Hilafet ah hilafet

Hilafet ah hilafet


Hilafet ah hilafet

 

 

Hilafet; Müslümanlar için lüks ve fantezi değil, İslâmi kimlik ve varlıklarını koruyabilmeleri için vazgeçilmez bir zarurettir. Hilafet, imanı kalbinde, ölümü sırtında taşıyan ve bir tek Allah için yaşayanların yönetim biçimidir.

Halife ölür ama halifelik ruhu bakidir. “Hayat; ileri doğru yaşanır, geriye doğru anlaşılır.” Hilafet-i Şeriyye’nin ilga tarihi 3 Mart 1924; Nemrudların düğünü, İslâm ümmetinin de kara günüdür. Hilafetin ilgasına rıza; İslâm ümmetinin Allah’ın Şeriatının hayatlarından uzak olması ve onun uzaklığına sessiz kalmasıdır.

Hilafetin ilgasından bu yana kendi öz vatanımızda hep parya muamelesi görmüşüz. Bize benzeyip de bizden olmayan düşmana yenik düşmüşüz. Hilafet ah hilafet gittiğin günden bu yana hayatımız her yönden derdest. Köşede kıyıda ne kadar düşmanı enbiya eşkıya varsa hepsi serbest!

Hilafetin ilgası, aklın, dinin ilgasıdır. Çalışan akılların durdurulması, Allah’ın mülkünde Allah’ın dininin yürürlükten kaldırılmasıdır. Din, akıl, can, mal ve nesil emniyetleri var iken Kur’ân’ın hâkim olup tatbik edildiği yer vatandı. Vakta ki Hilafet-i Şeriyye ilga edildi haşhaşiler şaha kalktı harbiler ile haramiler ümmetin haremine dadandı.

Hilafet-i Şeriyye İslâm ümmetinin değişmeyen hayat eksenidir. Tağutların tehditleri karşısında Hilafet-i Şeriyyeyi savunmayan hem insanlığın ve hem de Müslümanlığın eskiyenidir.

Hilafetin ilgasından bu yana her yer zifiri, her nefeste sükût var. Halifesiz kalmış Müslümanlara dünya dar. Bin yıl da geçse hâlâ hilafet-i şeriyye’nin geri gelmesini bekleyenlerin sabrı umman kadar. Tarihe bakın hilafet düşmesin diye korkmadan atını denize sürenler var.

İmanı olan Müslüman bir tek İslâm ile idare olunmaya ram. Yeryüzü mescidinde İslâm ile idare olunmamak bize haram! 

Hilafet ah hilafet; senin yokluğunda çektiğimiz çile. Bilmem ki nasıl anlatılır sığmıyor dile. Soran olmaz bizi yardan ağyardan; ne çare namımız çoktan yitmiştir, yol üstü çeşmeler bakar kenardan. Habersiz yaşıyorlar yaratılmışlar Yaradan’dan!

Hilafet ah hilafet sen gelirsen gönüller vatan olacak güzelliklere. Susamış yıldızlar bir bir inerler göllere. Dirilere gösterilen saygı ve hürmet kadar hürmet ve saygı gösterilecek ölülere. Hilafet sensin dirilere kıymet verdiğin kadar ölülere!

Hilafet-i Râşide bir Peygamber tavsiyesidir. Hilafet-i Râşide’yi ilga edenler, “bizim ne Peygambere ve ne de Peygamber’in tavsiyelerine ihtiyacımız yoktur” dediler.Hulefâ-i Râşidîn tâbiri bizzat Peygamber Efendimizin bir hadisinde geçmekte olup Hz. Peygamber bu hadisinde ümmetine Hulefâ-i Râşidîn’in sünnetine aynen kendi Sünnetine sarıldıkları gibi sarılmalarını tavsiye ve vasiyyet etmiştir. Bu hadis meâlen şöyledir: Ashâb’tan lrbâz b. Sâriye naklediyor: Peygamber Efendimiz bir gün bize namaz kıldırdı. Namazdan sonra bize dönüp gözlerin yaşardığı, kalblerin ürperdiği tesirli, belîğ bir konuşma yaptı. Konuşmadan sonra bir zât kalkıp: “Ey Allah’ın Rasûlü! Sanki bu, vedâ eden bir şahsın konuşması gibi! Bize neyi tavsiye ve vasiyyet edersiniz” dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Size Allah’tan korkmayı (takvâyı) ve başınızdaki idareci Habeşli bir köle de olsa itaat etmenizi tavsiye ve vasiyyet ediyorum. Benden sonra hayatta kalanlarınız birçok ihtilâflar görecek. O zaman benim Sünnetime ve hidâyet üzere olan Râşid halifelerin (Hulefâ-i Râşidîn’in) Sünnetine sarılın. Aman ha bu esaslara sıkı sıkıya, iyice yapışın. Dinde aslı esası olmayan sonradan çıkma islerden sakının! Bu şekilde sonradan ortaya atılan her şey bid’attır. Her bid’at ise sapıklıktır” (Ebû Dâvûd, Sünnet, 6; Tirmizî, İlm 16; İbn Mâce, Mukaddime 6; Dârimî, Mukaddime 16; Ahmed b. Hanbel, IV 126, 127).

Hilafet ilga olunca bu topraklarda gâvura gün doğdu, Müslüman’a felaket. O gündür bugündür başsız kaldı ümmet. Bu milleti dinsiz kılmak için çalışmaya başladılar baştan başa. Sabah akşam dine, imana, ecdada küfür edildi, kimse demedi haşa. Din de, iman da satıldı birkaç maaşa!

Hilafet ah hilafet sen gidince bu topraklarda günaha açıldı bütün müesseseler. Ulema idam edildi, kapatıldı medreseler. Sıkıldı Kur’ân hafızına kurşunlar, sarhoşa verildi hediyeler!

Hilafet ah hilafet sen varken zalimin zulmü yanına kâr kalmıyordu. Sahte ilahlar Müslüman’ın hayatından pay almıyordu. Fakir fukara itilip kakılmıyordu. Haksızlığa uğrayan hakkını arama yolunda engellere takılmıyordu!

Hilafet ah hilafet sen gidince bu topraklarda hancılar yolcu oldu, yolcular da hancı. Camiler ahır haline getirilirken kiliseler baş tacı. Bize hükmeden kanunlar dinimize yabancı. Bugün sana olan hasretimiz, imanımızdan kaynaklanan sancı!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp