İslâm coğrafyasındaki terör karakolları

İslâm coğrafyasındaki terör karakolları


Bil ki; dünyada iki büyük tuğyan devleti vardır. Amerika ile Rusya. Bu iki devletin iradesiyle kurulmuş birtakım terör karakolları da vardır. Terörist devletlerin terör karakolları olur. Amerika’nın terör karakolu İsrail, Rusya’nın terör karakolu da Ermenistan’dır. Bu iki terör karakolu, Müslümanların yaşadıkları coğrafyada kurdurulmuşlardır. Bunların her birisi Müslümanların kalbine saplanmış zehirli birer hançerdir. İslâm’ın hâkimiyeti adına bu iki terör karakolu yıkılmadan, enkazı tarihin çöplüğüne atılmadan Müslümanların rahat etmeleri mümkün değildir. Rabbimiz mü’minleri göreve çağırıyor:

“Fitneden eser (hiçbir zulüm ve baskı) kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.”  (Bakara Sûresi/ 193) Bu âyet-i kerimeye göre varlığını kan ve katliamla sürdüren terörist Ermenistan ve terörist İsrail’e karşı mücadele etmek, Allah’ın emrine uymaktır. Temel hak ve hürriyetlere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence ve fitne ortadan kalkıncaya, Allah için şer’î-hukukî düzen, kamu düzeni, ülkede tamamen yerleşip işler hale gelinceye kadar müstevli harbi ve mürtedlerle savaşmak Allah’ın emridir. Eğer akıllarını kullanarak inkâra, işkence ve zulme son verirlerse, bilsinler ki, Allah onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor, davranışlarını mükâfatlandıracaktır. Düşmanlık sadece zalimlere karşıdır. Müslümanların zalimlerle mücadeleleri kıyamete dek kesintisizdir. Ermenistan’ın zihniyeti, yayılmacı ve yaygaracıdır. Ermenistan, bir vahşetler yumağıdır. Müslüman Türkleri ve Müslüman Kürdleri samanlıklara doldurarak cayır cayır yakmışlardır. Hamile kadınların ırzına geçtikten sonra dirgenle karnını deşerek vahşice katletmişlerdir. Bu katiller kadar bunları destekleyen devletler ve topluluklar da tehlikelidirler.

Amerika ile Rusya, kurdukları terör karakolları ile birlikte insanlığın güvenlik sorunlarıdır. İnsanlığın müşterek özlemi; Amerika’sız, Ruya’sız, Ermenistan’sız ve İsrail’siz bir dünyadır.

Ermenistan’ın varlık sebebi de, tıpkı İsrail’in varlık sebebi gibi kan ve katliamdır. Ermenistan bir devlet değil, bir terör karakoludur. Ermenistan’a devlet demek, katile bir iltifattır. Ermenistan Ermenileri, yıllarca Rus yayılmacılığının bir öncü kolu olarak katliamlar yaptılar. Ermeniler, Hıristiyanlığı kendi kirli emellerine ulaşmak için bir kılıf olarak kullanırlar. Ermenistan Ermenilerinin yaptıklarının hiçbir dinde yeri yok.

Bugünkü Ermenistan toprakları bir zamanlar Müslüman Türklerin ve Kürdlerin çoğunlukla yaşadıkları ve yönettikleri topraklardır. Ermeni vilayeti kurulduğunda Müslümanlar çoğunluktu. Ruslar kademe kademe bölgedeki Müslüman nüfusu azaltıp, Ermeni nüfusunu artırdı. 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Osmanlı topraklarından ve İran’dan on binlerce Ermeninin bölgeye göç ettirilerek, nüfus dengesi değiştirilmeye başlandı. Şehirdeki camiler ya kilise ya da depo yapıldı. Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Rus Çarlığı’nın Ermenileri yine bölgeye göç ettirmesi, bölgedeki Müslümanları da Türkiye’ye göç etmek zorunda bırakması Revan ve civarının Ermenistan’a dönüşmesindeki son adımdı. Ermeni vilayeti kurulduğunda bölge nüfusunun yüzde 74’ünü Müslümanlar oluşturuyordu. Bölgedeki Ermeni nüfusu Ermeni vilayeti kurulduğunda yüzde 21 iken 1916’da yüzde 58’e ulaşacaktı. Aynı durum bölgenin merkezi Revan’da da gerçekleşti. 1908’de Revan’ın yüzde 59’u Türk iken, 1917’de bu rakam yüzde 45’e düştü. 1932’de ise yüzde 6’ya kadar inecekti.

1917’de Çarlık Rusya’sının yıkılmasından sonra Ermenistan kuruldu. Böylece yüzyıllar önce İran ve Bizans’ın sınır boylarında dinî ve siyasi bir problem haline gelerek, iç kısımlara dağıttığı Ermenileri, yayılma arzusunda olan Rusya, yeniden bölgeye taşımıştır. Eçmiyazin Kilisesi etrafında Ermeni nüfusun yoğunlaşması o güne kadar Müslümanların yaşadığı coğrafyanın Hıristiyanlaştırılmasına sebep olmuştur. Başka bir ifadeyle Erivan Hanlığı Ermenileştirilmeye çalışılmıştır. Bu da Ermenilerce, Rusya tarafından kendilerine verilen bir imtiyaz gibi algılanmıştır. Ancak Rusya bölgede tam hâkimiyeti sağladıktan sonra Ermeni toplumunu Slavlaştırma Politikasını hayata geçirmiş ve bundan kesin sonuç alamayınca emperyalist emelleri için Ermenileri yönlendirmeye başlamıştır. Uzun vadede Rus siyasetiyle gelişen Ermenistan’ın bu durumu bir anlamda Ortadoğu’da kurulacak olan İsrail’e örnek teşkil etmiştir. Ermenistan terörist Hıristiyanlardan, İsrail de terörist Yahudilerden meydana gelmiştir. Bunların ikisi hem işgalcidirler ve hem de katliamcıdırlar. Ayrıca tarihi süreç içerisinde Rusya kendi bünyesindeki yönetim değişikliklerine rağmen Kafkasya’daki bu politikasını hiç değiştirmeden günümüze kadar getirmiştir. Bugün Ermenistan tamamen Rusya’nın emrinde çalışan, Müslüman kanını akıtıp katliam yapan bir terör karakolu olarak vazife görmektedir. Bir vahşi zalimler güruhu ile karşı karıyayız. 

Zalimler karşısında eğilirsen basamak, dik durursan mazlumlara sığınak olursun. Allah’tan gelmiş olan vahyin kıymetini bil, ecnebi düşünceler kalbe saplanmış birer bıçak. Zalimler karşısında sığınak ve dayanak aramaya gerek yok, Asr-ı Saadet bizim için en müşfik kucak! 

Google+ WhatsApp