İçeriye kim yürek yediriyor...

İçeriye kim yürek yediriyor...


İçeriye kim yürek yediriyor...

 

 

Bir, İran’dan petrol alımında Türkiye dahil kimi ülkelere uygulanan muafiyetlerin ABD tarafından kaldırılması. İki, terör örgütünün Irak’tan çıkarılacağına ilişkin Ankara-Bağdat anlaşmasının gazetelere düştüğü an mezarından fırlayan PKK’nın zamanlama kollayarak gerçekleştirdiği saldırı sonucu dört evladımızın şehit olması. Üç, o şehitlerimizden birinin cenazesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı. Dört, bayrak açma girişimleri. Beş, yerleşik, bildik, haylidir ezik, ‘her daim muhalif’ kesitin sevinç çığlıklarının saldırgan bir şehvet atağına evrilmesi...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Bunları çok çoğaltabiliriz, öyle de yapacağız, yalnız ara/ana soru var; bu senkron hangi gelişmelerden sonra kurulmaya başladı?..

31 Mart yerel seçimlerinin meşrebe göre algılanmasından beslenen bir kudurganlık mı yoksa Türkiye-ABD ilişkilerinde bir seri bildik nedenden yaşanacağı temenni edilen krizden güç alan cephe kurma mı?..

İkisi de ama hepsini cem eden, yürek yediren, Türkiye-ABD görüşmelerinde yumuşama yaşanmadığı kabulü. Bunu coşkuyla karşılıyorlar...

***

Ana akım tarif edilen medya organlarında yeni sahiplikler kendi gazetelerini okuyor mu?..

Örneğin son iki-üç gün içinde bu gazetelerde yayınlanan kimi röportaj ve köşe yazılarında F-35’ler ve S-400’ler arasında yapılan kıyaslamaların ABD kutsamalarında tehlikeli irtifalara yükseldiğini not etmek isterim. Üstelik yanlış teknik bilgilerle...

Belli ki buradaki “meslektaşlar” bayağı bayağı yutturuyorlar yukarıya bu ‘yazı işleri’ni...

***

Yeni Zelanda-Kudüs-Golan Tepeleri-Ayasofya-Notre Dame ve şimdi Sri Lanka...

Kim bu noktalardan bir ve bir kaçını silmeye, flulaştırmaya çalışıyorsa, bunların birleşmesinden oluşacak “çizgi filmi” saklamaya çalışıyor demektir.

Bunun Türkiye kısmı finaldir. Akla gelen tüm kutsallara yönelik son kalenin son karesidir. Bunu derli toplu, aklı başa alarak iyi anla(t)mak gerekiyor.

Az Sri Lanka konuşalım; Niye önemli? Ülkenin en büyük varlığı stratejik konumu. Bu yüzden Hindistan ile Çin arasında bir stratejik çekişme alanı. Çin, üç noktada Hindistan’ı üçgene alıyor; Sri Lanka-Pakistan-Bangladeş. Ama saldırarak değil bağlayıcı ekonomik, siyasi ilişkiler kurarak.

Sri Lanka güvenlik mimarisi kendi içinde cepheli. Saldırıya ilişkin istihbarat gelmiş. Kimden; Hindistan’dan! Yeni Delhi’nin bu profesyonellikte bir organizasyonu bulacak istihbaratı yok. Merhemi olsa başına sürer. Peki kim biliyor saldırıları? Hindistan’ın kazanmasını kim isterse o. Çin’in buradaki varlığından rahatsız olan da aynı ülke. Kime yarar sorusunun yanıtları bunlar.

Giriş sayalım, çünkü bu Hindistan Müslümanlarının işini zorlaştırabilir!..

***

Ukrayna... Yahudi komedyen kazandı Cumhurbaşkanlığı seçimlerini. Bu tarif de asla bize ait değil. İsrail öyle diyor; (‘First country outside İsrael with Jewish president, Pm’, 22/04, JP.)

Bu durum Avrupa-Rusya ilişkileri ve ABD-Rusya ilişkileri açısından ayrı ayrı öykülendirilebilir ama İsrail-Rusya ilişkileri açısından bölgeye yönelik olarak ayrıca kıymetlendirilmeli. Bir yandan Karadeniz, bir yandan Kırım, Gürcistan, nihayet İran demektir!..

Yahudi-komedyen-Başkan: “Tüm eski Sovyet ülkelerine, ‘bize bakın, Her şey mümkün’ diyebilirim”!..

***

Bu bakış yönü üzerinden gözlem yaparsak; “Donanmasını, Suriye’nin Akdeniz’e açılan kapısı Tartus’ta yerleşik kılmak için 2017’de rejimle anlaşan Rusya, buradaki limana da 49 yıllığına sahip olmak üzere. Esad-Rusya Başbakan Yardımcısı görüşmesinin ardından liman 49 yıllığına Rusya’ya devredilecek.

Yani Rus donanması burada konuşlanma hakkını zaten almıştı, şimdi ulaşım ve ekonomik amaçlı bir hak daha bağlandı...

***

Öte yandan, Mısır ve ABD eliyle artı Lübnan’ın katkılarıyla petrole erişemez hale getirildi Şam; “Ülkede hayat durma noktasında. Şam, Humus, Halep, Lazkiye, Tartus (!), Dera ve Hama’da arabalar çalışmıyor, elektrikler çoğunlukla kesik. (22/04)

Venezuela, Libya, İran’ı üstüne koyun.

***

Son yazımızda Pakistan ile İran arasında gerçekleşecek bir zirvenin haberini vermiştik. Takip edelim; Pakistan Başbakanı İmran Han, SadabatSarayı’nda İran Cumhurbaşkanı Ruhani tarafından karşılandı...

“Ortak basın toplantısında Ruhani, iki ülkenin ortak askeri güç kuracağını açıkladı. Türkiye-İran-Pakistan ilişkileri geçmişte de iyiydi ve bugün de bu üç ülkenin ilişkilerinin gelişmesini istiyoruz. Türkiye tren hattının Pakistan’a uzatılmasını ve böylece Avrupa’nın Avrupa ve Çin’e bağlanmasını arzu ediyoruz”...

***

Hadi bir parça daha ekleyelim.. Ama haritadan takip edip yukarıdakine, hatta sonra en yukarıdaki üçgene bağlayın; “Özbekistan, Türkiye ve Pakistan tarihlerinde ilk defa ortak askeri tatbikat düzenliyor. Özbekistan’ın Cizzah vilayetindeki tatbikat 27 Nisan’a kadar sürecek”...

***

Bunlar pek azıdır, bağları sizde...

Yerel seçimlerin gerçekleştirileceği haftaya girerken üç yazı üst üste, küresel ve bölgesel denklemlerin harmanlanarak Türkiye’nin üzerine kalkacağını uyarmıştık...

İçeriyi de ‘kaldırıyor’, daha da büyüyecek...

Çözüm.. Göreceksiniz.

Hem içeride hem dışarıda asimetrik hareketler hep iyidir!..

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp