Hayatı okuyabilmek

Hayatı okuyabilmek


Hayatı okuyabilmek

 

 

Elli yaşında İslam’la tanışan ve “adeta yeniden doğdum” diyen İngiliz bir kardeşimiz, buna yaşadığı bir kazanın vesile olduğunu ifade ediyor ve olayı şöyle özetliyor:  İşim çok ağırdı ve evime geldiğimde başımı kaldıraca halim olmazdı. O gün hafta sonuna tekabül ediyordu iş çıkışı şehrin gürültüsünden uzaklaşarak denizin mavi sularına dalmak ve bütün yorgunluğumu burada bırakıp arınmış bir haleti ruhiye ile geri dönmek istemiştim. Deniz oldukça durgundu. Suya ilk daldığımda kendimi çok iyi hissettim, yavaş yavaş ilerleyerek denizin tadını çıkarmaya çalıştım. Fakat hiçbir şey hesap ettiğim gibi olmadı, beklenmedik bir anda dalgalar yükselmeye başladı. Kıyıya doğru yöneldim fakat bir zaman sonra takatim kesildi ve yol alamamaya başladım. Sular o kadar yükseliyordu ki nefes almakta güçlük çekiyor ve yaşamla ölüm arasında gidip geliyordum. Nefes diye bağırıyordum, bir soluk nefes… Meğer ne büyük bir nimetmiş nefes alıp verebilmek… Düşünün rakibimiz uçsuz bucaksız bir deniz ve karaya ulaşma şansınız çok zayıf…”

 

O gün maruz kaldığı bu kazayı atlatabilmek için uzun süre mücadele eden kardeşimiz içten bir yakarışla Allah’a yalvarmaya başlar ve Rabbi ile boğulmaktan kurtularak kıyıya ulaşabilirse O’nun rızasına uygun bir hayat yaşayacağına dair ahitleşiyor. Sonra birden her şey değişiveriyor… Denize, toprağa, suya ve havaya tek hükmeden varlık olan Rabbim dalgalara “dur” diyor… Bütün hudutları aşarak ilerleyen dalgalar ondan emri alır almaz geri çekiliyor ve durgun bir suya dönüşüyor… Derin bir sessizlik hakim oluyor ve kardeşimiz hayatla ölüm arasındaki o ince çizgiyi bütün hücrelerinde hissediyor.

Kardeşimiz kazayı atlatmıştır ve nihayet kıyıdadır,  derin derin nefes alır,  havayı, suyu, toprağı ve dünya üzerinde yer alan bütün nesneleri adeta yeni bir bakış açısı ile yeniden keşfeder… Geri döndüğünde uzunca bir arayış içine girer ve Mısırlı bir arkadaşının aracılığıyla İslam’la tanışır. Kur’an’ın İngilizce çevirisini okuduğunda bütün ruhunu ve bedenini kaplayan bir heyecan yaşar, aradığımı buldum diye haykırır ve İslam’a tabi olur.  Yaşamını İslam’ın ışığında yeniden şekillendiren kardeşimiz kalan ömrünü İslam’a adar ve ilmi çalışmalar yapmaya başlar.

Gündelik hayatta dünya meşgalelerine kapılarak sorumluluğunu unutan insanoğlu ne kadar aciz olduğunun farkına varamaz. Kısacık ömrünü gözünde büyüttükçe büyütür ve kendini yetkin bir noktada görmeye başlar. Oysa insan bedenen bir saman çöpü kadar zayıf ve dirençsizdir. Rabbimiz ona dünyada acziyetini hatırlayacak, imtihanlar verir ve onun hakikat ekseninde kalmasını ister.  Yolu acıyla kesiştiğinde kişi küçük bir mikropla, küçük bir engelle, küçük bir meşakkatle dahi başa çıkacak gücünün olmadığını anlar ve dua ile yaratıcısına yakınlaşmaya çalışır. Yaşadığı acı, ayrılık, hastalık ve doğal afetler onu yaratıcısına yakınlaştırır ve acziyetinin farkına varmasını sağlar.

Müslümanın yaşamında her şey bir kazanç vesilesidir. Yaşanan imtihanlar sabırla karşılık bulduğunda kişi için bir kazanca dönüşür. Dünya üzerinde yoksulluk, hastalık, meşakkatler ve türlü türlü engellerle karşılaşabilirsiniz. Fakat bu zorluklara Allah için katlandığınızda insanlıkta dereceniz bir kat daha artar ve kemalata doğru yol almaya başlarsınız. 

Gemide yolculuk yaparken aniden çıkan bir fırtınanın uyandırdığı korku ve endişe, uçak arızalandığında insanların yüreklerinde ortaya çıkan panik hali aslında insanın ne kadar çok şeye sahip olursa olsun haddi zatında zayıf olduğunun bir göstergesidir. Fakat insanoğlu sahip olduğu cüzi imkanları dahi gözünde büyütüp yeryüzünü bir kan gölüne çeviriyor.  Zayıfları ezerek yürümeye çalışan kan emicilerin bu tavırları aslında onların zayıflığının, güvensizliğinin bir başka göstergesi…

Biz müminler Rabbimizden dünya ve ahiret saadeti diler ve başımıza gelebilecek felaketlerden uzaklaşmak isteriz. Fakat nihayetinde insanız ve acı ile akrabalığımız var. O nedenle bir sıkıntıya maruz kaldığımızda önce fiili olarak duamızı yapmalı sonra dünyanın ve ahretin yegane hükümranı olan Yaratıcımıza sığınmalı ve O’ndan yardım istemeliyiz.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp