Hümeze Suresi  Ömür Toprakda Bitecek

Hümeze Suresi Ömür Toprakda Bitecek

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Mekke’de inmiştir. Toplum ahlak kurallarından bahseder 1. ayet Gizli açık önden arkadan çekiştirip insanların haysiyetiyle oynayan her bir alçaga yazıklar olsun.

Hümeze Suresi 

 

Ömür Toprakda Bitecek

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Mekke’de inmiştir.
Toplum ahlak kurallarından bahseder
1. ayet
Gizli açık önden arkadan çekiştirip insanların haysiyetiyle oynayan her bir alçaga yazıklar olsun.

kök harflerinden türemiş ويل

Kur’an’da 40 ayette geçer..
birkaç örnek
furkan/28: Yazık bana! Keşke falancayı ( batıl yolcusunu)dost edinmeseydim! و يلتى

Yasin /52:
Eyvah Eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırdı ?bu Rahman’ın vadettiğidir. peygamberler gerçekten doğru söylemişler ويلنا

Saffat suresi /20:
(durumu gören kafirler )
Eyvah bize!bu ceza gündür derler.ويلنا
ه مزة =ه م ز
harferinden türemiş aynı kökten 3 adet kelime vardır
bu ayetler şunlardır.
Müminun 97: Ve de ki Rabbim şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım..
و قل رب أعوز بك من همزات الشياطين
Kalem Suresi 11 10… 14 arası Kalem 68/10)
وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَهِينٍ
Yemin edip duran alçakların hiçbirini dikkate alma!

(Kalem 68/11)
هَمَّازٍ مَشَّاءٍ بِنَمِيمٍ
Arkadan çekiştirenleri, söz getirip götürenleri,

(Kalem 68/12)
مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
iyiliği engelleyen, saldırgan, günaha düşkün,

(Kalem 68/13)
عُتُلٍّ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ
saygısız, daha da ötesi şımarık[*] olanları önemseme!
(kalem 68/14)

أَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ
Malı ve oğulları var diye şımarır.
Hümeze 1/2
Arkadan çekiştirmeyi yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin Vay haline! o ki mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.
لمز ة. ل م ز kök harflerinden türemiş 4 adet kelime

Liste Halinde

Tevbe/58

وَمِنْهُمْ مَنْ يَلْمِزُكَ فِي الصَّدَقَاتِۚ فَاِنْ اُعْطُوا مِنْهَا رَضُوا وَاِنْ لَمْ يُعْطَوْا مِنْهَٓا اِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ

Onlardan sadakaların (taksimi) hususunda seni ayıplayanlar da vardır. Sadakalardan onlara da (bir pay) verilirse razı olurlar, şayet onlara sadakalardan verilmezse hemen kızarlar.

Tevbe/79

اَلَّذ۪ينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّع۪ينَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ فِي الصَّدَقَاتِ وَالَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ اِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْۜ سَخِرَ اللّٰهُ مِنْهُمْۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Sadakalar hususunda, müminlerden gönüllü verenleri ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya, Allah işte onları maskaraya çevirmiştir. Ve onlar için elem verici azap vardır.

Hucurât/11

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْرًا مِنْهُنَّۚ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الِاسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir.

Hümeze/1

وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ

1, 2. Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline! O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.

veyl ويل 8 Anladığım kadarıyla ;yazıklar olsun, eyvahlar olsun ,olacak şey değil, vay hallerine, vay halimize Yazık bize !yazık size! şeklinde mealler verilmiş.

همزة
Kışkırtan dedikodu eden laf getirip götüren kusur arayan iftira eden manalarında mealleri verilmiş.
لمزة
Vücut dili ile mimikler ile ( TDK: yüz, el ,kol hareketleriyle düşünceyi anlatma sanatı .)yüzde beliren kımıldanışlar..

Küçümseme alaya alma bir makale ile ilim ile karikatürle,siyasi yönden, kitap vs ile de ortaya çıkmaktadır.
Örneğin eski Türk filmlerinde Anadolu insanı küçümsenmiştir din adamları küçümsenmiştir
karikatürlerde Peygamberimizi küçümserler
ataistlerin ayetlerin belirli bölümlerini ele alıp ayetleri ve dini alaya almaları
zenginlerin fakirleri küçümsemeleri
ilim konusunda bilgili olup cahil(maddi olanakları veya hayat şartı olup okuyanın okuyamayanı ) diye küçümseme
Mesleki açıdan diğer insanları küçümseme ırk dil din açısından küçümseme günümüzde de görülmektedir..
(Hümeze 104/2)
الَّذِي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُ
Kendisi mal biriktirir ve habire onu sayar.

bu ayetti anlamak için başka ayetlerden örnekler vermek istedim
Tevbe 9/34)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ كَثِيرًا مِنَ الْأَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ أَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ ۗ وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Ey inanıp güvenenler! Bilginlerin ve din adamlarının birçoğu insanların mallarını haksız yolla yer ve onları Allah’ın yolundan engellerler. Altını ve gümüşü kasalarda saklayıp da Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azap ile müjdele.

(Tevbe 9/35)
يَوْمَ يُحْمَىٰ عَلَيْهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوَىٰ بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْ ۖ هَٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِأَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ
O alevli ateş içinde kızdırılarak bunlarla(altın ve gümüşle) alınlarının, sırtlarının ve yanlarının dağlanacağı gün onlara şöyle denecektir. “İşte kendiniz için biriktirdikleriniz! Birikimlerinizin tadına varın bakalım”.
Mearic 70/17)
تَدْعُو مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ
Doğrulara sırtını dönen ve yüz çeviren herkesi kendine çağırır.

(Mearic 70/18)
وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰ
Mal biriktirip saklayanı da!

(Hümeze104/3)
يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُ أَخْلَدَهُ
Bir de malının kendini ölümsüzleştireceğini sanır

(Leyl 92/8)
وَأَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنَىٰ
Kim de cimrilik eder ve Allah’tan çekinme ihtiyacı duymaz,

(Leyl 92/9)
وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَىٰ
en güzel söz (olan âyetler) karşısında da yalana sarılırsa,

(Leyl 92/10)
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَىٰ
onu da en zora, kolayca ulaştırırız.

(Leyl 92/11)
وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ إِذَا تَرَدَّىٰ
Düştüğü zaman malı işine yaramaz.

Müddesir 74/11)
ذَرْنِي وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا
Tek olarak yarattığım o kişiyi[1*] bana bırak[2*]!
[1*] Velid b. Mugire (الوليد بن المغيرة)
Her şeyi önüne serdim.

Müddesir 74/12)
وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًا
Ona ardı arkası kesilmeyen malllar,

(Müddesir 74/13)
وَبَنِينَ شُهُودًا
Yanından ayrılmayan oğullar[*] verdim.

(Müddesir 74/15)
ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
Hâlâ da artırmamı bekliyor!

(Müddesir 74/16)
كَلَّا ۖ إِنَّهُ كَانَ لِآيَاتِنَا عَنِيدًا
Asla! Çünkü o, ayetlerimiz karşısında inatçılık ediyor.

(Müddesir 74/17)
سَأُرْهِقُهُ صَعُودًا
Onu dik yokuşa süreceğim.

(Müddesir 74/18)
إِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
O düşündü, ölçtü biçti.

(Müddesir 74/19)
فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
Kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

(Müddesir 74/20)
ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
Ah kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

(Müddesir 74/21)
ثُمَّ نَظَرَ
Şöyle bir bakındı.

(Müddesir 74/22)
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı;

(Müddesir 74/23)
ثُمَّ أَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَ
Daha sonra geri döndü ve bü­yük­lendi.

(Müddesir 74/24)
فَقَالَ إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ
Arkasından şöyle dedi: “Bu olsa olsa etkilenilen bir büyü olur!”

(Müddesir 74/25)
إِنْ هَٰذَا إِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ
“Bu, olsa olsa bir insan sö­zü olur!”

(Müddesir 74/26)
سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
Onu Sakar’da kızartacağım.

(Müddesir 74/27)
وَمَا أَدْرَاكَ مَا سَقَرُ
Sakar nedir? Onu nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)

(Müddesir 74/28)
لَا تُبْقِي وَلَا تَذَرُ
O, ne yaşatır ne yok eder[*]!

[*] “Rabbine günahkâr olarak gelenin yeri cehennemdir. Orada ne ölür, ne de hayat sürer.” (Taha 20/74)

 

(Müddesir 74/29)
لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِ
İnsanın derisini kavurur!

(Hümeze 104/4)
كَلَّا ۖ لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِ
Yok yok; o, kesinlikle Hutame’ye atılacaktır.

Neml/18
حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِۙ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَٓا اَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْۚ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُۙ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Nihayet Karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.

bu ayette ezmek olarak hutamenin insanı ezen bir şey oldugunu

Zümer/21

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ يَنَاب۪يعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَامًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ۟

Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
bu ayette kırıp gecirecegini

Vâkı’a/65
لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.

Hadîd/20

اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًاۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ

Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah’ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.
Bu ayette çer çöp gibi olacagından.

Hümeze/5
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ

Hutame’nin ne olduğunu bilir misin?

(Hümeze 104/5)
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحُطَمَةُ
Hutame nedir, sen nereden bileceksin!

(Hümeze 104/6)
نَارُ اللَّهِ الْمُوقَدَةُ
O, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.
(Hümeze 104/7)
الَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى الْأَفْئِدَةِ
Yüreklere kadar işleyen,

evet yüreklere işleyen ateşi diger ayetler ile tanıyalım Rabbimiz nasıl tarif etmiş

(İbrahim 14/16)
مِنْ وَرَائِهِ جَهَنَّمُ وَيُسْقَىٰ مِنْ مَاءٍ صَدِيدٍ
Her bir zorbanın önünde ayrıca bir de Cehennem vardır. Orada ona irinli sudan içirilir.

(İbrahim 14/17)
يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُ وَيَأْتِيهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ ۖ وَمِنْ وَرَائِهِ عَذَابٌ غَلِيظٌ
Boğulacak gibi olur, kolay kolay yutamaz. Her yanını ölüm sarar ama o ne yapsa da ölemez. Bunun ardından da ağır bir azap gelir.
Kehf 18/29)
وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ ۖ فَمَنْ شَاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَاءَ فَلْيَكْفُرْ ۚ إِنَّا أَعْتَدْنَا لِلظَّالِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَا ۚ وَإِنْ يَسْتَغِيثُوا يُغَاثُوا بِمَاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَ ۚ بِئْسَ الشَّرَابُ وَسَاءَتْ مُرْتَفَقًا
De ki: Doğrular Rabbinizdendir. Yapması gerekeni yapan inansın, yapmaması gerekeni yapan[1*] da kâfir olsun[2*]. Yanlış yapanlar için kendilerini çepeçevre kuşatacak bir ateş hazırladık. Yardım isterlerse erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilir. Ne kötü içecektir o; ne kötü yerdir orası!

(Bakara 2/81 TEFSİR)
بَلَىٰ مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَأَحَاطَتْ بِهِ خَطِيئَتُهُ فَأُولَٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
Hayır! Kötülük yapan ve günahlara iyice batanlar Cehennem ahalisidirler, orada ölümsüz olarak kalırlar.

ORADA ÖLÜMÜN OLMADIĞINI BAKİ KALINACAĞINI AYETLERDEN öğrendik..

[*] Kötülüğe iyice batmak, tevbe etmeden yani hatasından tam dönmeden ölmektir. Yoksa tevbe kapısı, ölünceye kadar açıktır (Zümer 39/53).

