Hayatta iyi şeyler de var-1

Hayatta iyi şeyler de var-1


Yılların yorgunluğunu üzerinizden atıp güne merhaba demek istiyorsunuz. Ancak savaş, cinayet, şiddet, açlık, deprem, sel baskını ve salgın hastalıkların kol gezdiği bir dünyada hevesiniz kırılıyor ve enerjinizi kaybediyorsunuz.

Allah’tan gelen afetler bir imtihan vesilesidir, bu bilinçle sabrı kuşanıp, teslimiyet gösteriyoruz. Fakat kulların ürettiği şiddet ve nefreti bir türlü kabul edemiyor ve öfke ile doluyoruz. Hangi gazeteye göz atsak, hangi kanalın düğmesine bassak insanın ektiği kötülüklerle karşılaşıyoruz... Yaşlı dünyamız ekilen onlarca zulme şahit olurken kıyıda kalan birkaç temiz insan çıkıyor da umutlarımızı yeşertiyor. Yoksa bu karanlığın içinde ve zorbaların tehlike saçtığı bir dünyada nasıl nefes alıp verebilirdik öyle değil mi?

Hatırlarsınız, kendilerini ziyarete gelen güvenlik elamanlarına şefkatle sarılan Tevhide teyze ve eşinin içimizi ısıtan ifadeleri gönlümüze su serpmişti ve bu ifadelerin uzun süre etkisinde kalmıştık. Oğlunun ölümünden sonra gönülhanelerini bütün çocuklara açan Tevhide teyze kapıda kendilerine bir talebiniz var mı diye soran jandarma ekibi ile sohbet ediyor, onlara ikramda bulunuyor ve uğurlarken “üzümler olunca tekrar gelin” diyordu. Üzüm 84 yaşında bir köy kadını için ne ifade ediyordu acaba? Bilirsiniz bahçe, köy halkının erzak dolabıdır, şehirli insan ihtiyaçlarını karşılamak için marketlere koşarken köylü bahçesine iner, meyve ve sebzelerini toplar ve Allah’ın bahşettiği nimetler için şükreder. Köylü insan meyvenin, toprağın, güneşin dilini bilir ve sahip olduğu ürünleri maksadına uygun şekilde kullanır. Dalından kopardığı meyveleri çocuklarına ikram eder ve onların yüzlerindeki gülücüklerden enerji alır.

Üzüm manavdan satın alıp tükettiğiniz bir ürün değildir Tevhide Teyze için. Üzüm meyveden pekmeze, pekmezden sevgiye dönüşen bir berekettir. Anadolu insanı çocukları sevindirmek için bir avuç üzüm ikram eder ve onların gönlünü alır.

Tevhide teyze kapısını çalan görevli gençlere gönlünü açıyor ve üzüm vaktinde gelin diye ısrar ediyor. Üzüm onun için gönül almak demek, sevgi demek, paylaşım demek, mükafat demek çünkü.

BURADA BEKLEYECEĞİM

Üniversite sınavına girecek gençlerin gözlerindeki endişeyi fark etmişsinizdir. Bütün geceyi uykusuz geçiren gençler sabahın ilk ışıkları ile çıkarlar yola. Üzerlerinde ağır bir baskı vardır çocukların… Dalgın vaziyette yürürler, anne babanın ve öğretmenlerinin beklentilerine cevap verememe kaygısı her şeyi unutturmuştur onlara.

Kazanmalısın yoksa verdiğimiz emek ne olacak denmiş ve minnet altında bırakılmıştır genç. Derken o gün gelip çatmıştır ve genç omuzlarındaki o ağır yükten bir türlü kurtulamamaktadır… Bir kıskacın içinde yer almaktadır genç… Maddi ihtiyaçlarını, ailenin nazarındaki itibarını, toplum içindeki konumunu belirleyecek tek etkenin sınav olduğuna inandırılmıştır. O yüzden endişeleri kat kat artmaktadır. Açtır, tedirgindir, endişelidir ve bu yolu yürümekten başka seçeneğinin olmadığına inanmaktadır. Ya kazanamazsam, ya muvaffak olamazsam bunu büyüklerime nasıl açıklayabilirim? Bu sorular zihnini işgal etmektedir gencin.

Geçtiğimiz haftalarda bütün gençler bu duygularla düştüler yollara ve zor şartlarda sınava girdiler. Eray da aynı gün ve aynı saatte sınava giren genç bir bireydi. Sınav için Nilüfer Şehitler Ortaokulu’na tek başına gelmişti. Cebinde sınav evraklarının dışında sadece 10 TL parası vardı ve sınava girerken o parayı bırakabileceği kimse yoktu.  Derken sınav saati gelmişti, Eray cebindeki parayı çıkardı ve okulun hemen yakınındaki bir taşın altına koyuverdi. Sınav çıkışı buradan alıp evinin yolunu tutacaktı.

Sınav çoktan başlamıştı, veliler dışarıda çocukları için dua ediyorlardı. Kardeşinin sınavdan çıkmasını bekleyen bir genç oturmak için yerdeki taşı ittirdiğinde Eray’ın bıraktığı parayı gördü.  Genç, paraya baktı ve buruk bir duygu yaşadı, Eray sınavdan çıkıncaya kadar da o paranın başında bekledi. Genç, 10 TL’nin Eray için ne kadar önemli olduğunu biliyordu ve asaletini ortaya koyan şu ifadeleri not düştü: “Kardeşim sen gelene kadar burada bekliyor olacağım nöbetteyim senin için…”

Google+ WhatsApp