İletişim Anlamakla Başlar

İletişim Anlamakla Başlar


İletişim Anlamakla Başlar

 

 

Rivayet olunur ki bir adam kırk yıl boyunca sofraya oturduğunda ekmeğin kıtır tarafını hanımına uzatır ve ona büyük bir ikramda bulunduğunu düşünürmüş. Eşine karşı yoğun bir muhabbet besleyen kadın ise kendisine uzatılan ekmeği alır ve ona teşekkür edermiş. Fakat adamın bir gün dalgınlığına gelmiş ve ekmeğin yumuşak tarafından bir miktar koparıp eşine uzatıvermiş. Kadın eşinin yüzüne şaşkın bir vaziyette bakmış ve tebessümlü bir yüz ifadesi ile “Nihayet kırk yıl sonra ekmeğin yumuşak tarafını sevdiğimi anlayabildin” demiş. Adam eşinin bu ifadesi karşısında donmuş kalmış ve “Ben ekmeğin kıtır tarafını sevdiğim için senin damak tadının da aynı olabileceğini düşünmüştüm” demiş. Hikâye günümüz insanının iletişim tarzını özetlemiyor mu sizce? Eşlerinin duyarsızlığından, ilgisizliğinden, sevgisizliğinden, empatik iletişim kuramamasından şikâyet eden kadın ya da erkekler, anlama ve anlaşılma gibi iki önemli değerin yoksunluğuna vurgu yapmıyorlar mı acaba?

 

İletişim ilişkilerimizin olmazsa olmaz öğelerinden biri, hatta hayatımızın zirve noktada yer alan insani bir değer. İletişimin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için ise fertlerin birbirlerini anlamaları, tanımaları ve buna uygun bir yaklaşım sergilemeleri gerekir. Düşünün… Basit bir mutfak aleti alıyorsunuz, satıcı sizin elinize aldığınız aleti tanıtan bir kitapçık tutuşturuyor. Siz bu kitapçık vasıtasıyla hem ürünü tanıyorsunuz hem de nasıl kullanacağınız hakkında bilgi ediniyorsunuz. Yani mecazi bir ifade ile, elinizdeki kitapçık sizin aldığınız ürünle nasıl iletişim kuracağınızı anlatıyor. Anlamak ve anlaşılmak ise insani ilişkilerimizi şekillendiren bir kılavuz gibidir. Aldıkları ürünü tanıma noktasında hassasiyet gösteren aile fertleri ne yazık ki birbirlerini tanıma ve anlama hususunda aynı hassasiyeti gösteremiyorlar. Bu da kapitalist karakterin benliğimize açtığı yaranın bir göstergesi… Oysa bir insanı tanımadan, onun beden dilini, duygularını okumadan, onunla sağlıklı bir iletişim kurma imkanımız olmayacaktır. Zira hiç birimiz tanımadığımız bir varlıkla doğru iletişim kuramayız, buna yatkın değiliz…

Peki iletişim halinde olduğumuz kişi ya da kişileri tanıyabilmek  için ne yapabiliriz? Bu konuda edindiğimiz kitabi bilgiler tek başına yeterli midir? İlk evvela iletişim kurduğumuz kişinin iç dünyasına geçerek, onun duygu ve düşüncelerini anlayabilmeliyiz. Onun neye ihtiyacı olduğunu doğru şekilde tespit etmeli ve buna uygun bir yaklaşım sergilemeliyiz…

 

 

milli gazete

Google+ WhatsApp