İP ve SP adına, CHP neler neler söylüyor!

İP ve SP adına, CHP neler neler söylüyor!


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tanımlaması ile “40 benzemezi aynı torbaya sokmaya çalışan ittifak çabası”.

 

Gerçekten de öyle..

 

“40 benzemez” bir araya gelmiş.

 

Daha doğrusu getirilmişler..

 

Her biri, yanındakine baktıkça, “Benim burada ne işim var” diyor..

 

Bulunduğu konumu inkar ediyor. Görüşmesini inkar ediyor.. Toplantısını inkar ediyor.. Seçime birlikte girdiklerini inkar ediyor.. Aday bile göstermediklerini unutuyor..

 

Sonra “İttifak da nereden çıktı” deyip, gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyorlar..

 

CHP’ye soruyorsunuz: “HDP ile ittifakınız var mı?”

 

Kem küm ediyorlar..

 

Net bir cevap veremiyorlar..

 

Biliyorlar ki, İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere, birçok ilde büyükşehir belediye başkanlığını, HDP sayesinde kazandılar..

 

Onun için “kem küm” ediyorlar..

 

İyi Parti’ye soruyorsunuz:

 

“Bizim HDP ile ittifak yaparak girdiğimiz seçim yoktur. Aksini söyleyen, iftira atmış demektir” diyor..

 

Kestirip atıyor..

 

Saadet Partisi’ne soruyoruz..

 

“Aaaa. Görmüyor musunuz, biz cumhurbaşkanlığı seçimine kendi adayımızla girdik.. 2018 milletvekili seçiminde CHP ile ittifak yaptık ama.. Bu ittifak o seçim içindi. Sonrasında kiminle ittifak yapacağımızı, seçim yaklaştığında karar veririz.”

 

HDP’ye soruyorsunuz..

 

Onlar tam film.

 

Yeri geliyor “Bizim sayemizde meclise girdiniz” diyorlar.

 

Yeri geliyor, ittifaktalar mı, değil mi, kendileri de bir şey söyleyemiyorlar..

 

Aynı şeyleri, yeni kurulan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın partisi için de söyleyebiliriz..

 

Biz “CHP ile ittifak yapmak size yakışıyor mu? Yasakların mimarı CHP, sizlerin bizzat eşlerinizin mağduriyet yaşadığı başörtü yasağının failleri değil mi? Bu CHP’yi, AK Parti’ye tercih mi ediyorsunuz” diyoruz..

 

“İftira ediyorsunuz. Biz, hiçbir parti ile ittifak kararı almadık” diyorlar..

 

O zaman buyrun..

 

Bizi yalanladığınız gibi, bakalım CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yalanlayacak mısınız?

 

Nedir o?

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İyi Partililerin yıllardır manşetten faşistler denilerek itibarsızlaştırıldığı, Saadet Partililerin Madımak katili gibi gösterildiği, Ahmet Davutoğlu’nun Suriye katili, Ali Babacan’ın da ekonominin iflasına sebeb olan bakan olarak gösterildiği Cumhuriyet gazetesine gidip..

 

Orda sarf ettiği şu cümleler..

 

“Erdoğan, ‘demokratik cepheyi’ bozamayacak!”

 

Bununla da yetinmiyor..

 

İşleri kendilerince garantilemiş olmalılar ki..

 

Yine kulağına bir Fetöcü, “Bu sefer kesin gidiyor” diye üflemiş olmalı ki.. (Hatırlayın 19 Mart 2014’de, FETÖ’nün Samanyoluhaber tv’sine çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın kaçmaktan başka çaresi yok. Erdoğan kaçacak, bunun kurtuluşu yok, o kaçsa da biz onu getirip yargılayacağız” diyordu..

 

Şimdi de “Bu iktidar gidecek” diyor..

 

Sanmayın ki, seçim yolu ile iktidarın gideceğini söylemiş olsun..

 

Nasıl ki, 2014’de Fetö’ye güvenerek, “Erdoğan kaçacak” demiş ise..

 

“Seçimi kazanamayacak, işbaşından gidecek” ifadesi yerine, “Yurtdışına kaçacak” demiş ise..

 

Bununla da “darbe”yi ima etmiş ise..

 

2021 yılında yine aynı tiyatroyu sahneye koyuyor:

 

“Bu iktidar gidecek” diyor..

 

“Bu iktidar, ne yaparsa yapsın gidecek” diyor.

 

“Bir iktidar ne yaparsa yapsın, gidecek” demek.

 

“Biz darbeyi kafaya koyduk. O ne yaparsa yapsın, devireceğiz” demekten başka hangi anlama gelebilir?

 

Hele hele.. “Şu tarihli seçimde, biz daha fazla oy alacak ve Erdoğan’ı devireceğiz” demiyor.. Diyemiyorsa..

 

Söylenmek istenilen, “‘darbe”den başka bir şey değildir..

 

Tam bu noktada, CHP’nin oyuna bakmamız gerekiyor..

 

CHP’nin son seçimlerde de aldığı oy % 25.

 

Şimdi yapılan anketlerde de en kralı yine % 25.

 

Zaten Kemal bey de darbe imasının sonrasında da “CHP olarak tek başımıza iktidar olacağız” demiyor..

 

“Demokratik cephe”yi işaret ediyor..

 

O zaman buyrun cevaplayın..

 

Ama, lütfen aklımızla alay ederek, “Demokratik cephede şu var, bu yok. Bu var şu yok” demeyin..

 

Anket şirketlerine verdiğiniz listelerde, AK Parti+MHP+BBP’yi bir tarafa, diğer partileri de karşı tarafa alarak, “Müjde müjde.. Erdoğan gidiyor” diyorsunuz ya..

 

Ne İyi Parti’yi, ne SP’yi, ne de HDP’yi ikinci bloktan ayırmadan, hepsinin oylarını topluyorsunuz ya..

 

Burda da Kemal bey, CHP+İP+HDP+SP+ ve diğerlerini kastederek, “Erdoğan, ‘demokratik cepheyi’ bozamayacak!” diyor ya..

 

O zaman bu tanımlamayı; kendisinden habersiz olarak yapan Kemal Kılıçdaroğlu’na, Meral Akşener’in bir itirazda bulunması gerekmez mi?

 

“Sen; bizim hangi ittifaka girip girmeyeceğimize nasıl karar verebilirsin? Bizim HDP ile yapılan ittifakta ne işimiz var?”

 

Aynı şekilde, HDP de “Bizim İyi Parti ile aynı blokta gösterilmemiz, hele hele kendisini ziyaret ettiğimizde, genel başkanımızla birlikte basın toplantısında birlikte görünmekten bile kaçan bir genel başkan tarafından bunun yapılması küstahlıktır” niye demiyor?

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Sayın Kılıçdaroğlu, bizi seçmenimiz nezdinde niye yalancı çıkarıyorsunuz. Biz defalarca açıklama yaptık. ‘2018’deki ittifak devam etmiyor. 2023 seçimlerinde kimle ittifak yapacağımızı seçim yaklaştığında kararlaştıracağız’ dediğimiz halde, siz CHP adına bizim hangi ittifakta yer alacağımızı nasıl söyleyebilirsiniz?” itirazında bulunmuyor?

 

Davutoğlu ve Babacan için de aynı suskunluk geçerli.

 

Onlar susuyorlar..

 

Veya çekingen tavırlarla, “Şimdilik ittifak niyetimiz yok” diyorlar..

 

Ama Kılıçdaroğlu, onların yerine, “Bizimle ittifak yaptılar” anlamında açıklamada bulunuyor..

 

40 benzemez aynı torbaya giriyor da..

 

Bir de bunları, kendi hür iradeleri dışında, aynı torbaya sokanlar olmalı..

 

Bence bu iş, CHP Genel Başkanının boyunu çok çok aşar..

 

Başka birileri olmalı, “40 benzemezi bir torbaya doldurmaya kalkışan!”

 

Öyle ki.

 

Halkın içinde bunu tartışmaktan utanan..

 

Hatta “İttifak 2018’de yapıldı. Şu an devam ediyor diyemeyiz” açıklaması yapılmasına rağmen..

 

CHP Genel Başkanı’nın; İP adına, SP adına, “Bizimle ittifaktalar” görüntüsü veren açıklamalarına/oldubittisine itiraz etmekten bile çekinen korkak mı korkak parti yönetimleri sözkonusu..

 

HDP’yi bir kenara bırakıyorum.

 

Ne halt yerlerse yesinler..

 

Ama İyi Parti yöneticilerine de.. SP yöneticilerine de.. Davutoğlu’na da Babacan’a da çağrıda bulunuyorum..

 

Ya “Kimse ile ittifak kararımız yok” şeklindeki kendi açıklamalarınızı düzeltin.

 

Ya da Kılıçdaroğlu’na, “bizim adımıza konuşma” uyarısını yapın..

 

Yoksa..

 

Bu millet bu numarayı yemez..

 

Hatırlatmış olalım..

Google+ WhatsApp