Hocanla da dalga geçecek misin tosun?

Hocanla da dalga geçecek misin tosun?


Hocanla da dalga geçecek misin tosun?

 

 

Tetiği, “FETÖ aklayıcısı” bir gazeteci çekiyor... (Aydın Doğan’ın bir çalışanıdır.) Piyasada ne kadar kalpaklı ve yumurta kafa Fetullahçı varsa peşine takılıyor... 

Konu, “FETÖ’nün yeni suikast silahı AİDS virüsü” başlıklı yazım. 

Kendilerince dalga geçiyorlar... 

Peşi sıra bir ton küfür... 

Ne komploculuğumu bırakmışlar, ne yalakalığımı, ne tetikçiliğimi... 

Bir yönüyle haklı sayılabilirler. 

Konu mavra çevirmeye oldukça “müsait” ve bir zihin işleyişini ele vermesi açısından ibretlik... Çünkü “AİDS virüsüyle suikast” ancak ve sadece komplocu bir zihnin ürünü olabilir. 

Ben de olsam öyle yapardım, ayağıma kadar gelmiş mavra fırsatını tepmezdim. 

İyi de, müddei ben değilim ki! 

Kiminle dalga geçtiğini zannediyor bu dangalaklar! 

Diyeceklerimi demeden önce, “bağımsız” ve “tarafsız” gazeteci ayağından ortalarda dolaşıp “terör örgütü yancılığı” yapan FETÖ aklayıcısı tosuna bir çift söz söylemek istiyorum. 

Ki, “kapak” adresini bulsun... 

FETÖ’yle ilgili yazdıklarının daha mürekkebi bile kurumadı... 

Ekrem Dumanlı başta olmak üzere, piyasanın bildiği ne kadar kriminal şahsiyet varsa, varlığını ve kalemini onların savunusuna adadın... KHK’lara karşı çıkıyorum ayağından “FETÖ güzellemeleri” yaptın... Sosyal medya hesabından “mağdurlar” edebiyatına sardırıp FETÖ’yle dayanışma görüntüleri verdin... 

Üstelik bütün bunları 15 Temmuz’dan sonra yaptın. 

Hâlâ nasıl konuşabiliyorsun? 

Hâlâ hangi yüzle çıkıp “nasılsa gazeteni okuyan yok, salla gitsin” gibi laflar edebiliyorsun? 

Bu satırların yazarına “komploculuğu” yapıştıran beyanların sahibi, hâlâ masuniyetini savunduğunuz Fetullah Gülen adlı şarlatandır. 

Oralara bakmayacak mısınız? 

Hocanıza bir şey demeyecek misiniz? “Hoca, bu AİDS virüsü de nerden çıktı? Sen din adamısın. AİDS virüsüne bu ilgin ve merakın nereden kaynaklanıyor? AİDS virüsüyle kimin yere serilmesini murat ediyorsun?” diye sormayacak mısınız? 

Din alanında neşvü nema bulan ve mevcudiyetini bu şekilde meşrulaştıran örgütün şefi, “din sohbeti” ve “vaaz” kılıfı giydirilmiş konuşmalarında sürekli darbe çağrısı yapıyor. Sürekli suikast ve operasyon emri veriyor. 

Üstelik bunlar (“Tahşiyeciler” örneğinde olduğu gibi) realize ediliyor. 

Ama bizim FETÖ yıkamacısı tosun, “komploculuğu”, vaki beyanları sütununa taşıyan yazarlara izafe ediyor... 

Hocanız “aynen” şu açıklamayı yaptı: “Sinek diyorlar... Sinek de olabilir... Bir başka çağın Nemrut’unda olduğu gibi bir virüs de olabilir... Bir AİDS virüsü de olabilir... Musallat olur. Yere serileceğini aklının köşesinden bile geçirmeyen o Nemrut, bir de bakarsınız, birdenbire yere serilivermiş...”

Buradan ne anlayacağız? 

Sürekli imalarla, gizli göndermelerle, “öte taraftan” geldiği bildirilen “müjdelerle” konuşan ve vahiy aldığını söyleyen bu manyağın “Bir AİDS virüsü de olabilir” temennisini (ya da meşrebinize göre buyruğunu) nasıl konumlandıracağız? 

Denemediler mi? 

Erdoğan’ı ortadan kaldırmak için her türlü melaneti denemediler mi? 

Erdoğan’ı ameliyat masasında bırakmak gibi sofistike bir cinayete kalkışmadılar mı? 

Darbe yapmadılar mı? 

Meclis’i bombalamadılar mı? 

Hâlâ melanet ve şenaat peşinde değiller mi? 

FETÖ yıkamacısı tosun bıraksın mavra peşinde koşmayı da, FETÖ mamulü “kirli belgeler”in taşıyıcılığını yapan Zaman’ın ve Cihan’ın “gariban editörlerine” (niteleme tosuna aittir) niçin kol kanat gerdiğini açıklasın! 

 

star

Google+ WhatsApp