İslam aleminin kırmızı çizgisi Filistin’dir (1)

İslam aleminin kırmızı çizgisi Filistin’dir (1)


ABD ve Siyonist ittifakının dünya üzerinde ektikleri zulüm, bize insan türünün taşkınlıkta hangi noktalara gelebileceğini gösterdi. Asrın Firavunluğuna soyunan bu kirli ittifak Müslüman halkların bütün kaynaklarını, topraklarını işgal edip onları ayakta tutan değerleri katletti. Bu durum sadece insan türünü değil bütün canlıları olumsuz yönde etkiledi. 

 

İyiler atlarına binip gittiler geride ise yüreklerindeki ışığı kaybedip karanlıklara saplanan zavallı insanlar kaldı. Bunu fırsat bilen zamanın Firavunları artık Ortadoğu’da istedikleri gibi at koşturmaya başladılar… Daha geçtiğimiz günlerde hiçbir aklın, hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği Yüzyılın Anlaşması adı altında bir ihanet belgesi açıklandı. Anlaşma tamamıyla Filistin halkının haklı direnişini hedef almaktaydı ve mazlum Filistin halkı kendileri adına verilen bir kararda tamamen devre dışı bırakıldılar, yok sayıldılar.

 

Yüzyılın ihanet anlaşması olarak karşımıza çıkan söz konusu taslağın hedefinde Filistin direnişi ve Kudüs vardı. ABD Başkanı, “Kudüs bölünmeden İsrail’in başkenti olacak” ifadelerini sarf ederken son derece rahattı. Neden rahat olmasın ki, adam tepkilerini, hislerini ve direniş ruhlarını kaybedip, bilinçsiz kitlelere dönüşen kalabalıklardan mı kaçınacak? Ne olacak ki sanki? Bilinci körelmiş kalabalıklar ve onların yetiştirdiği yöneticiler kendi kirli planlarından vazgeçip biz buradayız mı diyebilecekler? Kin ve nefret söylemleriyle birbirlerine düşürülen Müslüman halklar, tehlikenin nereden geldiğini fark edip baş mı kaldıracaklar? Adam biliyor ki bunların hiç biri olmayacak…

 

Zamanın Firavunları görünen ya da görünmeyen bütün teçhizatları ile işgale devam ediyorlar… Kabul etmeliyiz ki bu, bizim cesaretsizliğimizin, vurdumduymazlığımızın, tepkisizliğimizin ve sorumsuzluğumuzun bir sonucu. Bu bizim yöneticilerimizin iki kuruşluk çıkarları için yalakalığa soyunmalarının, kişisel ayıplarını, siyasi hesaplarını pazarlık yaparak hakkı söylemekten ve haktan yana tavır almaktan kaçınmalarının bir sonucu. Bu, hacı hoca takımının ötekileştirici, dışlayıcı ve kışkırtıcı ifadeleri ile Müslüman halkları birbirlerine düşürüp ayrıştırmalarının bir sonucu...

 

Müslümanlar birbirlerini vurmaya, ötekileştirmeye devam ederken adamlar ellerini kollarını sallaya salla istedikleri yere giriyor, istediklerini baş ilan ediyor, istedikleri bölgelerde illegal örgütler oluşturuyor, istedikleri kişileri kara listeye alıyor, istedikleri toprakları işgal ediyorlar… Tepkilerini kaybeden kalabalıklar ve onların liderleri ise yaşananları seyretmekle yetiniyorlar.

 

İsrail’in çıkarlarını korumak adına düzenlenen Yüzyılın Anlaşması, kapılar ardında yazılan kirli senaryonun bir sonucuydu kuşkusuz. Nitekim söz konusu anlaşmaya göre Müslümanların kutsallarından biri olan Kudüs tamamıyla İsrail’e bırakılıyor, Gazze’de ise yeni bir devlet kurulması planlanıyor. Filistin tamamen coğrafyadan kaldırılmak isteniyor… Ne yazık ki, ABD ve İsrail’in güdümünde hareket eden Suudi Arabistan, BEA, Ürdün ve Mısır’ın da anlaşmaya gizli olarak destek verdikleri söyleniyor. Zaten öyle olmasaydı İslam coğrafyasının göbeğinde bir Yahudi devleti var olamaz, binlerce Filistinli katledilemezdi. Bizi dışımızdakilerden önce içimizde var olan kurtlar bitirdi. Ve bilinmelidir ki, Filistin’de katledilen her çocuğun, her gencin, her kadın ya da erkeğin kanı bu yerli işbirlikçilerin  ellerine de bulaştı. Bu bir gerçek!

Google+ WhatsApp