Kategori : Güncel

Erdoğan: Depoları basacağız

Erdoğan: Depoları basacağız

Erdoğan, AİHM'in kararını eleştirerek 'AİHM dün ülkemiz aleyhine bir karar açıklamış, AİHM'in 50 masumun vahşice katledilmesi konusunda herhangi bir beyanını duydunuz mu? O çok sevdiğiniz teröristler çıkarlarına dokunduğunuz gün silahlarını size çevireceklerdir" dedi. "Gezi, Türkiye'yi kalkındıracak

Çoklukla Övünmek Câhiliye Toplumunun Özelliğidir

Çoklukla Övünmek Câhiliye Toplumunun Özelliğidir

Tekâsür; cahiliye insanının bir davranış şeklidir. Bu insan tipi dünyada çakılıp kalacağını, burada ebedîleşeceğini vehmeden, ölümden sonra dirilişi yok sayan, varını yoğunu geçici olana harcayan, yatırımını bitimsiz nimetlere sahip âhiret hayatına yapmayan bir karaktere sahiptir. Allah’ı hayatın belirleyici gücü olarak görmeyip

Gençliği tehdit eden deizm değil, ahlaksızlık

Gençliği tehdit eden deizm değil, ahlaksızlık

Gençlik meselesi üzerine düşüneceğiz. Onları anlamak da görevimiz, ikaz etmek de. Çünkü biz ebeveynlerin en büyük görevi onların sağlıklarını korumalarına yardım etmek. Hem büyükler olarak hem de Müslüman olarak mesuliyetimiz bu. Neslin korunması şiarımızdır. Bundan dolayı onları tehdit eden ideolojiler ve

Medeniyetler Çatışması ve Ortadoğu

Medeniyetler Çatışması ve Ortadoğu

"Böylesine seküler bir özelliğe sahip bir devlet yapısında dinin yeri mevcut durumu meşrulaştırmaktan öteye ne olabilir ki? Dinin bireyin ve devletin yaşamına hakim olması gerektiği iddiasında bulunanların her şeyden önce modern devletin bu karakterine kökten itiraz

Doğu-Batı Kavramları Üzerinden Batı’nın Krizlerini Anlamak

Doğu-Batı Kavramları Üzerinden Batı’nın Krizlerini Anlamak

Yani, batı ve doğu gibi izafi yönlere ideolojik anlamların yüklenmesi Batılılar tarafından inşa edilmiştir. Batı kendisi ve diğerleri arasında yaptığı bu ayırımda Doğu’yu kasıtlı olarak oluşturulmuş mübalağalı bir “öteki” anlayışıyla ve kültürel bakımdan değersiz olarak kodlamıştır. Bu bakış açısına göre; Batı yenilikçi, Doğu taklitçi ve cahil,

Ezanın Arapçası da olmaz!

Ezanın Arapçası da olmaz!

Müslümanları günde beş kez yeğnileşsinler diye namaza, felaha, salaha çağıran şeydir ezan. Ezan tektir, Türkçesi, Arapçası, İngilizcesi yoktur. Bu kavga da esasında, gavurlaşalım diyenlerle Müslüman kalalım diyenlerin yüz yıldır devam eden kavgasıdır. Bu uğurda

Dertleri Ant değil Türkçe ezan

Dertleri Ant değil Türkçe ezan

CHP milletvekili ve eski Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ile eski CHP milletvekili adayı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun ant tartışması arkasından gündeme getirdikleri ‘Türkçe ezan’ hayali, meselenin ‘Öğrenci Andı’ olmadığını gözler önüne serdi. CHP’li Yılmaz’ın da,

Aile Bakanı’ndan aileyi dinamitleyenlere: “Geçmiş olsun!”

Aile Bakanı’ndan aileyi dinamitleyenlere: “Geçmiş olsun!”

Aile Bakanı’mız Zehra Zümrüt Selçuk şarkıcı Sıla’yı arayıp, geçmiş olsun demiş. Doğrudur, değildir bilmem.. Görüşme haberini veren kaynaklar, Sayın Bakan’ın, “şiddete sessiz kalmadığı için Sıla’ya teşekkür ettiğini, toplumun her kesiminde şiddetle mücadelede

Denizlerdeki haydutlara meydan bırakmayacağız.

Denizlerdeki haydutlara meydan bırakmayacağız.

MİLGEM Projesi’nin üçüncü gemisi olan TCG Burgazada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı törenle Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi. Törende Doğu Akdeniz'deki gerilime değinen Erdoğan, "Doğu Akdeniz'deki doğal kaynaklarımızın Kuzey Kıbrıs dışlanarak gasp edilmesine yönelik girişimleri kabul etmiyoruz. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok"

Dinim İslam Adım Müslüman … Gelelim Müslümanlığımıza !

Dinim İslam Adım Müslüman … Gelelim Müslümanlığımıza !

İslam dış görünüşüyle ,Allah’ın emir ve yasaklarına uymaktır. o halde müslüman da İslam’ın ortaya koydugu esaslara uyan kimsedir. Yani islam,müslim kelimesi aynı zamanda ortak mana içerirler . Bir ayeti kerimede şöyle buyuruluyor: “İsteyerek ve istemeyerek gökte ve yerde ne varsa ona teslim olmuştur”. Allah’ın

Kaşıkçı, Konsolosluğa girer girmez boğuldu ve cesedi parçalanarak yok edildi.

