İslam İşbirliği Teşkilatı’na Rohingya çağrısı

İslam İşbirliği Teşkilatı’na Rohingya çağrısı

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Myanmar’daki Müslümanların 50 yılı aşkın süredir acı çektiklerini belirterek “Rohingya krizi, modern çağın en ağır trajedilerinden biridir.” dedi.

Kıran, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen “İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Rohingya Bakanlar Komitesi Toplantısı”nda konuştu.

Myanmar’daki Müslümanların 50 yılı aşkın süredir acı çektiklerine işaret eden Kıran, “Rohingya krizi, modern çağın en ağır trajedilerinden biridir. BM’nin oluşturduğu Bağımsız Soruşturma Komisyonu, Myanmar’da yaşananlarda ‘soykırım niyeti’ olduğunu kayda geçirmiştir.” ifadelerini kullandı.

Kıran, Arakan’da insani krizle karşı karşıya olunduğuna dikkati çekerek bunun bölge ve ötesinde ciddi sonuçları olacağını söyledi.

‘Uluslararası toplum, siyasi çözüme yönelik çabalarını hızlandırmalı’

Myanmar’daki şartların Arakanlı Müslümanların (Rohingya) ülkelerine dönmeleri için hala uygun olmadığını belirten Kıran, uluslararası toplumun siyasi çözüme yönelik çabalarını hızlandırması gerektiğini vurguladı.

Kıran, Türkiye’nin Arakanlı Müslümanların davasını uluslararası toplumun gündeminde önde tutmak için her türlü çabayı gösterdiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Sayın Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıkça ifade ettiği üzere; Rohingya Müslümanlarını asla yalnız bırakmayacağız. Rohingya mültecilerinin rızaya dayalı, güvenli, insanlık onuruna yakışır, sürdürülebilir şekilde yurtlarına dönmelerine öncelik vermeliyiz. Rohingya mültecilerinin anayurtlarına dönmelerini istiyoruz. Eğer bu mümkün değilse, en azından kendi seçtikleri bir yere dönmeliler. Bu Bakanlar Komitesi doğru yöne atılan bir adımdır.”

‘Komitenin çabalarını takdir ediyoruz’

Kıran, komitenin çabalarını takdir ettiklerini ve bu komiteye etkin şekilde katkı sağladıklarını dile getirdi.

İİT’nin bu konuyu gündeminde tutması gerektiğine işaret eden Kıran, “Önceliğimiz, Rohingya Müslümanlarının haklı davalarının uluslararası toplumun gündeminde yer almaya devam etmesidir. Bu meseleyi barışçıl yollarla çözmek için Myanmar üzerindeki uluslararası baskıyı korumaya yönelik çabalarımıza devam etmemiz gerekmektedir.” dedi.

Kıran, “işlenen suçların cezasız kalmaması”, “hesap verebilirliğin tesisi” ve “caydırıcılığın” üç hayati husus olduğuna dikkati çekerek, geçmişte yaşanan trajik hadiselerin yeniden oluşmasını önlemek ve mültecilerin güvenliklerini sağlamak için bu maddelere önem atfedilmesi gerektiğini söyledi.

‘Uluslararası Adalet Divanı’nın önünde bulunan dava çok önemlidir’

Nihai hedeflerinin, “siyasi çözümün sağlanması ve mültecilerin dönüşlerinin güvence altına alınması” olduğunu aktaran Kıran, şunları kaydetti: “Myanmar’daki Müslümanların ve diğer ülkelerdeki mültecilerin durumlarını görmezden gelemeyiz. Bu nedenle, Arakanlı Müslümanlara insani yardımlarımızı sürdürebilmek için Myanmar ile olan iletişimimizi korumalıyız. İİT, bu konuyu uluslararası toplumun gündeminde tutma hususunda örnek olmalıdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın önünde bulunan dava çok önemlidir. Bu davanın başarılı bir şekilde sonuca ulaştırılması gerekmektedir.”

Komite adına dava dosyasını Aralık 2019’da mahkemeye sunan Gambiya’ya teşekkür eden Kıran, mahkemenin Myanmar’ı Soykırım Sözleşmesi’ne uygun şekilde karşı önlemler almak ve kati delillerin muhafazasını sağlamak konusunda uyardığını söyledi.

‘Davanın gidişatından memnuniyet duyuyoruz’

Kıran, davanın gidişatından ötürü memnuniyet duyduklarını belirterek, davanın 7 yıl sürmesinin beklendiğini ve toplam maliyetin milyonlarca dolar tutacağını kaydetti.

Bakan Yardımcısı Kıran, “Dolayısıyla, kendimizi uzun dönemli bir taahhüde hazırlamalıyız. Hepimizin toplanan fona olan katkılarımızı artırmamız gerekmektedir. Türkiye hâlihazırda bir ön katkıda bulunmuştur. Desteğimizi artırmayı planlıyoruz.” dedi.

İİT üyeleri ve Rohingya meselesine dair ilgilerini beyan eden İİT üyesi olmayan ülkelerle de temas kurduklarını kaydeden Kıran, Komite’nin tüm üyelerinin aynı şekilde hareket etmesi ve potansiyel orak ülkelerle irtibata geçmesi gerektiğini söyledi.

“Çağrılarımızın ve girişimlerimizin başarıya ulaşması için şeffaflığın ve hesap verilebilirliğin temin edilmesi zorunludur.” diyen Kıran, şu değerlendirmede bulundu: “Söz konusu mekanizmanın oluşturulması ve hukuki maliyetlerin finansman usulleri şeffaf olmalıdır. Bu amaçla, Genel Sekreterlik Gambiya ile birlikte Komite’ye detaylı bir rapor sunabilir. İİT ve İİT Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu, benzer adli davaları takip etme ve bunlara katkı sunma kapasitesine sahip olmalıdır. Komisyonun idari ve hukuki kapasitesini, söz konusu adli davaya tam katkı sağlamak için güçlendirmeliyiz. Bu kapasiteden İslamofobi ile mücadelede de yararlanabiliriz.”

‘Arakanlı Müslümanlar bizim en güçlü desteğimizi hak etmektedirler’

Kıran, Arakanlı Müslümanların yıllardır acı çektiklerini vurgulayarak “Davaları haklı bir davadır ve Arakanlı Müslümanlar bizim en güçlü desteğimizi hak etmektedirler.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İnsanlık Myanmar’daki katliama sessiz kalmıştır.” sözünü hatırlatan Kıran, “Bu haksızlığa karşı sessizliğimizi yükseltmeliyiz. İİT bu hususu uluslararası gündemde tutmak için doğru platformdur.” dedi.

Dayanışmanın önemine vurgu yapan Kıran, dünyaya Arakanlıların yalnız olmadığını göstereceklerinden şüphe duymadığını belirtti.

İktibas Dergisi

Google+ WhatsApp