Hafter’in mevzi kaybı

Hafter’in mevzi kaybı


Arap dünyasındaki dikta rejimlerinin Libya’yla ilgili kirli hesaplarının maşası olan 77 yaşındaki emekli general Halife Hafter, Türkiye’yle yaptığı ittifak anlaşmasından sonra önemli ilerlemeler kaydeden Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) birlikleri karşısında önemli kayıplar vermesi üzerine geçen ayın sonuna doğru kendisinin fitne yapılanmasının meclisi niteliği taşıyan Tobruk Temsilciler Meclisi’ni dağıtarak yönetime tamamen el koyduğunu açıklamıştı. Bu, onun kendi bölgesinde darbe yapması olarak değerlendirilmişti. 

Ancak Hafter’in kendi bölgesinde yaptığı darbe ve yönetime el koyması onun mevzi kaybetmeye devam etmesini engelleyemedi. Trablus ile Tunus sınırı arasında kıyı bölgedeki bütün yerleşim alanlarını kontrol altına alan UMH birlikleri daha sonra Trablus’un batısında kalan bu bölgenin biraz güneyinde, sahraya açılan kısmında yer alan Vatiyye Hava Üssü’nü kuşatma altına aldılar. Vatiyye Hava Üssü, Hafter’in devşirme birlikleri açısından büyük önem arz ediyordu. Çünkü fitneci Hafter örgütü burada binlerce devşirme militanı barındırıyordu ve aynı zamanda burayı hem hava saldırı hem de savunma sistemleri için önemli bir merkez olarak kullanıyordu. O yüzden burayı kaybetmenin bu örgüt açısından ağır bir darbe olacağı vurgulanıyordu. Ama aradan fazla zaman geçmeden fitne örgütünün militanları burayı teslim ettiler. Çünkü belirttiğimiz gibi bunlar devşirme birliklerdir ve herhangi bir ideal için değil tamamen paranın hatırına savaşmaktadırlar. Kendilerine verilen parayı canlarından kıymetli bilecek dolayısıyla paranın hatırına canlarını da verecek kadar fedakar davranabilecek durumda değillerdir. 

Hafter’in sözcüsü Vatiyye Hava Üssü’nden taktik gereği çekildiklerini iddia etti. Bu iddia bize işgalci siyonistlerin 2005 yılında Gazze’den çekilirken, direniş karşısında büyük bir yenilgi yaşadıklarını itiraf etmemek için taktik gereği çekildiklerini ve Gazze’ye yeniden döneceklerini iddia etmelerini hatırlattı. Oysa o zaman, bu bölgenin kıyı kesimlerini gasp ederek inşa etmiş oldukları milyonluk lüks villalarını kendi elleriyle yıkarak çekilmek zorunda kalmışlardı. Dünyaya sürekli “yenilmez ordu” olarak lanse edilen işgalci siyonist ordunun Filistin direnişinin kararlılığı karşısında yenilgiyi kabul etmek ve Gazze’den çekilmek zorunda kalması zorlarına gittiği için böyle bir açıklama yapmışlardı ve ne kadar ilginçtir ki bu iddia o zaman Türkiye’de İslami camiada bile bazı kişiler tarafından inandırıcı bulunmuştu. Ben o zaman işgalci siyonistin direniş karşısında mağlup olduğu için çekilmek zorunda kaldığını anlatmakta biraz zorlanıyordum. Aradan geçen 15 yıl içinde işgalci siyonist Gazze’yi yeniden işgal etmek için farklı zamanlarda girişimlerde bulundu ve hepsinde de yenilgiyi kabul edip ateşkes için Mısır yönetimini devreye sokarak savaşı sonlandırmak zorunda kaldı. 

Libya’da da Hafter’in Vatiyye Üssü’nde ağır bir yenilgiye maruz kalması onun arkasında duran işbirlikçi, ihanetçi dikta rejimlerinin de çok zoruna gitti. O yüzden buradaki fitne hareketinin sözcüsü biraz imajını kurtarmak biraz da kendilerini finanse eden ihanet rejimlerine teminat vermek amacıyla böyle bir açıklama yapma ihtiyacı duydu. Ama böyle saçma bir iddiaya kimsenin inanmayacağı açıktır. 

Libya’da yenilgiye uğratılan sadece fitneci Hafter örgütü değil onun arkasında duran bütün ihanet güçleridir. Ne kadar ilginçtir ki Hafter sivil yerleşim alanlarını hedef alan saldırılarını sürdürürken kıllarını kıpırdatmayan güçler şimdi onun sürekli mevzi kaybetmesi karşısında telaşa kapıldılar. ABD Başkanı Trump ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron Libya’da askeri gerilimin bir an önce azaltılması için ortak açıklama yaptı. Ne kadar ilginçtir ki normalde Trablus’taki meşru hükümetin yanında durduğunu söyleyen ABD de Hafter’in kan kaybetmesinden rahatsız oldu. Demek ki fitneci harekete destek vermediğini söylemesi aslında bir taktikmiş. Küresel ve bölgesel sömürgecilerin, ihanet güçlerinin ve çete devletlerin hesapları fitne hareketinin arkasında birleşiyor. 

Google+ WhatsApp