Kaşıkçı, Konsolosluğa girer girmez boğuldu ve cesedi parçalanarak yok edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, "Maktul Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018 tarihinde, evlilik işlemleri için girdiği Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu'nda, daha önceden yapılan planlama doğrultusunda, başkonsolosluk binasına girer girmez boğularak öldürülmüştür. Cesedi, boğularak yine önceden yapılan planlama doğrultusunda parçalanarak yok edilmiştir." denildi. BM'den Suudi Arabistan'a Kaşıkçı çağrısı AB Kaşıkçı için 'şeffaf soruşturma' çağrısını yineledi 'Suudi Arabistan Kaşıkçı konusunda sorulara cevap vermedi' İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesine ilişkin soruşturma ve Suudi Arabistan Krallığı Başsavcısı El-Muceb'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ziyarette bulunmasına ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, 2 Ekim 2018 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu'nda gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi olayının soruşturulması kapsamında, menfur olayın tüm boyutlarıyla soruşturulması, araştırılması, tüm ayrıntılarının ortaya konulması, eylemi gerçekleştirenlerin ve planlayanların yargı önüne çıkarılmaları konusunda Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Suudi Arabistan Krallığı yetkili makamları tarafından mutabakata varıldığı hatırlatıldı. Varılan mutabakat doğrultusunda Suudi Arabistan Krallığı Başsavcısı Suud El-Muceb ve beraberindeki heyetin, 28 Ekim 2018 tarihinde Türkiye'ye geldiği, 29 Ekim'de de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na çalışma ziyaretinde bulunduğu aktarılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Bu görüşmede, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Türkiye Cumhuriyeti devleti topraklarında öldürüldüğü, Türkiye Cumhuriyeti devleti yasal mevzuatı ve evrensel hukukun genel prensipleri gereği soruşturma ve yargılama yetkisinin Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerine ait olduğu beyan edilmiş, Suudi Arabistan'da tutuklandığı bildirilen şüphelilerin ülkemize iadesi talebi yinelenmiştir. Aynı görüşmede maktul Cemal Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada planlanarak öldürüldüğü tespit edilen Cemal Kaşıkçı'nın öldürülme eyleminin planlama aşamasına ilişkin kendi soruşturmaları kapsamında tespit edilen herhangi bir bulgunun olup olmadığı, 'yerli işbirlikçi' olarak kamuoyuna yansıyan kişinin kim olduğu sorulmuş, bu sorular aynı gün yazılı olarak kendilerine iletilmiştir. Suudi Arabistan heyeti, 30 Ekim 2018 tarihinde yeniden Cumhuriyet Başsavcılığımızı ziyaret etmiş, bu görüşmede de, kendilerine aynı sorular yöneltilerek, cevap beklendiği vurgulanmıştır. Suudi Arabistan Başsavcısı tarafından da, 'sorulara aynı gün içerisinde cevap verileceği' beyan edilmiştir." "Görüşmelerden somut sonuç elde edilemedi" Sorulan sorular çerçevesinde Suudi Arabistan Krallığı Başsavcılığınca 31 Ekim 2018 tarihi itibariyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na cevabi yazı gönderildiği belirtilen açıklamada, şu değerlendirme yapıldı: "İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve beraberindeki heyet, soruşturma kapsamında elde edilen delillerle birlikte Suudi Arabistan'a davet edilmiş, cesedin akıbetinin Suudi Arabistan'da birlikte yapılacak sorgulamalar sonucunda tespit edilebileceği, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi eyleminin planlı olup olmadığının bu sorgulamalar sonucu anlaşılabileceği, olayla ilgili olarak 'yerli işbirlikçi' bulunduğuna dair Suudi Arabistan Krallığı makamlarının herhangi bir beyanının olmadığı bildirilmiştir. Gelinen aşama itibariyle gerçeğin ortaya çıkartılmasın yönelik tüm iyi niyetli çabalarımıza rağmen görüşmelerden somut sonuç elde edilememiştir. Bu itibarla, Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda eylemin vahametine ilişkin, şu hususların kamuoyuyla paylaşılmasında zorunluluk bulunmaktadır. 1- Maktul Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018 tarihinde, evlilik işlemleri için girdiği Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu'nda, daha önceden yapılan planlama doğrultusunda, başkonsolosluk binasına girer girmez boğularak öldürülmüştür. 2- Maktul Cemal Kaşıkçı'nın cesedi, boğularak öldürülmesine müteakip yine önceden yapılan planlama doğrultusunda parçalanarak yok edilmiştir. Sonuç olarak, maktul Cemal Kaşıkçı'nın uzunca bir süre geçmesine rağmen başkonsolosluk binasından çıkış yapmadığının, bir yakını tarafından adli mercilere bildirilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından derhal başlatılan soruşturma tüm boyutlarıyla ve derinliğiyle devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Ata/Türk, Törenler ve Nutuklar Cumhuriyeti

Ata/Türk, Törenler ve Nutuklar Cumhuriyeti

'Uzun yıllar boyunca Cumhuriyet bir demir yumruk olarak temayüz etti halk nezdinde. En yalın ve en yaman çelişki şudur: Mustafa Kemal’in İsmet İnönü’ye dikte ettiği bir kararla kâğıt üzerinde Cumhuriyet ilan ediliyor ama fiiliyatta Tek Parti rejimi kuruluyor ve ilk elde meşru muhalefet

İstanbul'un Yeni Havalimanı Açılıyor

İstanbul'un Yeni Havalimanı Açılıyor

İstanbul Yeni Havalimanı'nın KDV dahil 26 milyar 140 milyon avroluk yapım, işletme ve devir bedeliyle ihalesini kazanan Limak/Kolin/Cengiz/Mapa/Kalyon Ortak Girişim Grubu'nca İstanbul Grand Airport (İGA) ismiyle şirket kuruldu. Toplamda 76,5 milyon metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen havalimanının ilk fazının hizmete