 

(Hümeze 104/8)
إِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌ
üzerlerine kapanmış,
Beled 90/19)
وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا هُمْ أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ
Ayetlerimizi görmezlikte direnenler de uğursuzlar sınıfıdır.
(Beled 90/20)
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ
Onların üstünde kendilerini kuşatmış bir ateş bulunur.

(İsra 17/97)
وَمَنْ يَهْدِ اللَّهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِ ۖ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِهِ ۖ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا ۖ مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ ۖ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَاهُمْ سَعِيرًا
Allah kimi yoluna kabul ederse doğru yolda olan odur. Kimi de sapık sayarsa Allah ile arasında (onu yola gelmiş sayacak) dostlar bulamazsın[*]. Onları (mezardan) kalkış günü yüzükoyun halde kör, dilsiz ve sağırlar olarak bir araya getiririz. Yerleşecekleri yer cehennemdir; ne zaman ateşi azalsa alevini artırırız.

(Hümeze 104/9)
فِي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ
uzun direklerle çevrili ateş!

(Maide 5/37)
يُرِيدُونَ أَنْ يَخْرُجُوا مِنَ النَّارِ وَمَا هُمْ بِخَارِجِينَ مِنْهَا ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُقِيمٌ
O ateşten çıkmak isteyecekler ama çıkamayacaklardır. Onların hak ettiği kalıcı bir azaptır.

(Secde 32/20)
وَأَمَّا الَّذِينَ فَسَقُوا فَمَأْوَاهُمُ النَّارُ ۖ كُلَّمَا أَرَادُوا أَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا أُعِيدُوا فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذِي كُنْتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ
Yoldan çıkanların yerleşecekleri yer de Cehennemdir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler “Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın” denilerek, gerisin geri yerlerine götürülürler.

Evet ayetler ışığında hümeze suresini anlamaya çalıştım .

(İsra 17/62)
قَالَ أَرَأَيْتَكَ هَٰذَا الَّذِي كَرَّمْتَ عَلَيَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ لَأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُ إِلَّا قَلِيلًا
Sonra ekledi: “Kendine baktın mı! Bana tercih ettiğin bu mu? Beni (mezardan) kalkış gününe kadar yaşatırsan birazı dışında onun bütün soyunu kendime bağlarım” dedi.
Rabbimiz şeytanlaşmaktan sığınırım yürüyüşünmde konuşmamda giyinşimde tevazu sahibi olmayı ondan dilerim, zira rabbimiz diyor ki

(Nahl 16/23)
لَا جَرَمَ أَنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ ۚ إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِرِينَ
Allah, onların neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını bilir; bunda zerre kadar şüphe olmaz. O, kendini büyük görenleri sevmez.
Ve Rabbime Rabbimin bahsettiği ateşten ona sığımayı bana gösterdiği şekilde şu ayette sizlere paylaşarak uzatmadan son vermek istiyorum yazıma

(Bakara 2/201)
وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Kimileri de şöyle der: “Rabbimiz! Bize bu dünyada güzellik ver, ahirette de güzellik ver. Bizi o ateşin azabından koru!”

son olarak en sevdigim hadisi paylaşmazsam olmazdı

Bir gün sahabe Hz.Muhammed’in eşi Hz. Aişe ye
Hz Peygamberin ahlakı hakkında soru sormuştu,
Hz Ayşe’nin ona verdiği cevap şöyleydi
Sen Kur’an okumuyor musun?
Evet okuyorum deyince
Hz Ayşe Şöyle devam etti..
İşte Allah’ın elçisinin ahlakı kur’an idi.
Müslim salatul müsafirin 139

Hz Muhammed kendisine gelen vahiyleri özümsemiş onları tebliğ etmiş ve hayatında uygulanmıştır.
peygamber gibi peygamberler gibi yaşamak istiyorsak, Kuranı Kerimi anlayarak okumalı onun Emir buyruk ve tavsiyelerini hayatımızda uygulamalıyız..

Rabbim bizleri Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanırdırsın…Amin
selam Rabbinin yolundan gidenlere olsun…

 

 

iktibas çizgisi

Google+ WhatsApp