“İnsan bu, meçhul”!..

“İnsan bu, meçhul”!..


“İnsan bu, meçhul”!..

 

 

Nobel ödülü sahibi Fransız yazar Dr. Alexis Carrel’in “İnsan bu meçhul” isimli bir kitabı var ki, ismi bile insanın mahiyetini anlatmak için yeterli… 

Gerçekten de hepimiz “malum” yanımızdan çok “meçhul” yanımız olan varlıklarız…

Bir yanımız “günah”, bir yanımız “sevap”!..

Bir yanımız “doğru”, bir yanımız “yanlış”!..

Bir yanımız “merhamet”, bir yanımız “gaddar”!..

Bir yanımız “mazlum”, bir yanımız “zalim”!..

Bir yanımız “mert”, bir yanımız “sinsi”!..

Bir yanımız “vefa”, bir yanımız “ihanet”!..

Bir yanımız “Melek”, bir yanımız “Şeytan”!

Listeyi uzatabilirsiniz. Sonuç olarak ortaya çıkacak olan varlık, çelişkiler içinde yaşayan “insan”dır!

Hızlı değişir, anında dönüşürüz…

Dün yücelttiğimizi bugün yerin dibine geçirir, yarın yine önünde eğiliriz!..

Ayakta iken selam verdiğimiz kişi yorulup oturunca üstüne çullanır, yuvarlanıp düşünce tekmeleriz!..

Vaktiyle bize makam-mevki ihsan eden insanı, fırsatını bulduğumuz an tepeleriz!.. 

Çirkin taraflarımızı kamufle etmekte fevkalâde usta, iyi yönlerimizi öne çıkartmakta da çok mahiriz!

Hani son seçimde AK Parti İstanbul ve Ankara’yı kaybetti ya?..

Ve varlığını AK Parti’ye borçlu olanlardan bir kısmı hemen eleştirmeye başladılar…

İnce ince dokundurmalar geliyor.

“Başkanlık sistemi bize göre değildi” diyen mi ararsınız, “Erdoğan miadını doldurdu” diyen mi?..

Her seferinde ben, “İnsan bu, meçhul” diyen Dr. Alexis Carrel’i hatırlıyorum. 

Yanar-döner, sayar-söver: “İnsan bu, meçhul”!

Aslında yanar-dönerlik, fırsatçılık, bu “yemek yediği tabağa tükürme” hali,her insana göre değil, zayıf karakterlilere göredir.

Bunlardan birine vaktiyle nasıl bu kadar hızlı dönebildiğini sormuştum da sırıta-kırıta şöyle bir cevap vermişti:

“Hedefime giderken, lüks arabam bozuldu diye yolda mı kalayım, arkadan gelen ilk arabaya bindim işte ne var bunda?”

Hedefiniz kalıcı ise, hele bir de salt dünyaya değil, ebediyete de yönelikse, gelen ilk arabaya binemezsiniz…

En azından aynı istikamete gidip gitmediğini değerlendirirsiniz.

Ama bu sefer fırsatçılara hemen söyleyeyim, bu defa yanlış ata oynuyor, yanlış hesap yapıyorlar…

Çünkü Sayın Erdoğan hâlâ çok güçlü…

AK Parti’nin toplam oylarında bir gerileme de yok…

Çok kısa süre içinde toparlanıp karşı hücuma geçer…

Siz de elleriniz böğrünüzde kala kalırsınız!

Bu yüzden hesabınızı yaparken, Sayın Erdoğan’ın zekâsını, şuurunu, tecrübesini, oyun kurma kabiliyet ve kapasitesini de hesaba katın derim… 

Yoksa “Erdoğan’a baltayı vuralım” derken, öyle bir taşa vurursunuz ki, ebeden daima bir daha toparlanamazsınız.

Söylemedi demeyin!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp