İslam’a ana kapısından girmek

İslam’a ana kapısından girmek


İslam’a ana kapısından girmek

Alın size kocaman bir soru:

Bakara 2. ayet neden “Huden li’l-muttekîn” (takva sahipleri için tarifsiz bir hidayettir) diye biter? Neden “takven li’l-muhtedîn” (hidayete erenler için takva kaynağıdır) diye değil?

Biliyor musunuz, elimizdeki birçok tefsir ve hemen tüm mealler bu ayrımı ıskalamışlar.

Dahası da var: bazıları ayan açık Bakara 2‘yi “neden böyle değil” dediğim cümle gibi anlamışlar. Oysaki vahiy, “Kur’an hidayete erenler için takva kaynağıdır” demek isteseydi öyle derdi, ama demedi. Ya ne dedi? “Kur’an takva sahipleri için tarifsiz bir hidayettir” dedi.

İşte burada kafa konforumuz bozuluyor. Yaygın tabirle, ezberimiz bozuluyor. Biz kendimizi öyle şartlandırmışız ki, takvadan ancak hidayetten sonra söz edilebilir sanmışız. Hidayetten önce takva olmaz sanmışız. Ama ayet bunun tersini söylüyor. Hidayetten önceki takvadan söz ediyor. Hatta bir adım daha atarak, zımnen şunu söylüyor:

“İnsanı hidayete ulaştıran hidayete ermeden önceki takvasıdır.”

Hidayete ermeden önceki takva?

Bu konuda bu köşede daha önce yazdığım “Vicdan olmadan iman olur mu?” başlıklı makale orada öylece dururken, bunun neden ve nasılını tekrar izaha girişecek değilim.

Sözü buradan açmamın nedeni, bu ayetin son tecellisiyle dün karşılaşmış olmamdır.

Ayetin tecelli ettiği şahıs, Murad Wilfried Hofmann’dır. Essen Üniversitesinin 800 kişilik konferans salonunu dolduran üniversite gençliğinin önüne onunla yan yana çıkmadan önce sıcak bir sohbetimiz oldu.

Sohbetimiz sırasında Üstad Hofmann, Cezayir’de bir Alman diplomatı olarak bulunduğu yıllarda yaşadığı bir hatırayı nakletti. O bunu, Türkiye’yi İslam bünyesinden tamamen kesip koparma projesi olan malum projenin İslam coğrafyasında ne derin yaralar açtığını teyit sadedinde dile getiriyordu.

O tarihte bir Türk hanımla evli olan Hofmann Cezayir’de bir camiye girmek isterler. Görevli Alman Hofmann’ın girebileceğini fakat Türk eşinin giremeyeceğini söyler. Arkasından da bir espri yaptı: “Her sabah kalktığımda Erdoğan hâlâ yerinde duruyor mu diye soruyorum!”

 

 

Google+ WhatsApp