ârî Ulemâsı arasında şiddetli tartışmaları’ hatırlatıp, Müslüman dünyasının ancak Osmanlı Devleti’nin 6 asırlık döneminde huzur ve sükûn bulduğunusöyledi.

***

Kudüs üzerine yapılan bu toplantıdan ayrı olarak, dün de Fatih’te Ali Emirî Kültür Merkezi’nde, ‘İkhwan’ul Muslimûn’ teşkilatının merhûm Hasan-u’ Bennâ tarafından tesisinin 90’ıncı yıldönümü dolayısiyle, Khâlid Meş’al’in de hazır bulunduğu, yoğun katılımlı bir ihtifal, anma toplantısı vardı. (O konuya da bir başka yazıda, inşaallah..)

 

star

Google+ WhatsApp