Haklarımız bize bahşedilmiştir

Haklarımız bize bahşedilmiştir


Allah’ın bizlere bahşettiği değerler şer odakların kullandığı bir ambalaj haline geldi. Nerede bir kaos ve çatışma ortaya çıksa, küresel medya güçleri hemen harekete geçiyor ve bölgenin demokrasi, eşitlik ve özgürlüklerle tanışacağına dair açıklamalar yapmaya başlıyor. Oysa hak da özgürlük de bize Yüce Yaratıcı’mız tarafından bahşedilmiştir. Fakat ilginçtir ne zaman ki bu kavramlar dillendirilmeye başlansa yüreğimize bir ateş düşüyor, endişeye kapılıyoruz zira biliyoruz ki, bunun akabinde katliamlar, işgaller ve sürgünler ortaya çıkacak ve onlarca çocuk öksüz ve yetim bırakılacak.

 

Sömürgeci zihniyetlerin ambalaj olarak kullandıkları hak ve özgürlükler aynı zamanda insan onurunun yapıtaşlarıdır ki dolayısıyla bu değerler yara aldığında insan onur ve haysiyeti de yara almaktadır. İnsanın varlığına anlam veren ve onu ayakta tutan sadece ekmek değildir, onun onur ve şahsiyetidir dolayısıyla onuru ayaklar altına alınan kişinin iki seçeneği olacaktır: Ya bütün gücünü kuşanıp onurunu zedeleyen zalimlere karşı direnç gösterecek ya da esarete boyun eğecek… Müslüman esarete boyun eğmez, zilleti kabullenip rehavete kapılmaz... Zira insan yaşamı için ekmek ne ise onur da odur. İnsan nasıl ki ekmeksiz yaşayamıyorsa onursuz da yaşayamaz…

 

Hz. Peygamber Mekke’de onuru zedelenmiş, hakları ellerinden alınmış, esarete maruz kalmış halkları öz değerleri ile tanıştırmış ve bu toplumu sevgi toplumuna dönüştürmüştü. Hz Peygamberin mücadelesi aslında birey ve toplumların onur mücadelesi ve özgürlüklerin, temel hakların korunmasına yönelik bir mücadeleydi. Nitekim İslam adaletin tesisini yani hakların korunmasını insana bir sorumluluk olarak yüklemiştir. Resulullah bu konuda insanlık tarihine bir imza atarak Müslümanlara yol ve yön göstermiştir.

 

Bugün insan onurunu ayaklar altına alan ve toplumları köleleştiren, değersizleştiren, itibarsızlaştıran bir sistemle karşı karşıyayız. Kendilerine ilahlık payesi biçen bu sistemle mücadele etmek ve zayıf bırakılmışların haklarını iade etmek insana bahşedilen onur ve haysiyetin korunması demektir ki, Allah bu sorumluluğu inananlara yüklemiştir. 

 

Kapitalist sistem, zayıf bırakılan toplumlara, sana özgürlüğünü ancak ben verebilirim şeklinde bir yaklaşım sergileyerek kendine muktedirlik rolü veriyor. Oysa onur, izzet ve şeref gibi değerler insana Allah tarafından bahşedilmiştir ve bu değerlerin korunması esas alınmıştır.

 

Eğer dünya üzerinde bir tek insanın onuru ayaklar altına alınmışsa, bundan bütün fertler etkilenecektir. Zira onur hepimiz için müşterek bir değerdir. Ve bir tek insanın onuru tehdit altında ise diğerlerine uyumak doğru düşmez. İnsanlık ailesi bir elin parmakları gibidir parmaklardan birine bulaşan kir diğerlerini de etkileyecektir. O nedenle hepimiz bu ailenin bir ferdiyiz ve hanemizi şerre karşı korumak zorundayız.

Google+ WhatsApp