Her ibadet vuslata bir adımdır

Her ibadet vuslata bir adımdır


Her ibadet vuslata bir adımdır

 

 

Cânı cânan dilemiş vermemek olmaz ey dil

Ne nizâ eyleyelim ol ne senindir ne benim

Fuzuli

Benim bildiğim şairler içinde aşkı, Fuzuli kadar beliğ ve bedî’ ifade eden bir başkası yok. Tabii onun şaheseri, Efendimiz için yazdığı Su Kasidesi’dir.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Hele şu beyit yok mu, onu okudukça hasret ateşi beni bile yakıyor:

Dest-bûsî arzûsuyla ger ölürsem dûstlar

Kûze eylen toprağım sunun ânınla Yâre su

Şöyle sadeleştireyim:

“Ellerinden öpmenin arzusuyla ölürsem

Toprağımdan yap çanak, ver onunla Yâre su”

Bir âşık ölümün vuslat olduğuna inanırsa gözünü kırpmadan cânânı için canını verir.

Eğer Allah Teâlâ kendi iradesiyle canını kurban edenler bana kavuşacaklar deseydi gerçek âşıklar bir an beklemeden canlarını feda ederlerdi.

Fuzulî işte bu aşkı şöyle şiirleştirmiş:

Âşık oldur kim kılar cânın fedâ cânânına

Meyl-i cânân itmesin her kim ki kıymaz cânına

Cânını cânâna vermekdir kemâli âşıkın

Vermeyen cân i’tirâf itmek gerek noksânına

Vasl eyyâmı verüp cânâna cân râhat bulan

Yeğdür andan kim salar cânın gam-ı hicrânına

Aşk resmin âşık öğrenmek gerek pervâneden

Kim yanar gördükde şem’in âteş-i sûzânına

İlk iki beyti inşallah bugünkü nesil de anlamıştır. Son iki beyti bugünkü Türkçe ile ifade edeyim:

“Kavuşma günü gelince sevgilisine canını vererek rahat bulan âşıkın hali, canını ayrılığın kederine salan kimseden daha iyidir.

Âşık aşkın kanununu pervaneden (ışığa âşık olan beyaz kelebekten) öğrenmelidir, Âşık olduğu mum ışığını görünce onun yakan ateşine kendini atarak yanar.”

İşte aşk böyle bir şeydir. Allah, sevgilisi Resul’ün izinde bizi, sevenlerden ve sevdiklerinden eylesin. İşte o zaman “Yar ile bayram kılar gönlümüz”.

Bazılar derler ki:

Dünyada bunca zulüm, acı ve yoksunluk var iken biz nasıl bayram yapabiliriz?

Ben de derim ki;

Bayram herkes ağlarken gülüp oynamak değildir; bayram en büyük ve en önemli cihad olan nefse karşı cihadı, kesilen hayvanla beraber nefsi kurban ederek yaşamanın bayramıdır. Kul, kurbanını boğazlarken şöyle düşünmeli:

“Ya Rab, Seni seviyorum, sen isteseydin biz kendimizi de kurban ederdik, ama en geniş rahmetin sahibi olarak bizden bunu istemedin, zaten etini yemek için keseceğimiz bir hayvanı kesmemizi, ama bunu yaparken asıl nefsimizi kurban etmemizi istedin, işte ben de Senin rızana aykırı olan nefsânî arzularımı senin için kurban ediyorum; sana söz veriyorum, bu cihada devam edeceğim…!”

Zilhicce’nin ilk on günü yapılan her bir ibadet, başka zamanlarda yapılanlardan daha değerlidir ve kul, Rabbine ibadet ede de yaklaşır, her ibadet vuslata doğru bir adımdır. Niyetle kulun her nefesi de ibadet olabilir.

Ya Rab, her nefesimizi vuslata bir adım kıl.

Bayramınız mübarek olsun!

Allahu Ekber

Allahu Ekber…

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp