İngiliz sömürgesi bitti, Hindu zulmü başladı: Cammu Keşmir

İngiliz sömürgesi bitti, Hindu zulmü başladı: Cammu Keşmir


İngiliz sömürgesi bitti, Hindu zulmü başladı: Cammu Keşmir

 

 

Geçtiğimiz hafta bir grup gazeteci olarak Pakistan Devleti’nin davetiyle Pakistan ve Azad (Özgür) Cammu Keşmir’i (AJK) ziyaret ettik. Amacımız 1947’den beri ‘tartışmalı bölge’ olan ve Pakistan ile Hindistan arasında süregelen çatışmalara ve geçmişte de savaşa sebep olan Keşmir sorununu yerinde görmek, tanıklar ve mağdurlarla görüşmek ve özellikle 5 Ağustos sonrası son noktaya ulaşan gerilimi detaylarıyla anlamak ve anlatmaktı. Bunun yanı sıra Pakistan Cumhurbaşkanı, Azad Keşmir Başbakanı ve Cumhurbaşkanı, Pakistan ordusundan üst düzey isimler dahil olmak üzere çok kişiyle de görüştük. 

Ancak ne yazık ki, Hindistan işgali altındaki Cammu Keşmir tarafına geçmek hem Hindistan tarafından yasaklanmış hem de aşırı tehlikeli olduğu için, her ne kadar Pakistan ve Hindistan askeri güçleri arasındaki riskli ve sıfır noktası olan Kontrol Hattı’na (LOC) kadar gidebilmiş olsak da, bu bölgeye giremedik. Yine de, öyle yoğun bir programımız vardı ki, bir hafta boyunca köşemden uzak kaldım. Dönüşte bir de hasta olunca gözlemlerimi yazmak bugüne kaldı.


Azad Keşmir ve İşgal altındaki Cammu Keşmir arasındaki kontrol hattında (LOC)

Malumunuz, Keşmir halkı, 200 yıllık hükmü sonrası İngilizlerin 1947 yılında devasa Hint yarımadasından çekilme kararı ile başlayan sancılı sürecin hala yaşandığı tek bölge bu coğrafyada. 1948 itibarıyla İngiliz kontrolündeki bölgelerin yanı sıra, Fransa, Portekiz ve Umman mandası altındaki yerlerle beraber 550’den fazla yerel prensler tarafından yönetilen toprak parçası çeşitli şekillerde ya Hindistan’a ya da Pakistan’a katıldı; Bangladeş gibi bazı bölgeler belli bir sürenin sonunda bağımsızlığını ilan etti. Ancak Keşmir bu bölünmenin hala bitmediği tek yer. 

Keşmir aynı zamanda 1948’de 2. Dünya Savaşı Sonrası kurulan Birleşmiş Milletler’e (BM) çözümlenmesi için getirilen ilk konulardan biri. İlginçtir, BM Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) bu konuyu ilk olarak, bugün Cammu Keşmir’in büyük bir bölümünü işgal altında tutan Hindistan getiriyor. Ancak kabul edilen 47 no’lu tasarıda açıkça belirtilmesine rağmen, “Keşmir halkının kendi geleceğini tayin etmesi için yapılması gereken oylamaya” asla izin vermiyor. Bugün itibarıyla BMGK’da 11’i kabul edilmiş, 18 tasarı var Keşmir hakkında. 

Normalde BMGK’nın daimi beş ülkesinin sunulan tasarılarda bir türlü ortak bir noktada buluşamaması sonucu kilitlenen uluslararası sistem, burada da kabul edilen tasarının yıllardır uygulanamamasıyla sıkışıyor ve BM’nin mevcut yapısı sonucu ne kadar işlevsiz olduğunu, bir kez daha gözler önüne seriyor. 

Keşmir meselesi ‘son dakika haberi’ olarak gündemimize en son Şubat ayında girmişti. Pakistan ordusu, hava sahasına giren iki Hint uçağını düşürmüş, olayda iki pilot ölmüş, iki pilot da esir düşmüştü. 


27 Şubat’ta Pakistan ordusu Hindistan’ın iki savaş uçağını düşürdü (arşiv)

Pek çok insanı “Acaba bugün iki nükleer güç olan Pakistan ve Hindistan dördüncü kez savaşa mı girecek?” sorusuna yönelten gelişmelerin ardında yatan neden, işgal altındaki Cammu Keşmir bölgesindeki Pulwawa’da yaşanan bombalı saldırıydı. 40 kadar Hindu askerinin ölümüyle sonuçlanan Srinagar-Cammu otoyolunda gerçekleşen bu intihar saldırısını, 78 araçlık bir konvoyun üzerine aracını süren henüz 20 yaşındaki Adil Ahmed Dar yapmıştı. Saldırıyı gerçekleştirenin o olduğu, saatler sonra yayınlanan bir videoyla anlaşılmıştı. Videoda Adil saldırıyı, Ceyş-ül Muhammed adlı özgürlük savaşçısı grup adına yaptığını söylüyordu. (Buraya bir not düşelim: Hindistan, BMGK’da Ceyş-ül Muhammed ve Hizb’ul Mücahidin gruplarını terör örgütü ilan ettirmek istiyor ancak buna Çin engel oluyor.)

Hindulara göre bu gruplar terör örgütü, Keşmirliler ve Pakistan içinse özgürlük savaşçısı. Zira yine Hindistan’a göre Cammu Keşmir meselesi kendi iç sorunu, Keşmir ve Pakistan içinse Cammu Keşmir işgal altında. Ayrıca uluslararası toplum da Keşmir’in işgal altında olduğunu kabul ediyor.

Adil’in bu saldırıyı düzenlemesiyle alakalı iki alternatif görüş var. Birincisi bu eylemin arkasında hükümette bulunan aşırı Hindu milliyetçisi Başbakan Narendra Modinin partisi Bharatiya Janata Party’nin (BJP) and yine üyesi olduğu Rashtriya Swayamsevak Sangh (RSS) adlı aşırı milliyetçi bir grubun olduğu yönünde. Zira Adil’in kullandığı araç Hinduların altındaki araçlardan. Bu ihtimal AJK Meclis Başkanı Şah Gulam Kadir dahil olmak üzere bazı siyasetçiler tarafından da göz ardı edilmiyor. Ama sıkça savunulan argüman, Adil’in bunu Keşmir’de yaşanan zulme, işkencelere, katliama ve aşağılanmaya dayanamayarak yaptığı yönünde. 2016 yılında tek kurşun sıkmadığı halde sosyal medyadaki paylaşımlarıyla bir halk kahramanına dönüşen 22 yaşındaki Burhan Wani’nin şehit edilmesi sonucu çıkan protestolarda abisini kaybeden ve ayağından vurulan Adil’in, doğduklarından beri çatışmasız tek bir gün görmemiş diğer Keşmirli gençler gibi, o gün değiştiğini ailesi dahil pek çok kişi söylüyor. 

Keşmirlilerin vatanseverliği inanılmaz boyutlarda. Şehit edilen her Keşmirli gencin yerini almaya hazır en az iki Keşmirli var. Sadece işgal altındaki Cammu Keşmir’de değil, Kontrol Hattı’ndaki anlaşmayı delerek sınırsız ihlalde bulunan ve AJK tarafındaki köylüleri de hedef alan Hindistan’a karşı mücadele arzusu Azad Keşmir ve Hindistan işgali altındaki Cammu Keşmir’deki hemen herkeste mevcut. Sınır hattındaki noktalardan biri olan Chakothi’de yerli halka, “Burada canınız tehlike altında. Neden daha iç bölgelere sığınmıyorsunuz?” diye sorduğumuzda, genç-yaşlı, kadın-erkek herkes “Burası bizim toprağımız. Toprağımızı bırakmayız. Kapılar açılsın ki öteki taraftaki kardeşlerimizi kurtarmaya, onlarla yan yana savaşmaya gidelim,” diyor.


Chakoti yerel halkının önde gelen yaşlıları ve savaş mağdurları

Keşmirlilere göre, Pakistan’ın sorunu yıllardır uluslararası toplumun arabuluculuğu ve diplomasiyle çözme çabasına rağmen, artık tek çare var; o da savaş. Azad Keşmir Başbakanı Faruk Hayder Han dahi, kapılar açılıp savaş başladığı gün, en önde kendisinin koşarak savaşa gideceğini bize ağlayarak anlattı. 


Keşmir Başbakanı Faruk Hayder Han

Keşmir Cumhurbaşkanı Mesud Han, daha diplomatik bir dili tercih etse de bu olasılığın günden güne arttığını söylemekten çekinmiyor. Hatta Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi de, uluslararası toplumun harekete geçmemesi durumunda bir çatışmanın kapıda olduğunu, kendi akrabalarından da Cammu Keşmir’de sıkışıp kalanlar olduğunu söyleyerek ifade ediyor. 


Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi ile toplantı sonrası

Keşmir’de 1989’dan beri 100.000 kişi işgalci Hindistan güçleri tarafından öldürülmüş; 23 bin kadın dul, 110 bin çocuk yetim kalmış durumda. 11 binden fazla kadın tecavüz ve toplu tecavüz mağduru iken “yarı dul” dedikleri, eşinin hayatta olup olmadığını bilmeyen on binlerce kadın var. Ayrıca 7000’den fazla toplu mezar bulunmuş Cammu Keşmir’de.

Bugün itibarıyla 52 gündür sokağa çıkma yasağının uygulandığı Cammu Keşmir tam bir karartma altında. Ne internet ne de telefonlar çalışıyor. İnsanlar evlerinden çıkamıyor. Zaten bir Cammu Keşmir rutini olarak, Hindu askerleri tarafından vurulanlar hastaneye gidemiyor çünkü hastanedekilerin yaralıları ya da hastaları tedavi etmesi yasak200.000’e yakın Hindu askerinin 5 Ağustos itibarıyla Cammu Keşmir’e gönderilmesiyle içerideki asker sayısı 700.000’e çıkmış durumda. Yani her 11 Keşmirli başına bir Hindu askeri düşüyor.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (arşiv)

74'ncü BM Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Keşmir konusunu bir kez daha dile getirmesinin nedeni, yaklaşık iki aydır daha fazla artan şiddet. Peki 5 Ağustos’ta ne oldu da bunlar yaşanıyor? Onu da yarın anlatalım. 

 

süperhaber tv

Google+ WhatsApp