Her geçen yıl daha da felaketleşen ‘Nekbe’

Her geçen yıl daha da felaketleşen ‘Nekbe’

İsrail 14 Mayıs 1948’de Filistin toprakları üzerinde işgal devletini kurdu. Filistinliler o kara günün yarınına “nekbe” yani felaket adını verdi. Bu yıl 14 Mayıs’ın trajediyi daha şiddetlendiren bir gündemi daha var, o da İsrail’in sözde vaat edilmiş topraklar hayali gerçeğe

Her geçen yıl daha da felaketleşen ‘Nekbe’

 

NEDEN FELAKET GÜNÜ?

Filistinliler Nekbe gününde yine sokaklarda. Peki nedir bu Nekbe? Filistinliler, Nekbe’de neyi anıyor? Ellerindeki anahtarların anlamı ne?

İsrail’in bağımsızlık ilanının ardından 48 Arap-İsrail savaşı patlak verdi. Bu süre içinde yüzlerce Filistinli katledildi, bugün Yafa, Hayfa ve diğer İsrail kentleri o tarihlerde Filistin toprağıydı. Yüzbinlerce Filistinli evlerinden edildi, bu toprakları terk etmek zorunda kaldı.

Evlerinden kovulan Filistinliler bugün Suriye, Lübnan ve Ürdün’deki mülteci kamplarında yaşam mücadelesi veriyor.

İşte Filistinliler İsrail Devletinin kuruluşunu temsilen 14 Mayıs’ın bir gün sonrasını yani 15 Mayıs’ı felaket günü ilan etti. Çünkü o 24 saat içerisinde Filistin’in haritası değiştirildi, yüzbinlerce Filistinli evsiz, topraksız, vatansız, kimliksiz bırakıldı.

1998’den bugüne İsrail kentlerinde, Kudüs’te, Batı Şeria’da, Gazze Şeridinde, Lübnan’da, Suriye’de ve Ürdün’deki mülteci kamplarındaki yaklaşık 12 milyon Filistinli, 14 Mayıs 1948 sürecinde yaşanan trajediyi Felaket Günü etkinlikleriyle anıyor.

ANAHTARIN ANLAMI

Filistinliler, o gösterilerde genellikle ellerinde anahtar veya anahtar çizili pankartlar taşıyor. Bunun anlamı “1948’de evimizi terk ettik ama anahtarlar hala bizde, yarın evlerimize geri döneceğiz ve bu anahtarlarla kapımızı açacağız”.

NEKBE’NIN RESMİ: HANZALA

Filistinli dünyaca ünlü karikatürist Naci Ali, 1948’deki felaket sırasında 10 yaşındadır. 10 yaşındayken evini terk etmek zorunda kalmıştır. Naci Ali daha sonraki yıllarda Hanzala olarak anılıyor. Hanzala, Ali’nin çizdiği bir karakterdir. 10 yaşındadır, annesinin adı Nekba’dır. İnsanlara sırtını dönmüştür çünkü herkese küstür, Filistinlilerin yaşadığı felakete sessiz kalan dünyaya arkasını dönerek tepki göstermiştir.

1948’teki savaşın ardından 1949’da ateşkes yapıldı. Ateşkesin ardından evlerini terk eden Filistinliler geri dönmek istedi. Ancak İsrail, onların evlerini ya yerle bir etti ya da o evlere Yahudileri yerleştirdi. Böylece Filistinlilerin geri dönüşlerini engelledi. Bugün yaklaşık 6 milyon Filistinli, Ürdün, Suriye ve Lübnan’daki mülteci kamplarında yaşam savaşı veriyor ve evlerine geri dönecekleri günün hayalini kuruyor.

14 MAYIS 2018’DE FELAKETİN BOYUTU DAHA DA ŞİDDETLENDİ

Geçtiğimiz yıl 14 Mayıs’ta ABD, 6 Aralık 2017’de aldığı skandal Kudüs kararını hayata geçirdi, Kudüs’te büyükelçilik açtı. Gazze’de büyük dönüş yürüyüşlerinin devam ettiği sırada İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu onlarca Filistinli katledildi.

BU 14 MAYIS’IN GÜNDEMİ YÜZYILIN ANLAŞMASI

1948-2018 arasında artık Filistinlilerin kendi topraklarındaki yaşam mücadelesi daha da ağırlaştı.

Şimdi ise ABD-İsrail Filistin topraklarında Filistinli bırakılmamasını öngören yüzyılın anlaşması adlı imha projesini yürürlüğe sokmak üzere.

Bu projeyle Filistinlilere Batı Şeria’da birbirinden bağımsız, aralarında İsrail işgal sınırlarının geçtiği, onlarca küçük şehir, kasaba ve mahalleden oluşan sözde bir devlet vaat ediyor.

Kudüs’ü olmayan, başkenti olmayan, haritası olamayan, sınırları belli olamayan, belediyesi olamayan, askeri ve silahı olamayan bir devlet!

Var olma mücadelesi veren Filistinliler şu an kendilerini tamamen yok etmeye çalışan bu projeye direnmeye çalışıyor.

Asla kabul edilemez olan bu ahlaksız teklifin arkasında ise Sina çölünde, Gazze’yi de içine alan yeni bir Filistin devleti var.

İsrail seçenekleri sunuyor, ister kabul et istemezsen etme, diyor.

HDP’Lİ TEMELLİ’NİN PEŞKEŞ ÇEKTİĞİ VAAT EDİLMİŞ TOPRAKLAR

Kudüs’ü gasp eden, Golan’ı çalan, Batı Şeria’yı da kısmen haritasına katan İsrail’in yüzyılın anlaşması adlı plandan umduğu şey ise sözde vaat edilmiş topraklar.

İsrail bu projeyle HDP eş başkanı Sezai Temelli’nin de “buralar vaat edilmiş topraklar” diyerek peş keş çektiği Türkiye’nin güney doğusuna kadar ilerleyip, büyük Siyonist devletini ilan etme hayali peşinde koşuyor.

 

 

 
iktibas çizgisi

Google+ WhatsApp