Habertürk’te, BBC’de değil, AK Parti’ye eleştirimizi Akit’te yapalım!

Habertürk’te, BBC’de değil, AK Parti’ye eleştirimizi Akit’te yapalım!


Bülent Arınç Habertürk’e konuşup..

 

İhsan Arslan BBC’ye konuşup gündem oldular..

 

Hareket en baştan bir defa, şık değil..

 

AK Parti’ye gönül veren insanlar..

 

Haydi bu da biraz abartılı oldu diyelim..

 

Asgarisinden söyleyelim..

 

AK Parti giderse, bu ülkedeki muhafazakar insanların temel hak ve özgürlüklerinin gerileyeceğinden emin olanlar..

 

Bugünkü siyasi partiler arasında, eksiklerine, hatalarına rağmen, yine de en iyisinin AK Parti olduğunu kabul edenler..

 

Bu partinin iyiliği için bir değerlendirme yapacaklarsa, bir iyiniyetli yorumda bulunacaklarsa, hatta eleştiri getireceklerse, bu mahallenin medya organları aracılığı ile görüşlerini dillendirmeleri gerekir..

 

Siz bundan iki ay önce, insanları telaşa sevkedip, “Ankara’da yoğun bakım yataklarının tamamı doldu. Hastalar artık geri çevriliyorlar” diye söylemler geliştirip, internet sitelerinde yazılar kaleme alan, ekranlarından algı operasyonları yürüten Habertürk’e çıkıp, AK partili isimlere “Artık bir reform yapmamız gerekir” derseniz..

 

Önce reforma kendinizden başlamanız gerekirdi..

 

Kendinize şu tavsiyeyi yapmalıydınız:

 

“Sabahtan akşama kadar, AK Parti’ye hakaretler yağdıran bir kanaldan, AK Partililere yapacağım iyi niyetli bir çağrı, kanalın diğer programlarındaki türden bir yayın gibi algılanır. Bizim amacımız üzüm yemek. Bağcıyı dövmek değil. Onun içindir ki, Habertürk’te değil, benim bunları Akit TV’de söylemem daha doğru olur!” 

 

Veya AK Parti’ye laf saydıracak olan İhsan Arslan örneğinde..

 

BBC’ye konuşana kadar..

 

Bu ülkenin insanlarının değer verdiği, muhafazakar insanların takdir ettiği mecralardan birisine konuşmalıydı ki, sözünün tesiri olsun. Bir hesap içinde olmadığı anlaşılsın.. “Bak bak, manşetlere çıktım” amacıyla değil.. Bu ülke için hizmet eden insanların belki göremediği bir eksiği hatırlatma niyeti ile hareket edildiğinden şüphe duyulmasın..

 

Biriniz Habertürk’te..

 

Biriniz BBC’de..

 

Belki yarın öbür gün, bir diğeriniz de Halk TV’de boy gösterirseniz..

 

Daha işin başında yanlış yaptığınızı da, size hatırlatmış olalım..

 

Ve..

 

Birilerinin..

 

“Suret-i haktan görünüyorsun ama.. Senin de AK Parti’ye tek eleştirin yok” itirazlarına da cevap mahiyetinde, aktüel eleştirimizi yapalım..

 

BBC’ye gidip, “Bakın ben yıllardır AK Parti lehine yorumlar yapan birisi olarak, şimdi eleştireceğim” demeden..

 

Habertürk’e gidip, “Ben de sizin AK Parti’ye yönelik kampanyanıza katılmak ve destek vermek istiyorum. Sizin eleştirileriniz yankı bulmaz. Ben söylersem, ses getirir.” demeden..

 

AK Parti’ye kardeşane bir eleştiri getirelim..

 

Bu yanlışa düşmemeleri gerektiğini iyiniyetle hatırlatalım..

 

Nedir o yanlış?

 

Tam da İstanbul Sözleşmesi ve kadına karşı şiddet ile ilgili yasada yapılan hatanın bir benzeri olmak üzere..

 

Henüz o yasadaki yanlışlık düzeltilmediği bir ortamda..

 

Şimdi de, “hayvana yönelik şiddetin önlenmesi” kapsamında çıkarılmak istenilen kanunla, AK Parti büyük bir yanlışın arefesinde..

 

Peşinen söyleyeyim..

 

Bu yanlışı yapmaması için AK Parti’ye yönelik uyarımızı yapıyoruz ama..

 

Allah korusun, AK Parti yerine, CHP, İP, HDP, DEVA, Gelecek veya aklınıza gelecek bu iktidarın alternatifi hangi parti varsa..

 

SP’yi bu gruptan hariç tutmak istiyorum ama..

 

Son yıllardaki ezik politikaları gereği, kendi başlarına kalsalar asla bu oyuna düşmezler ama..

 

“Ne yapalım, başaramıyoruz.. CHP ile birlikte hareket etmek zorundayız.. Dolayısı ile bazı tavizler vermemiz gerekir” mazereti ile, onların da bu oyuna düşeceklerini hatırlatarak..

 

“Yine ne varsa, AK Parti’de var.. Yine bu oyuna karşı tedbir alacak bir lider varsa, o Tayyip Erdoğan’dır” diyerek..

 

Hayvan hakları ile ilgili çıkarılmak istenilen kanunun, bir avuç entel dantelin arzuladığı şekilde formüle edilmesi halinde, büyük tartışmalar çıkacağını şimdiden belirtiyorum..

 

Hayvana şiddete yüksek ceza verilmesine karşı mıyım?

 

Hayır..

 

Arabanın arkasına köpeği bağlayan insanlık dışı kişilere, ne ceza vermek istiyorsanız, buyrun kanunda bunu düzenleyin..

 

3 yıl ise, 3 yıl.

 

Ben artırayım..

 

5 yıl..

 

Hatta daha fazlasını bile kanuna yazsanız, benim hiçbir itirazım yok..

 

Küçücük bir kedinin ayaklarını kesin vahşi insana, istediğiniz şekilde, eylemine orantılı cezayı öngörün..

 

Ama lütfen..

 

Kamuoyunda büyük tartışmalara sebebiyet veren, hayvanlara işkence örneklerinden hareketle, bir madde ile bitirilecek değişikliği, bir sürü madde olarak organize edip, kafaları karıştırıp, o karışıklık içinde, “Hayvana şiddeti önlüyoruz” derken.. 

 

Hindistan’daki ineğe tapınma benzeri bir sistemi getirip başımıza bela etmeyin..

 

İşkenceye hayır..

 

İnsana işkenceye de hayır..

 

Hayvana işkenceye de hayır..

 

Ama, “Hayvana işkenceyi önleyeceğiz” adı altında içinden çıkılmaz sorunlar üretecek, “Kadına karşı şiddetin önlenmesine ilişkin kanun” benzeri bir düzenlemeye imza atmaya kalkışmayın..

 

Eğer bunu yapmaya kalkışırsanız..

 

Zaman zaman gazete manşetlerine çıkarılan, “Fakirlikten et tüketemez olduk” haberlerini önce susturun..

 

“Avrupa’da kişi başına düşen et tüketimi şu kadar, Türkiye’de ise bu kadar” eleştirilerini önleyin..

 

Çünkü..

 

Hayvana karşı şiddeti önleme yasasını AK Parti’ye çıkarttıracak olan entel dantel kesim, en lüks lokantalarda, yine hayvanların en lezzetli dedikleri yerlerinin özel yemeklerini boğazlarından geçirirken..

 

Kurban kesiminin, çıkarılacak kanuna aykırılığını gündeme getireceklerinden hiç şüphe etmeyiniz..

 

Kendilerinin üç muhabbetinden birisi “kebap, antrikot vs.” eksenli olduğu halde..

 

Tavuğun yumurtasını bile, bize çok görüp, “O yumurta, tavuğa aittir. Onun istemediği şekilde tüketemezsiniz” denileceğinden şüpheniz olmasın..

 

Abartmıyorum..

 

Kadına karşı şiddet yasası ile birlikte, ne kadar absürt olayların yaşandığını, hukuk çevresi çok iyi biliyor..

 

Bir benzerini, hayvan hakları ile ilgili yasada yaşamamak için..

 

AK Parti milletvekilleri, uyanık olmalılar..

 

Suriyelileri “Ülkelerine gitsinler. Burda ne işleri var.” diyerek Türkiye’den kovmaya kalkışanların.. 

 

Suriyeli göçmenlere “insan” gözü ile bakamayan CHP kafalıların.. İyi Parti kafalıların..

 

Hayvana hiç saygıları olmayacağı, dolayısı ile hayvan hakları adı altındaki istismara da AK partililerin destek vermemeleri gerektiği uyarımızı şimdiden yapmış olalım..

Google+ WhatsApp